Gündem
  • 25.9.2002 13:11

SP'DEN 'YARGI REFORMU' GİBİ SEÇİM BİLDİRGESİ...

KAYNAK : Haber Vitrini DEVLET ARIK ANKARA - Saadet Partisi (SP), 3 Kasım seçimleri öncesinde hazırladığı seçim beyannamesini adeta 'yargı reformu'na dönüştürdü. Partinin seçim bildirgesinde yargının siyaset tarafından yönlendirilmesine son verileceği vurgulanıyor. SP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu başkanlığındaki bir ekip tarafından hazırlanan ve 'Acil Ekonomik ve Toplumsal Onarım Programı' adını taşıyan seçim bildirgesi tamamlandı. Yaklaşık 30 sayfadan oluşan bildirge ekonomi, siyasi, eğitim ve yargı alanında köklü değişiklikler öngörüyor. Bildirgenin ekonomik anlamda en çarpıcı yönü, IMF programlarının reddedilmesi oldu. Bildirge, ekonomik alanın yanısıra siyasi alanda da önemli değişiklikler getiriyor. İnsan hakları, eğitim ve yargı reformuna geniş yer verilen bildirgede, yargı bağımsızlığı özellikle vurgulanıyor. Bildirgede, "Siyaset ve idare, yargıya karışmamalı, yargının tam bağımsızlığı esas olmakla birlikte yargının siyasallaşması ve siyaseti yargı kanalıyla yönlendirme yolu da bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır" denildi. Bildirgeye göre, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) da, savunma konusunda siyasi iktidara danışmanlık yapan bir kurula dönüştürülüyor. 'UCUBE BİR ANLAYIŞI İLE İNANÇLAR ÜZERİNDEKİ BASKILAR SÜRÜYOR' Yargı reformu görünümündeki bildirgenin giriş kısmında, "Türkiye'de düşünmek hala bir suç potansiyeli sayılıyor, aydınlar hapsediliyor, siyasetçiler yasaklanıyor, gençler coplanıyor. İşkence, iddiaları artık bu ülkenin rutini haline geldi. Ucube bir 'laiklik' anlayışı adına inançlar üzerindeki baskılar, engizisyonu aratmayacak şekilde devam ediyor. On binlerce kız öğrenci başörtüsü dolayısıyla eğitim hakkından mahrum bırakılmış vaziyette. Bu ülkede anne-babalar kendi çocuklarına arzu ettikleri isimleri veremiyorlar" ifadelerine yer verildi. SP, 'Acil Toplumsal ve Ekonomik Onarım Programı' ile Türkiye'yi bir yılda yaşanabilir bir ülke, 3 yılda ise güçlü bir ülke haline getirmeyi hedefliyor. 'YARGI MENSUPLARINI YA MECLİS YA DA HALK SEÇSİN' Bildirgede, yargı bağımsızlığının nasıl sağlanacağı konusunda öneriler de getiriliyor. Yargı mensuplarının her türlü etkiden uzak kalarak, kararlarını adil bir şekilde verebilmeleri için gerekli koşulların hazırlanacağına işaret edilen bildirgede, siyasetin yargıyı yönlendirmesine son verileceği kaydedildi. Yargının siyasallaşmaması için her türlü tedbirin alınacağı belirtilerek, yargı erkini kullananların milletin vicdanı ile uyum içerisinde olması gerektiği kaydediliyor. SP bu noktada, yargı bağımsızlığının sağlanabilmesi için yargı mensuplarının ya doğrudan millet tarafından ya da TBMM tarafından seçilmesi önerisi getiriliyor. Bu çerçevede, Anayasa değişikliği yapılarak, yargı kurumu yöneticilerinin Meclis tarafından gizli oyla belli sureler için seçilmesini öngörülüyor. MGK, DANIŞMA KURULU HALİNE GETİRİLİYOR İdari reformlara da geniş yer verilen bildirgede, Milli Güvenlik Kurulu (MGK)'nın yapısı değiştiriliyor. MGK'nın 'danışma kurulu' haline dönüştürüldüğü bildirgeye göre, MGK çağdaş demokratik ülkelerde olduğu gibi savunma konusunda siyasi iktidara danışmanlık yapan bir kurula dönüştürülecek ve MGK da dahil olmak üzere tüm özerk kurulların üyeleri TBMM tarafından seçilecek. BAKANLIK SAYISI 20'YE İNDİRİLİYOR Bildirge, 'referandum' müessesinin etkin olarak işletilmesini esas alıyor. Yasalar konusunda 'referandum' müessesesinin işletilerek önemli yasaların milletin onayına sunulması önerisi getirilen bildirgede, vatandaşlar ve sivil toplum örgütlerinin belli sayıda imza ile TBMM'ye kanun teklifi vermesinin yolu açılacağı belirtiliyor. Asli görevi 'denetleme' olan İkinci Meclis, 'Senato'nun kurulması da önerilen bildirgede tüm kamu kurum ve kuruluşlarının denetlenmesinin bu meclis aracılığıyla yapılacağı belirtiliyor. Bildirgede, bakanlık sayısı ise, etkin ve işlevsel bir idare için görev alanları yeniden tanımlanarak 20'yi geçmeyecek şekilde azaltılması üzerinde duruluyor. 'DİN VE LAİKLİK' GÜVENCESİ SP'nin ülkede yaşayan herkesin din ve vicdan özgürlüğünü savunduğu ifade edilen bildirgede, SP iktidarında Türkiye'deki din ve laiklik tartışmalarının aşılacağı belirtiliyor. Herkesin din, kanaat ve vicdan özgürlüğüne, ibadet ve dini vecibelerini bireysel ve toplu olarak yerine getirme dinini seçme, öğrenme, öğretme, eğitme, eğitilme, yayma haklarına sahip olduğunun altı çizilen bildirgede, "....Hiçbir kimse ve kurum bu hakların kullanılmasına engel olmayacaktır. Devlet, din, vicdan ve kanaat özgürlüğü önündeki engelleri kaldıracak ve hakları koruyacaktır" denildi. SP iktidarında düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılacağı da kaydedilen belirtilen bildirgede, farklı düşünceye sahip siyasi partiler üzerinde baskı ve kısıtlamaların demokratik anlayışa aykırı, bağnaz bir zihniyetin ürünü olduğu belirtiliyor. İNSAN HAKLARI VE DİN KÜLTÜRÜ ZORUNLU DERS OLACAK Bildirgenin 'eğitim' bölümünde de önemli değişiklikler yer alıyor. Buna göre, zorunlu eğitimin 5+3 şeklinde kademeli olarak değiştirileceği, daha sonra ise 11 yıla çıkarılacağı ifade edilen bildirgede, eğitim kurumlarında insan hakları, demokrasi, din kültürü ve ahlak derslerinin 'zorunlu' olarak okutulması öngörülüyor. Din eğitimi ise, 18 yaşına kadar velilerin, 18 yaşından sonra bireylerin kendi isteğine bağlı olarak serbest bırakılıyor. YÖK kaldırılarak yerine yüksek öğretim konusunda devlete düşen görevleri ve üniversiteler arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere, üyeleri TBMM tarafından seçilecek, bir üst kurul oluşturulması öngörülüyor.

İLGİLİ HABERLER