Gündem
  • 1.3.2002 00:11

YILMAZ : AB'YE TAM ÜYELİK, TÜRKİYE'NİN ÇAĞDAŞLAŞMA PROJESİDİR

KAYNAK : Haber Vitrini BRÜKSEL - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, ''AB'ye tam üyeliğin, Türkiye'nin çağdaşlaşma projesi olduğunu'' söyledi. Yılmaz, Avrupa Konvansiyonu toplantılarının ardından basına yaptığı değerlendirmede, görüşmeler ve Konvansiyon takvimiyle ilgili bilgi verirken, ''AB'nin küresel bir faktör haline gelmesine Türkiye'nin çok önemli katkılarda bulunabileceğine inanıyoruz. Küresel bir güç sahibi olmak isteyen Avrupa, mutlaka, İslam dünyasıyla, Orta Asya ve Ortadoğu ile çok daha ileri ölçüde ilişkiler geliştirmek durumundadır. Bunu herhalde AB'ye en iyi sağlayabilecek konumda olan aday ülke de Türkiye'dir'' dedi. Konvansiyon'un, sivil toplum ile de yakın işbirliği halinde, ''geleceğin Avrupası''nın yapısını tartışacak bir forum olduğunu söyleyen Yılmaz, ''Biz de Türkiye olarak bu çerçevede çalışmalara katkıda bulunacağız. Görüş ve beklentilerimizi dile getireceğiz'' diye konuştu. Türkiye'de Avrupa karşıtı bir grubun çalışmalarından söz eden ve buna karşı alınan önlemleri soran bir gazeteciye yanıt veren Yılmaz, Türkiye'de bütün siyasi partilerin AB'ye tam üyeliği savunduklarını söyledi. Yılmaz, özetle şöyle konuştu: ''Böyle bir konsensüs oluşmamış olsaydı, demokrasi tarihimizin en kapsamlı Anayasa değişikliği paketi gündemde olmazdı. Türkiye'de AB'ye tam üyeliği savunan parti ve kurumların, zaman zaman çeşitli konularda çekinceleri olmaktadır. Bunlar bazen haklı çekincelerdir. Bunların,hiçbir zaman, Türkiye'nin AB ile bütünleşme çabalarını engellememesi gerektiğini düşünüyorum. Her zaman bir uzlaşmanın mümkün olduğunu savunuyorum. AB'ye temelde karşı olan çevreler de vardır ama bunlar azınlıktadır. Türk halkının çok büyük bir bölümünün AB ile bütünleşmeyi ve tam üyeliği savunduğunu bildikleri için de, görüşlerini açıkça ortaya koymaktan kaçınmaktadırlar. Muhalefetlerini dolaylı, örtülü yollardan yapmayı yeğlemektedirler. Bazen de AB organlarının, örneğin bugün Avrupa Parlamentosu'nun aldığı, yanlış ve eksik enformasyondan kaynaklanan kararları oluyor. Bu, AB karşıtlarının eline malzeme vermektedir. Ama bütün bunlara rağmen AB'ye tam üyelik Türkiye'nin çağdaşlaşma politikasıdır. Halkımız bu projenin kendisine sağlayacağı somut yararlar konusunda daha iyi bilgilendirildiği, bu hedefe destek verdiği ölçüde bu engelleme çabaları da sonuçsuz kalacaktır.'' Mesut Yılmaz, bir başka soru üzerine, hedefin, bu yıl sonunda yapılacak Kopenhag Zirvesi'nde, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerinin 2003 başında başlatılması kararının çıkartılması olduğunu söyledi. ''Bazı zorluklara rağmen bu hedefin gerçekleşebileceğine inanıyorum. Dolayısıyla karar, 2003'teki Yunanistan Dönem Başkanlığı sırasında değil, bu yılın ikinci yarısında, Danimarka dönem başkanlığında alınacaktır'' diyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: ''Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini gerçekleştireceğine hiç kuşkum yok ama bunun zamanlaması fevkalade önem taşımaktadır. Bunu bu sene gerçekleştirirsek hedefi yakalayabiliriz, ileriye bırakırsak, AB ile ilişkilerimizi de belirsiz bir geleceğe ertelemiş oluruz.

İLGİLİ HABERLER