Gündem
  • 27.2.2002 14:29

YILMAZ'DAN FIKRA GİBİ CEVAP

KAYNAK : Haber Vitrini GAZİANTEP - Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz, Kürtçe eğitim tartışmalarına tepki göstererek, "Ben 50 yaşından sonra hala olamayacağıma göre, PKK da siyasallaşamaz" dedi. Bakan Mustafa Yılmaz, seçim bölgesi Gaziantep'teki 3 günlük gezi programının 2. gününde basın mensuplarıyla kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Bakan Yılmaz, Kürtçe eğitim konusunda yaşanan tartışmalara tepki göstererek, Türkiye'nin resmi dilinin Türkçe olduğunu kaydetti. Yılmaz, "Türkiye'de yasalar ve anayasa var. Önemli olan anayasanın görüşüdür. Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan insanları bağlayan yasaların anası, anayasa vardır. Anayasa'ya uygun eğitim yapılacaktır. Bu dilekçe veren insanlara niyetleri olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ilgili maddesini okutmak gerekir. Onları tutuklama yerine, o kişileri ayırmak için ellerine birer anayasa versek daha yararlı iş yapmış olurduk. Yargının işine karışmam ama bu kişilerin arkasındaki niyetin ne olduğunu anlamak güç. Niyetleri iyi veya kötü olsa da ben Kürtçe eğitim yapmak istiyorum diyen kişilere anayasanın ilgili maddesine göstermek gerekir" dedi. Mustafa Yılmaz, Kürtçe eğitim konusunda hiç kimsenin bir sonuca varamayacağını belirterek, "Bunu yapanlar, her zaman olduğu gibi amaçlarına ulaşamayacaktır. Türkiye'nin resmi dile Türkçe'dir. Eğitim de Türkçe yapılır" diye konuştu. "BEN HALA OLURSAM, PKK DA SİYASALLAŞIR" Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz, Mehmet Keçeciler'in PKK'nın siyasallaşması konusunda görüşlerinin maksadını aştığını da kaydetti. Keçeciler'e nükteli tepki gösteren Yılmaz şöyle konuştu: "PKK diye bir parti düşünemiyorum. Çünkü PKK silahlı bir örgüt. Bunların sayıları biliniyor. Türkiye'de parti kurmanın ölçüleri belli. Bunun niye tartışmaya açıldığını da bilmiyorum. Bu insanlar niye durduğu yerde boş işlerle uğraşır. PKK'ya hem terör örgütü diyeceksiniz, 30 bin insanımızı şehit etti, öldürdü diyeceksiniz hem de PKK'nın siyasallaşıp parti kurmasından söz edeceksiniz. Ben anlamıyorum. 3-5 ay hapis yatan insanların parti kurması zor iken, PKK nasıl parti kurabilir. Eğer bu partiyi kendi kendisine bir mağarada bir kağıdın üzerinde yazıp, ben parti kurdum diyecekse Türkiye Cumhuriyeti kanunları içinde mümkün değil. Eğer suç işlemiş bir örgütün parti kuracağını birileri söylese, gülerdim. Ancak bunu bir bakan söylerse o zaman derin derin düşünürüm. Niye böyle bir şey söyledi. Oy avcılığı için yapılıyorsa o zaman Karadeniz ve Ege'deki insanları, Doğu'da yıllarca çile çeken insanların sesini duymak gerekir. 65 milyon insanımız bunu çok iyi biliyor. Olmayacak bir şey. Maksadını aşan sözler. Oy avcılığı yapmak ise eksi hanesine yazmak gerekir. Bu nasıl oy hesabı. Yanlış hesap Bağdat'tan döner." Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz, PKK'nın parti kurmasının, kendisinin 50 yaşından sonra dayı iken hala olması kadar saçma olduğunu belirterek, "Ben Hasan efendinin dayısı isem nasıl halası olabilirim. Şimdi ben Mustafa Yılmaz'ım. 50 yaşından sonra erkek olmamama mümkün var mı? Mustafa Yılmaz dayı olmasaydı hala olurdu. Bunlar gereksiz cümleler. Türkiye'nin başka sorunları var. AB'ye girme çalışmaları var, ekonomik kriz var, halk sıkıntı içinde. Tüm bunları bir tarafa bırakarak, bir devletin bakanının bu konuşması maksadı aşmıştır. Düşünülmeden söylenen cümle. Yakın bir zamanda böyle demek istememiştim. Yanlış anlaşıldım diyecek. Eğer Türkiye'de bir parti olarak siyaset yapacaksa yanlış anlaşıldım ben galiba, öyle değil de böyle demek istemiştim diyecek" şeklinde konuştu. TORPİL ÖZRÜ Köy Hizmetleri'nden sorumlu Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz, bakanlığının çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Krizden sadece halkın değil devletin de sıkıntı çektiğini kaydetti. Yılmaz, "10 adet yeni içme suyu sondaj makinesi için ihale açtık. Kriz çıkınca, sayıyı 7'ye indirmek zorunda kaldık. 4 milyon dolarlık bu ihalede, makinelerin montajı yapıldı ve gemilere yüklendi. Bugünlerde İstanbul'a giderek makineleri teslim alacağım. Bu makineler genelde Doğu ve Güneydoğu'daki köylere hizmet verecek. Oralarda susuz köy kalmayacak" dedi. 500 adet, benzini adeta koklayan Japon tipi pikap aldıklarını belirten Yılmaz, "20 yıldır 6 ve 8 silindirli pikapları kullanıyorduk. 100 Kilometrelik yere 60 lt yakıt tüketiyorlardı. 20 yıldır bizi hortumlayan bu araçları Makine Kimya Enstitüsüne teslim edeceğiz" diye konuştu. Köy Hizmetleri'nin kapatılmasının artık mümkün olmadığını kaydeden, Yılmaz Allah'ın imdatlarına yetiştiğini söyledi. Bakan Yılmaz, "Köy Hizmetleri'nin kapatılması için bilende bilmeyende konuştu. Herkes bildiği konuda konuşsun. Cenab-ı Allah imdadımıza yetişti. Ben öyle bir kar yağdırayım ki Köy Hizmetleri'nin ne olduğunu anlasınlar dedi. Bizim sahip çıkmamıza gerek kalmadı. Artık köylüde sahip çıkıyor. Ben bugün Köy Hizmetleri kapansın dediğim an, ülkeden ayrılmam gerekir" şeklinde konuştu. Mustafa Yılmaz, seçim bölgesi Gaziantep'e adalet duygusu içinde torpil yapamadığını belirterek, şöyle devam etti: "200 adet kar bıçağı makinesi aldık. Bunlardan maalesef bir tanesini dahi Gaziantep'e veremedik. Çünkü ölçümüz adaletti. DSP'nin oyunun çok olduğu yere değil, karın çok olduğu yere bu makineleri verdik. DSP orada oy almış mı almamış düşünmeden, nerede kar çoksa oraya makineleri gönderdik. Geçmişte siyasetçilerin yaptığı gibi 'nerede oy çok, oraya hizmet edelim' anlayışı içinde davranmadık. Bundan dolayı Gaziantep'ten özür diliyorum." Bakan Yılmaz, İsrail'in GAP bölgesinde toprak satın aldığı yönünde çıkan haberlerinde asılsız olduğunu kaydetti. Yılmaz, "İsrail, sulama konusunda ABD'den daha ileri bilgi ve teknolojiye sahip. Bizden tek kuruş para almadan yardım ediyorlar. Bunu çıkaran insanlar niyeti ters kişiler, ortalığı karıştırmak istiyorlar. Sadece Suriye kökenli Türk asıllı vatandaşlarımız GAP bölgesinden toprak satın aldı" şeklinde konuştu. "NOHUT DÜRÜMÜNÜ ÖZLEDİM" Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz, son seçimlerden sonra yaptığı açıklamada, siyaseti bırakacağı hatırlatılması üzerine şunları söyledi: "Evet öyle bir karar aldık. Bu karar ailemin aldığı karardır. Ancak gördüğüm kadarıyla halkın bize teveccühü devam ediyor. Hiçbir milletvekiline nasip olmayacak şekilde 3 dönemdir seçiliyorum. Ne zaman halk senden bıktık derse, o zaman siyaseti bırakırım. Ben bugün bile nohut dürümünü çok özledim. Ancak bunu yaptığım takdirde 'Şu bizim Yılmaz'a bak, utanmadan nohut durumu yiyor' derler veya siyasi malzeme yapıyor açıklamasında bulunurlar. Nohut dürümü yemeyi, halkın içinde halk gibi yaşamayı çok özledim. Bu konuda medya bana yardımcı olsun. Halkın beni istemediğini belirtsin. Bu istek benimle olmuyor. Bunu parti liderleriyle bir tutmayın. Parti başkanı yetişir ama liderlerin yetişmesi çok zordur. Ben yaparım ama liderlerin yapması çok güçtür." Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz, basın toplantısından sonra bazı ilçe ve köylerde incelemelerde bulundu.

İLGİLİ HABERLER