Asayiş
  • 9.6.2009 16:03

1,50'LİK KADIN 8 POLİSİ DÖVEBİLİR Mİ?

Yaşları 35 ile 60 arasında değişen 33 kadına verilen cezanın gerekçesi ise hayli ilginç. Çevik kuvvet polislerini dövdükleri gerekçesi ile para cezası ödemelerine karar verilen kadınlar cezaya itiraz etti.

Ceza alan kadınlardan biride Nurten Koyun Yıldız, 5 yıl önce katıldığı oturma eylemi nedeni ile para cezası alan Nurten Koyun Yıldız'a Diyarbakır Valiliği başlığı ile gönderilen uyarıda 8 polisi yaraladığı ve bu nedenle para cezası aldığı vurgulanıyor.

Tek tek isimleri sayılan 8 polisi yaraladığı iddia edilen ve 1 metre 54 cm boyundaki Nurten Koyun Yıldız, gelen ceza karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Yıldız'a, gelen uyarıda dövdüğü iddia edilen 8 polise 8.308 TL nakdi tazminat ve aylık bağlandığı, ortaya çıkan hazine zararının kendilerinden tazmin edileceğine karar verildiği belirtiliyor. Nurten Koyun Yıldız'ın yanı sıra o tarihte oturma eylemine katılan 32 kadına daha aynı uyarı ibaresi gönderildi.

Uyarıda ayrıca borcun ödenmemesi durumunda icra yoluna gidileceği ifade ediliyor.Sadece barış için oturduklarını dile getiren Nurten Koyun Yıldız,"benim gibi 1. 50 cm boyundaki, mimyon tipli bir kadın 1. 80 cm boyundaki 8 tane polisi nasıl döve bilir. "dedi. Herkesin barış içinde yaşamasını istediğini belirten Yıldız, "2004'te koşu yolu Parkında Barış annelerine destek amaçlı eyleme katılmıştım. Bir savaş ortamı var biz bu savaş ortamının bitmesini ve barış içinde yaşamayı istiyoruz. Biz her ne kadar huzuru barışı yaşamadıysak ta çocuklarımıza öyle bir ortam bırakmayı hayal ediyoruz. Biz polise zarar vermedik. Biz zaten polise zarar vermek için orada değildik. Polis bize kalkın dedi. Bizde eylemimizi yapıp gideceğiz dedik. Bize suç işliyorsunuz dediler. Bize kalkın dediler.Biz kalkmadık. Polis zorla kaldırdı. Onlar silahları, gaz maskeleri , copları ile rambo gibi insanlar, biz anneler bu insanları nasıl dövelim. Benim gibi 1. 50 cm boyunda minyon tipli bir insan 1. 80 cm boyundaki 8 polisi nasıl dövebilir.

İnanıyor musunuz böyle bir şey olacağına. Bizi çembere aldılar zorla arabaya almaya çalıştılar. Bir polis kolumdan çekti oğlumda diğer kolumdan ben biz burada olay çıkarmak için gelmedik dedim. Sizin de huzur içinde yaşamanız için yapıyoruz bu eylemi dedim. Polis bana git evinde otur sana mı kalmış huzur sağlamak dedi. Oğlumda kolumdan tutup çekti beni aldı. Eylem yapanların hepsi yaşlı kadındı. Hatta bazıları ilaçları ile beraber gelmişlerdi.

Tansiyon hastası şeker hastası vardı. Benim oğlum askerdi. Biz askerlerinde ölmesini istemiyoruz. Benim oğlum Van Başkale'de sınırda askerlik yaptı ben nasıl huzur içinde yatabilirim. Biz gönül rahatlığı ile çocuklarımızı askere göndere bilerim. Ben parayı ödeyemem. İsterlerse gelip beni cezaevine atsınlar. Ödeyecek gücüm yok. Benim 3 öğrencim var. 2 dershane öğrencisi 1 üniversite öğrencisi. Eşim emekli ben nasıl bunu ödeyeyim. Zar zor geçiniyoruz. Ne bir mahkeme ne bir soruşturma olmuş bana direk ceza geldi. Böyle bir kanunsuzluk olabilir mi. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz."diye konuştu.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır şube sekreteri Burhan Zorlu ise konuyla ilgili araştırma yaptıklarını verilen cezanın hiçbir yasal dayanağı olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü"Bu bir mahkeme kararı değil Defterdarlığın gönderdiği bir ödeme kararıdır. Keyfi bir durum var ortada mahkeme kararı yok. Bunun temel nedeni muhalif sesleri susturmaktır. Ortada somut bir suçta yok."

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 17:00

İLGİLİ HABERLER