81 YAŞINDAKİ HAC ORGANİZATÖRÜ, 13 YAŞINDAKİ İŞÇİSİNİ TACİZDEN YARGILANIYOR
Hac Organizasyon bürosu bulunan Bağ-Kur emeklisi M.M., ilk eşi G.’nin ardından da nikahsız yaşadığı akrabası olan ikinci eşi N.M. de ölünce 2005’in sonlarında yanında sekreterlik yapan 56 yaşındaki Ü.G.T. ile evlenmeye karar verdi. M.M., nikahlarının kıyılacağı gün, kiracısının ilköğretim 6’ncı sınıf öğrencisi kızı G.Ü.’ye ‘cinsel istismarda’ bulunduğu iddiasıyla yakalanarak, tutuklandı.
Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir süre tutuklu yargılandıktan sonra kalp, şeker ve tansiyon hastalıkları nedeniyle tahliye edilen M.M.’nin davası karar aşamasına geldi. Son duruşmada M.M. bulunmazken, G.Ü.’nün annesi 56 yaşındaki A.Ü. ile tarafların avukatları katıldı. G.Ü.’nün avukatı karar savunmasında M.M.’nin cinsel istismar suçundan cezalandırılmasını istedi. Mahkeme Savcısı Ali Çelen de mütalaasında, M.M.’nin G.Ü.’nin ırzına geçmeye teşebbüs ettiğinin Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. M.’nin avukatı Erdem Tuğral ise son savunmayı yapmak için süre istedi. Duruşma, karar için ertelendi.
'İftiraya uğradım'
ÖNCEKİ duruşmada iftiraya kurban gittiğini iddia eden M.M., kendisini şöyle savunmuştu:
“Bana iftira atan A.Ü., benim kiracımdır. Kendisi, eşlerim ölmeden önce büroma gelip temizlik yaptığı için kira almıyordum. Ancak daha sonra eşlerimin ikisi de öldü. Ben de Ü.G.T. ile evlenmeye karar verdim. 12 Temmuz günü nişanlım Ü.G. evime gelen A.Ü.’ye, ‘Bundan sonra eve temizliğe gelmene gerek yok. Kira da vereceksin’ deyince A.Ü., bana doğru dönerek, ‘Ben sevdim başkaları aldı. Yapacağımı bilirim’ diyerek tepki gösterdi. Daha sonra da beni bu şekilde suçladılar. Ben kimsenin ırzına geçmiş değilim. Suçum yok.''
'Bana evlenme teklif etti'
KÜÇÜK G.Ü. de polisteki ifadesinde, M.M.’nin kendisine nasıl cinsel tacizde bulunduğunu ayrıntılarıyla şöyle anlatmıştı:
“Ev sahibimiz olan M.M.’nin çalıştırdığı hac bürosunda okul çıkışı çalışmaktayım. Burada çay ve bulaşık gibi işlerine bakıyordum. Okullar tatile girdiği 2005’in Haziran’ında ev sahibi M.M. bana, ‘Sana, ablana telefon alırım. Seninle evlenirim’ diyerek yakınlık göstermeye çalıştı. Bu olaydan sonra sürekli beni okşamaya çalışıyordu. Bu olaydan kimseye bahsetmedim. Çünkü utanmış ve çok korkmuştum. Temmuz ayının ilk haftasında yine beni okşamak için yanıma yaklaştı. Beni kucağına alarak dudağımdan öptü. Yine kıyafetlerimin üzerinden göğüslerimi okşadı. Bu olay yaklaşık 10 dakika sürdükten sonra beni bıraktı. Hemen hemen her gün boş kaldığımızda beni kucağına almak suretiyle ve orada bulunan koltuğa yatırmak suretiyle vücudumu ve göğüslerimi okşuyordu. Bana da ‘bunlardan kimseye bahsetme yoksa sizi evden atarım. Sokakta kalırsınız. Benim başım yanmaz. Senin başın yanar. Sana kimse inanmaz. Ben yaşlı olduğum için bana inanırlar’ dedi. Daha sonra, hac bürosunda benim pantolonumu ve külotumu indirerek tacizde bulundu. M.M., anneme benim bisiklete bindiğimi bakire olmadığımı söylemesi üzerine annem beni alarak hastaneye götürdü.''
Adli Tıp Kurumu raporu
CİNSEL istismara uğradığı iddiası ile Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen G.Ü. hakkında verilen raporda, küçük kızın bakire olduğu ancak mevcut bulgularda ırza tasaddi ile uyumlu olduğu belirtildi. Raporun sonuç bölümü şöyle:
‘1-Şahsın bakire olduğu, 2-Mevcut bulguların tasaddi ile uyumlu olduğu, erkeklik cinsel organı ile veya el ile husulünün mümkün olduğu,
3-Vücudunda herhangi bir travmatik değişim saptanmadığı kanaatini bildirir rapordur.’