Asayiş
  • 22.2.2006 10:36

ADALET SOKAĞA MI İNDİ!

Olayların sık aralıklarla İzmir’in değişik semtlerinde meydana gelmesi, sabıkalı hırsızlara korkulu günler yaşatıyor. Altı kişiden sadece birinin failleri yakalanıp adalete teslim edilirken, beşinin failleri saptanamadı. Polis her olayla ilgili incelemenin ayrı ayrı sürdüğünü kaydediyor, olayların birbirleriyle bağlantısı da araştırılıyor.

Bornova Altındağ’da 31 Ocak Salı günü bir kişi, başından tek kurşunla vurulmuş olarak bulundu. Yapılan incelemede, şahsın 26 yaşındaki Ahmet Coşkun olduğu ve poliste ‘hırsızlık’ suçlamasıyla kaydı bulunan “Pioneer Ahmet” olduğu tespit edildi.

6 Şubat Pazartesi günü ise, bir süre önce 1 kalaşnikof tüfekle yakalanan Ferdi Daşçı, öldürülmüş olarak bulundu. Daşçı, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

Daşçı’nın daha önce de gasp, yaralama, tecavüz, otomobil hırsızlığı ve polise mukavemet gibi 31 ayrı suçtan sabıkalı olduğunu tespit eden polis, Daşçı’nın evinde yaptığı aramada, 3.5 kilo esrar, 450 ecstasy hapı ve 1 adet kurusıkı tabanca ile çok sayıda mermi bulmuştu.

Aynı gün, Alsancak’ta yine çok sayıda suçtan poliste kaydı bulunan 30 yaşındaki Murat Bütün, silahlı saldırı sonucu öldü. Olay, bir bar önünde sabaha karşı meydana geldi. Kiralık olduğu belirlenen bir otomobilin içinde bulunan Bütün, açılan ateş sonucu bacağından, sırtından ve kalbinden yaralandı. Hastanede yoğun bakıma alınan Bütün, kurtarılamadı.

OTOMOBİLDE KURŞUNLAMA

Beş gün sonra benzer bir olay Yeşilyurt’ta meydana geldi. Hırsızlıktan sabıkalı 26 yaşındaki Olgun Babatutmaz ve 24 yaşındaki Ergün Yaman, otomobillerine yaklaşan bir kişinin açtığı ateş sonucu yine başlarından yaralandı. Babatutmaz ve Yaman, iki gün arayla hastanede öldü.




Bir olayda iki kişi tutuklandı

25 Ocak günü Yenişehir’de silahla yaralanmış olarak bulunan, kapkaç ve hırsızlık suçlarından poliste 30’un üstünde kaydı olan Umut Hepbektaşoğlu, hastaneye kaldırıldı. Hepbektaşoğlu, ifadesinde kendisini sırtından vuranların adını verdi, 10 gün sonra yaşamını yitirdi. Cinayet zanlısı olarak gözaltına alınan Ç.Ö. ve Y.B., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İzmir Emniyet Müdürü’ne vekalet eden Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Parmaksız, yaptığı açıklamada bu kişilerin hemen hepsinin hap kullanan ve polis tarafından bilinen vatandaşlar olduğunu söyledi. Parmaksız, “Zanlılar anlaşmazlıktan dolayı birbirlerini öldürmüş olabilir. Para bölüşememe durumları olabilir. Konuyu geniş çaplı değerlendiriyor ve araştırmamızı yapıyoruz” dedi.

Ya iç çekişme ya da yeni bir çete doğuyor

İZMİR 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geçen yıl emekli olan Başkan Ali Başyurt, olayların rastlantı ya da tesadüf olarak değerlendirilmesinin mümkün görünmediğini söyledi. Konuyla ilgili polisin ortak noktalar üzerinde değerlendirme yapması gerektiğini belirten Başyurt, “En son düşünülecek olan tesadüftür. Zanlı ya da zanlıların direkt öldürme kastıyla hareket ettiğini gözardı etmemek gerek. Olayların sık aralarla ve hırsızlık sabıkalılarının başına gelmesi 2 fikri akla getiriyor: Birincisi, hırsızların kendilerinin mensubu oldukları bir çetenin elemanları tarafından anlaşmazlık nedeniyle infaz edilmesi. Çeteyle ilgili bir iç çekişme olabileceği. İkincisi; hırsızlığa karşı yeni bir oluşumun, yani gizli bir gücün, çetenin oluşmaya başlaması. Yani gizli bir güç bu konuda ortaya çıkmış olabilir. Bu çetenin elemanları tarafından gerçekleştirilen kasti bir operasyon olabilir” dedi.

Kurtlar Vadisi gibi

EMEKLİ Cumhuriyet Savcısı Osman Çallı da, olayların ‘Kurtlar Vadisi’ne benzeyebileceğini söyledi. Çallı şöyle devam etti: “Sıradan bir vatandaş zanlıların hırsız olduğunu bilemez. Örneğin Kurtlar Vadisi dizisinde uyuşturucu satıcısını ibret olsun diye sokak ortasında öldürüyorlar. Herkesin gözü önünde caydırıcı bir sonuç için mesaj veriyorlar. Bu konu için bunu söylemek şu anda mümkün görünmüyor. Örgütse, hesaplaşma olabilir. Mal paylaşımı olabilir.”

Tesadüf değildir

İZMİR Cumhuriyet Savcılığı’ndan emekli Tevfik Cemal Külünkoğlu da, cinayetleri ‘enteresan’ olarak değerlendirdi. Cinayetlerin tesadüf olmadığının altını çizen Külünkoğlu, “Sık sık olması bir rastlantı ya da tesadüf olamaz. Özellikle faili meçhul olması, işin dikkat çeken bölümü. ‘Bu işin içinde gizli bir teşkilat mı var’ sorusunu sormak lazım” dedi.
(AKŞAM) Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 09:57

İLGİLİ HABERLER