Dünya
  • 7.11.2009 00:00

AHMEDİNEJAD: 'AB TÜRKİYE'DEN ÜYE OLMASINI RİCA ETMELİDİR!..'

TRT'nin özel konuğu olan İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, Türkiye ve İran'ın dostlukları giderek artacak ve devam edecek. AB Türkiye'yi baştacı etmeli ve Türkiye'den rica etmeli katılması için. ABD'ye son derece yoğun mesajlar ileten Ahmedinejad şunları kaydetti;

AB TÜRKİYE'DEN ÜYE OLMASINI RİCA ETMELİDİR

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, AB'nin Türkiye'den üye olmasını rica etmesi gerektiğini söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, Tahran'daki Başkanlık Sarayı'nda NTV ve TRT'nin canlı yayınında soruları yanıtladı.
Ahmedinejad Türkiye'nin AB ile üyelik müzakereleri konusunda, dünyada artık yeni şartlar ve ortamlar oluştuğunu; insaniyet, kültür ve ahlak döneminin başladığını anlattı. Kültür ve medeniyet kökleri olan devletlerin bu dönemde büyüyüp gelişeceklerini vurgulayan Ahmedinejad, İran ve Türkiye'nin bu devletler içinde bulunduğunu bildirdi.
İran Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin AB'ye üye olmasının birliğin itibarını yükselteceğini, çünkü Türkiye'nin tarih, kültür ve medeniyet kökleri olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin doğu ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmesini istediklerini de belirten Ahmedinejad, bunun, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini kesmesi anlamına gelmemesi gerektiğini kaydetti.
Ahmedinejad, Türkiye'nin ülkelerle başarılı bir şekilde ilişkilerini sürdürdüğünü de belirterek, Türkiye'nin ilerlemesinin ve güçlenmesinin herkesin faydasına olacağı yönünde görüş bildirdi.
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad nükleer faaliyetleri konusunda da, nükleer enerjiye sahip olma hakları olduğunu belirterek, İran'ın nükleer meselesinin müzakere edilemeyeceğini ve bu konuyu yalnızca Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) ile görüştüklerine dikkati çekti.
Müslüman ülkelerin birbirlerine destek olmaları gerektiğini kaydeden Ahmedinejad, Türkiye, İran, Mısır, Pakistan, Bangladeş, Nijerya, Malezya ve Endonezya'nın büyük nüfus ve ekonomileri olduğuna değindi. Bu ülkelerin birlikte olmaları halinde büyük ekonomik pazar oluşabileceğini ve başarı elde edileceğini belirten Ahmedinejad, bunun herkes için büyük bir fırsat olacağını söyledi.

NÜKLEER ENERJİ İRAN'IN EN DOĞAL HAKKIDIR

İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad : " İran'ın nükleer meselesi bir siyasi konu olarak geldi. İran kendi bilgileri ile ve bilinçli adamları ile uranyumu zenginleştirmeyi elde etti. Bütün üyeler yapabilirler, uranyumu zenginleştirebilirler bizde bunu yaptık. Fakat bu nükleer meseleyi siyasi meseleye çevirdiler. 30 Yıldır hükümetimiz muhalefet ile karşı karşıya gelmiştir. Her dönemde bir bahane ile gelinmiştir ve şimdi de bu nükleer mesele ortaya atılıyor. Nükleer enerji her ülkenin hakkıdır.

BASKI YERİNE İŞBİRLİĞİNE GİTMELİYİZ

Sistemler değişmelidir. Biz başlangıçta da tarafları kanunlaşmaya davet ettik, mantığa davet ettik ve onları diyaloğa işbirliğine davet ettik. Biz istiyoruz ki milletlere baskı yerine devletler milletlerle işbirliğini seçmelidirler. Biz her zaman önemli meselelerde işbirliğine hazır olduğumuzu bildirmiş bir kaç öneride de bulunmuşuz.

URANYUMA İHTİYACIMIZ VAR SATIN ALMAK İSTİYORUZ

Biz sadece nükleer meselede konuşuruz. İyi diyaloglar olmuş sözler söylenmiş işbirliği ve konunun devamı hakkında. En son bizim rektörümüz ilaç üretiyor ve yüzde yirmi uranyuma ihtiyaç var bizde ajansa bunu bildirdik ve satın almak istiyoruz. Ajans bilgi verdi bazı ülkeler satmaya hazırdırlar. Bizde istiyoruz ki bu yakıtı alalım. Muhakkak ki biz bunun yapımına güçlüyüz. Amacımız üretim ama. Bu yüzden nükleer konuyu biz başkaları ile görüşmek istemiyoruz.

Barışçıl amaçla bunu ürettiğinizi söylüyorsunuz ama Batı'da sürekli bunun nükleer silaha dönüştürüleceği söz konusu bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

BAZI ÜLKELERİN NÜKLEER BOMBALARI TARTIŞILMIYOR

Dünya milletlerinin fikirleri bizi iyi anlıyor ve bizimle aynı doğrultuda gidiyorlar. Biz bütün dünya halkını ayırıyoruz. Dünya devletlerinin çoğu bize müsbet oy vermişlerdir. Mutlaka arada olmayanlar var ama biz bunları dünya olarak saymıyoruz. Onlar kendileri binlerce atom başlıkları silahları depo yapmışlar. 4. ve 5. nesil bombalar var onlar bombadan korkmuyor merak etmiyorlar. Onlar bizim ülkelerimizin gelişmesinden korkuyorlar. Onlar istiyorlarki dünya iki kat olsun. Bir katta güçlüler bir kaç ülke ile beraber ve bütün dünya ülkeleri diğer katta onlara muhtaç olsunlar. Biz ilerledikçe onların rotalarından çıkıyoruz o yüzden korkuyorlar. Muhakkak ki barışçıl hedefler için. Ajansın müfettişleri bunu bir kaç kez onaylamıştır. Şimdi de bundan kimse yararlanamıyor. O na hamileri hiç itiraz etmiyor ve kontrol nezaret yapmıyor.

Atom bombasının devri bitmiştir. Bu devletlerin geri kaldığı döneme aittir. Şimdi dünya uyanmış milletler uyanmıştır, fikir dönemidir kültür dönemidir. Kültürleri ileri olan her millet daha ileridedir. Mantık ve kültür ile her devlet uğraşır ise daha ilerde olur. Dünyada her devlet zorbalıkla konuşmak isterse geride kalır.

TÜRKİYE İRAN İLİŞKİLERİ ÇOK YAKIN VE SAYIN ERDOĞAN'IN ZİYARETİNDEN SONRA BU İLİŞKİLERE ÇEVRİLDİ. HATTA TÜRKİYE'NİN EKSENİNİN KAYDIĞINA DAİR YORUM VAR BATILI GAZETELERDE BU TARZ YORUM VAR. YENİ BİR OLUŞUM MU VAR? BATI NEDEN BUNDAN RAHATSIZ OLUYOR?

YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR

Teşekkür ederim. Dikkat edin dünya şartları değişme durumundadır. Bütün devletler bunu açıkça söylüyor ki dünya değişmelidir. Bir tarihi dönem sona eriyor. Yeni bir dönem başlamaktadır. O biten dönem bir kaç milletin bütün dünyaya sunta dönemiydi. O devletler ki maddi bakışla bütün dünyaya sunta yapmak gayesindeydiler. Bu istikrarın önünde duracak her unsuru ortadan kaldırmaya çalıştılar. Bu dönemin neticesi onlarca savaş. Bir milyar aç dünyada bıraktılar. Zengin ülkeler arasındaki ve diğer ülkeler arasında çok derin mesafeler oluşturuldu. Politikada ve uluslararası ilişkilerde yalan ve ihanet yerleşti. Silahlanma konusunda büyük bir yarış yapıldı. Milletlere hakaret ettiler. Dünyada çifte standartlar uygulandı. Bu dönem bitti ve yenildi. Görüyoruz ki yenilmiş, ekonomide, teori ve sistemlerde ve pratikte. Görüyorsunuz ki dünyayı artık kontrol edemiyorlar. Hatta doğu asyadaki kavgalar 60 yıldır devam ediyor ve hiçbir ümit yok. Bu dönem bitmek üzere. Bütün güçlü devletler daha zayıflamaya yöneliyorlar. Daha kimse dünyaya istila etme gücü yoktur. Şimdi yeni şartlar ve ortam oluşturuluyor. İnsaniyet, kültür ve ahlak dönemi.

BU İLİŞKİLER DAHA NE KADAR İLERİ GİDEBİLİR?

Biz düşünüyoruz ki İran ve Türkiye ayrıca diğer ülkeler birbirlerinin yardımıyla ihtiyaçlarını temin ederler. Örnek olarak Türkiye İran, Pakistan, Bangladeş, Mısır, Nijerya, Endonezya, Malezya 900 milyon nüfusları ve büyük ekonomileri var. Bunlar birbirinin bütün teknik bilim ve ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bu büyük bir güçtür. Ekonomik, siyasi güçtür ve fırsattır bu herkes için. Biz inanıyoruz ki bu kapasiteler bu ülkeler arasında mevcuttur. Saadet ve ilerlemenin bir çok yolu var. Bütün güç onların elinde değil. Her millet ki karar verse o millet güçlüdür. Kimse kedi ayağı üzerinde durmak isterse güçlü olur. Biz düşünüyoruz ki bu Türkiye'nin hakkıdır ki kendi geleceğini kendi belirlesin. Biz Türkiye ilişkilerimizi iyi karşılıyoruz. Siyonist rejim bizce meşru olmayan bir rejimdir. O rejimi bazı desteklerle oluşturmuşlarki bölgedeki milletlere zorbalık yapsın. Muhakkak ki onlar milletlerin ilerlemesinden, istikrarından memnun değiller. Onlar İran'ın ve Türkiye'nin ilerlemesini istemiyorlar. Muhakkak ki ilerleme programlarını gördüklerinde rahatsız oluyorlar. Onlar istiyorlarki halkı çarpıp bölüp ezsinler ve biz hepimiz susalım.

İSRAİL'İ HİMAYE EDEN BATI DEVLETLERİ İÇİN DÜŞÜNME ZAMANI

Bu bir fazla istektir. Onlar istiyorlar ki bütün ülkelerin iç işlerine müdahale edebilsinler ve bütün dünya sussun. Muhakkak ki güçlü millet ve devletler bu duruma tahammül edemezler. Onlar hatta Gazze'deki öldürmeleri saldırmalara bile karşı çıkmayı bile istemiyorlar. Onların dönemi bitmiştir. Onların işi bitmiştir. Silahla meşru olmayan bir devlet dönemi bitmiştir. Biz o rejimin hamilerine de taraflarına da söyleriz ve kendi aralarında birini seçsinler. Onlar bilmelidirler ki eğer bu rejime devam ederlerse hiçbir zaman kendi ve bölge milletleri ile durumları iyi olamaz. Mümkün değil bölgedeki ülkeler bu rejimle barış yapsınlar. Bu bir gerçektir. Ben umuyorum ki bu gerçeği bugün yüksek sesle bağırıyor. İran'da aynısını yapıyor. Bölgedeki bütün milletler bunu bağırıyor. Bence batı devletleri bu zaman batı devletleri bu rejime himaye edenlerin düşünme zamanıdır.

FİLİSTİN HALKINA HAKKINA SAYGI GÖSTERİLMELİ

En sonunda 60 yıl himaye ettiler sonları bu oldu. Ne fayda bunlar elde ettiler şimdi seçmelidirler. Düşünüyoruz ve ümit ediyoruz ki hak tarafını, adalet tarafını tutsunlar. Onlar kendileri biliyor bunu nası inşa ettiklerini bunu toplasınlar biz yolunu da söylemişiz. Bir serbest oylama yapsınlar, seçim yapılsın, Filistin halkını seçsinler onlar ne seçerse ona da saygı göstersinler o zamanda problem çözülür. Ne savaşa ne kavgaya ne silaha ihtiyaç yoktur. Filistin'e saygı göstersinler.

OBAMA'NIN POLİTİKASINDAN UMUTLU MUSUNUZ?

Sorunuza teşekkür ederim. Daha önce de söyledim dünya değişik dönemdedir. Şimdiki durum devam etmemelidir. Bunu bütün insanlar anlaşımlar. Biz değişime muhtacız. Biz düşünürüz ki ABD'de bu zarureti hissetmiştir. Bu yüzden değişim sloganı oy getirdi. Ben Sayın Obama'ya gösterdiğim mesajda işaret ettim ki değişiklik hangi alanlarda olmalıdır. Değişimin temeli budur ki bizim bakışımız dünyaya ve millete değişsin. İnsanları birinci ve ikinci derece diye ayırmamamız gerekir. Bütün insanlar eşittir ve eşit hukuktan yararlanmalıdır. Bu bakışın dünyaya getirilmesi gerekir. Dünyaya hakim olan araç gereçler değişmelidir. Emniyet konseyi kendisi adaletsizlik temsilcisidir. Bu hangi hukuksal mantıkla uyar. Bu adaletsizliğin simgesidir. Bu değişmelidir. Bu değişmedikçe dünya ıslaha uğramaz. Emniyet konseyi öyle bir yer olmaldır ki bütün milletler orada adalet ve anlaşma ile bütün problemlerini çözmelidir. Biz gördük ki İran, nükleer konusunda bu emniyet konseyinden tahdit aracı olarak yararlandılar. Emniyet konseyi emniyet adalet getirmelidir tehdit değil. Dünyanın ekonomi temelleri değişmelidir. Dünya bankası IMF bunlar değişmelidir. Bunlar değişikliğe uğramalıdır. Bunlar senelerce kapitalist ekonomi hizmetindeydiler ve bir kaç milletin yararına. Emniyet konseyinin araç gereçleri BM'nin araç gereçleri değişmelidir. Uluslararası ilişkiler değişmelidir. Eğer bir devletin zihninde bütün dünyaya hakim olmak varsa bu eski dönem olur. Bunlar değişmelidir. Biz bekliyoruz ki ABD ve NATO'nun Afganistan'daki problemi çözmeleridir. Ancak orada işler daha da karıştı. Narkotik kaçak daha da çok olmuş. O halde NATO'nun Afganistan'da bulunmasının faydası nedir? Sistem yanlıştır. Neden, çünkü onların gayeleri halka istila yapmaktır. Bu değişmelidir. Ben soruyorum. Bunların hiçbiri değişti mi?

BÜYÜK KARARLAR HER ZAMAN TARİHİ DEĞİŞTİRMİŞTİR

Bu zor bir iştir kabul ediyoruz ancak bunun bir yerden değişmesi gerekir. Zaman hızla geçiyor ama muhalifler bizi teşvik değil engelliyorlar. Biz rahatça söyledik yardım edebiliriz. Yine hiçbir değişiklik olmadı. Bazı edebiyat ve tutumlarda değişiklik oldu. Fakat şimdi Guantanamo bile değişmemiştir. Biz o halde nasıl ümitli olabiliriz? Biz ümitli olmaya çalışıyor ve istiyoruz. Fakat gördüğümüz tam bunun karşısındadır. Biz istiyoruz ki Sayın Obama karar vermelidir. Ya milletlerin yanına gelmeli yada siyonistlerin yanında olmalıdır. ABD'de bir grup siyonist var bunlarda bir çok güçlere sahiptirler. Sayın Obama seçim yapmalıdır her ikisini birden elde edemez. Eğer siyonistler tarafına geçerse milleti iter, milletlerin semtine gelmek isterse onlara hayır demesi gerekir. Bunlar zor ve büyük kararlar. Fakat büyük kararlar her zaman tarihi değiştirmiştir. Eğer temel değişiklikler gerçekleşir ise bu sahalarda olmalıdır.

Biz istiyoruz ki böyle büyük değişiklikler milletlerin faydasına olsun. Savaş, tecavüz, işgal ortadan kalksın. Milletlere ihanet etmekle onlara ambargo bitsin. Herkes saygılı olmalı aziz sayılmalı. Herkes dost olmalı ve birbirimizi sevmeliyiz. Biz buna hazırız. Dünyanın adalet ve barışa yönelmesine hazırlığımızı ilan ediyoruz ve herkes bu yönde bir çaba göstermek isterse biz yardım ederiz' dedi.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 14:12

İLGİLİ HABERLER