Dünya
  • 1.12.2003 16:20

ALMANYA'DAKİ KADINLAR BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI KALDIRTMAK İÇİN MÜCADELE BAŞLATTI

Almanya'da, aralarında federal hükümetin göç, mülteci ve uyum sorumlusu Marieluise Beck ile eski Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger'in de bulunduğu yaklaşık 70 kadın, başörtü yasağına karşı girişim başlattı. Eyaletlerin başörtüsü yasağı getirmelerine karşı yeni bir girişimde bulunan Beck, bugün başkent Berlin'de, Leutheusser-Schnarrenberger, Türk yazar Renan Demirkan, Berlin eyaletinin eski yabancılar danışmanı Barbara John, Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Angelika Graf ve ''Yahudi Berlin'' gazetesinin yazı işleri müdürü Elisa Klapheck ile birlikte başörtüsü yasağı getirilmemesi yönünde çağrıda bulundu. Beck, herkesin radikal dincilere karşı olduğunu, ancak başörtüsü ile ilgili tartışmaların somut nedenlerden çok endişe ve korkulardan kaynaklandığını belirterek, ''Önemli olan kafaların üzerinde taşınan şey değil, kafanın içinde olanlardır. Başörtüsü taşıyan kadınların çoğu bunu siyasi amaçla yapmıyor'' dedi. Başörtüsünün genel olarak yasaklanmasına karşı olduklarını ifade eden Beck, öğretmen seçimindeyse başörtülü öğretmen adaylarının belirli kriterlere göre seçilebileceklerini ve anayasayı koruma dairesi tarafından da siyasi faaliyetlerde bulunmadıklarına dair bir belge alabileceklerini söyledi. Bu nedenle tarihi Brandenburg kapısında, öğretmenleri ve bilgeliği simgeleyen Roma tanrıçası Minerva'nın önünde gazeteciler için fotoğraf çektirdiklerini kaydeden Beck, başörtüsüyle ilgili tartışmalarda daha fazla ''bilgelik sergilenmesini'' beklediklerini söyledi. Eski Bakan Leutheusser-Schnarrenberger de, başörtüsünün siyasi amaçlı olabileceği gibi, gerçek inançtan dolayı takıldığına da dikkati çekerek, şunları söyledi: ''Yasakla başörtüsü sorunu ortadan kaldırılabilir zannediyorlar. Bu gerçekleşmeyecek. Biz, anayasada laikliğin ifade edildiği bir ülke değiliz. Bu nedenle dini istekleri anlamakta zorluk çekiyoruz. Birlikte yaşam nasıl olabilir, bunu araştırmalıyız.'' Yazar Renan Demirkan ise başörtüsünün bir tehdit olarak görülmesine karşı çıkarak, ''Asıl tehlike başörtüsü taşıyanlar değil, bunu siyasi emellerine alet etmeye çalışanlar'' dedi. İnsanların endişe ve korkularından istifade ederek başörtüsünün kötü bir şey gibi gösterilmeye çalışıldığını belirten Demirkan, ''Avrupa ülkelerinde çok daha önce de başörtüsüyle çalışan Müslüman kadınlar ve sarıklarıyla çalışan Hintliler vardı. Bu korkular neden şimdi ortaya çıkıyor. Başörtülü Müslüman kadınların çoğu misyonerlik görevi de yapmıyor'' diye konuştu. ''KADINLAR KENDİLERİ KARAR VERMELİ'' Berlin eyaletinin eski yabancılar danışmanı Barbara John, başörtüsü yasağının, kadınların kendi kararlarını verme hakkını elinden aldığını belirterek, şunları söyledi: ''Kadınların, başörtüsü konusunda kendilerinin karar vermesi lazım. Bu yasakla ellerinden bu hak alınmaktadır. Diğer yerlerde de başörtülü kadınlara, (tehlikeli olduğunuz söyleniyor) denilerek çalışma imkanı verilmiyor. Yasak yerine, bu zihniyete karşı mücadele edilmeli.'' SPD Milletvekili Graf da, başörtüsüyle ilgili tartışmaların şiddetlenmesinin sadece radikal dincilere yaradığını ifade ederek, ''Ülkemizde yaşayan milyonlarca insanın inandığı bir dinin bu şekilde kötü gösterilmeye çalışılmasına şiddetle karşıyım'' diye konuştu. Yahudi Berlin gazetesinin yazı işleri müdürü Klapheck de, insanların dış görünüşleri ile ilgili tartışmaların Nasyonal-sosyalizm döneminde Yahudilere yönelik olarak da yapıldığını hatırlatarak, ''Bu gelişmeler beni endişelendiriyor. Hoşgörülü olarak bildiğimiz bir toplumda başörtüsü tartışmasının bu kadar yoğun şekilde sürdürülmesi beni hayrete düşürdü'' dedi. Başörtüsü yasağına karşı hazırlanan çağrıyı imzalayan kadınlar arasında Tarım ve Tüketicileri Koruma Bakanı Renate Künast, federal meclis eski başkanı Rita Süssmuth, eski bakanlardan Irmgard Schwaetzer ve federal hükümetin insan hakları sorumlusu Claudia Roth gibi tanınmış kişiler de bulunuyor. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:09

İLGİLİ HABERLER