Gündem
  • 9.10.2010 00:00

ARINÇ : "BU HANIMIN ADI ÜMİT AMA BANA HİÇ ÜMİT VERMEDİ!"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgün’ün sorularını yanıtladı. -"ÜMİT HANIM BÜTÜN ÜMİTLERİMİZİ BOŞA ÇIKARDI"- TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda yaptığı "Türbanın kamuya gelmemesi mümkün değil" açıklamasına tepki gösteren Arınç, "Kendisi hakkındaki ümitlerimizin tamamını boşa çıkaran ismi Ümit Hanımefendi, ama bütün ümitlerimizi boşa çıkaran, özgürlükçü görünen ama arkadan korkularla, vehimlerle, endişelerle bu tür sözlerle bendeki kredisini tamamen tüketmiş durumda" dedi. Boyner’in Anayasa referandumu sürecindeki tavrı ve dünkü mülakatı karşısında "tüylerinin diken diken olduğunu" söyleyen Arınç, "Yanlış düşünceler, bunlara katılmıyorum" dedi. -"PAKET OLMAZ, SADECE TÜRBAN OLUR"- Arınç, CHP’nin türban raporu taslağında yer alan YÖK’ün kaldırılması, üniversitelerin özerkleştirilmesi, zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi konuların türban konusuyla birlikte bir paket halinde gelmesi durumunda buna destek vermeyeceklerini ifade ederken "İş sulandırılırsa, genişletilirse, iş başka mecralara dökülmek istenirse bizde eskiden beri güzel bir tabir vardır, işi uyutmak istiyorsanız komisyona havale edeceksiniz" dedi. Arınç, "Bunlar güzel şeyler. Ama arkadaş, topu taca atma. Senin ağzından çıkan söz referandum öncesi türbana özgürlüğü getireceğiz sözüdür. Bunun yanına başka şeyler ilave etme" diye konuştu. Türbanı çözmenin, CHP’nin görevi olduğunu dile getiren Arınç, CHP’nin önerdiği diğer konuların daha sonra gündeme gelebileceğini belirtti. -"ASKERLİK SÜRESİNDE UZUNDA DEĞİL KISADA EŞİTLİĞİ KONUŞALIM"- Arınç, tek tip askerlik konusundaki çalışmanın henüz Hükümet’e gelmediğini, sürenin uzayıp kısalacağı, bedelli askerliğin de yasanın içinde olacağı konularının netlik kazanmadığını belirtti. Askerlik süresinin bu kadar uzun olmasına karşı olduğunu, askerlik süresi konusunda uzunda değil, kısada eşitliğin konuşulması gerektiğini vurgulayan Arınç, konunun seçim öncesinde mutlaka netleşeceğini ifade ederek "Bu kadar konuşulduktan sonra mutlaka bir şey olması gerekir, ortada bırakılamaz" dedi. -"TAHLİYE EDİLENLER KABADAYILIK YAPMASIN"- Ergenekon davası kapsamında uzun süren tutukluluk sürelerinin TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun gündemine de geldiğini kaydeden Arınç, bunu sadece Ergenekon’la sınırlı düşünmediğini, konunun genel bir sorun olduğunu ifade etti. Ergenekon soruşturması kapsamında tahliye edilen eski Türk Metal Sendikası Başkanı Mustafa Özbek’in tahliyesini ve "22 ay savunma yapmadan çıktım, 3 saat önce teröristtim, şimdi ne değişti" sözlerini değerlendiren Arınç, "Bence bu işin keyfini yaşasın, içerideki arkadaşları için de dua etsin, onlar da bir an evvel özgürlüklerine kavuşsunlar. Ama kabadayılık olmaz. Çünkü öyle kabadayılar vardı. Tahliye edip çıktığında 1 buçuk saat kadar televizyon önünde konuşan, sonra tekrar ‘İçeri buyrun’ dendiği zaman da sesi çıkmayan insanlar var. Tahliye edenler sevinsin, inşallah beraat edenler olacaktır, onlar da mutlu olsunlar. İyi bir yargılama, güzel bir adalet hepimiz için gerekli" dedi. -"CHP MİLLETVEKİLLERİ YARGIYI ETKİLEMEYE TEŞEBBÜS EDİYORLAR"- Arınç, youtube yasağının içine sinmediğini, bu konuda bir hukuki düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade etti. CHP’li milletvekillerinin Hanefi Avcı ile yaptıkları görüşmeyi değerlendiren Arınç, CHP’li milletvekillerinin bazı davalarla "avukat gibi ilgilenmesinin" yanlış olduğunu düşündüğünü kaydederken yargı sürecinin devam ettiği sırada yapılan görüşmelerin dışarıya aktarılmasının "yargıyı etkilemeye teşebbüs" olduğunu savundu. Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmelerle ilgili Taraf gazetesinin haberlerinde bahsedilen "balıkçı" hakkında bir bilgisi bulunmadığını belirten Arınç, Öcalan’la temaslar konusunda önümüzdeki hafta Kuzey Irak’la ilgili teskerenin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sırasında bilgi verileceğini açıkladı. -"İDDİALAR GÜLÜNÇ DE OLSA ARAŞTIRILMALI"- Arınç, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in ölümleri hakkındaki suikast iddialarına ilişkin ise şunları söyledi: "Keşke bütün bu olayların gerçek yönleri ortaya çıkarılabilse. Türkiye’de yaşadığımız için ve geçmişte yaşanan bazı olumsuzlukları da birebir yaşadığımız için bu olaylardaki bütün endişeleri, senaryoları, konuşulanları mutlaka araştırmak gerekir diye düşünüyorum. Eğer geçmişte yaşanan, konuşulan bazı olaylar Türkiye’nin yüzünü kara çıkartmaya yönelik bazı tezgahlar, provokasyonları görmemiş, duymamış, yaşamamış olsaydık ‘Bu bir trafik kazasıdır, bu bir şudur, budur’ diyebilirdik. Gene belki öyledir. Ama bunların üzerine gidilmeli, araştırılmalı ve tanıklarıyla mutlaka gün yüzüne çıkarılmalıdır." Arınç, adli yargının iddialar ne kadar basit, gülümsetecek nitelikte olursa olsun bu iddiaları ciddi kabul ederek araştırmasında fayda olduğunu söyledi. Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 02:57

İLGİLİ HABERLER