ARINÇ'TAN ÖZDEMİR ÖZOK'A ELEŞTİRİ...
Adıyaman ziyareti kapsamında Belediye Başkanı Necip Büyükaslan ve Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Çetingül'ü ziyaret eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, daha sonra Adıyaman Barosu'nu ziyaret etti. Baro Başkanı Yusuf Yetiş ve avukatlarla sohbet eden Arınç, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok'un kendisiyle sınıf arkadaşı olduğunu belirterek, meslek kuruluşlarının asli görevlerini yapması gerektiğine dikkat çekti. Özok'u eleştiren Arınç, baroların Anayasa içersindeki meslek kuruluşlarından birisi olduğunu ve bu meslek kuruluşlarının ideoloji merkezi olmasına izin vermemek gerektiğini kaydetti. Arınç, "Barolar Birliği'nin sadece meslektaşlarının çıkarlarını düşünmek gibi öncelikli bir görevi vardır. Dolayısıyla sizin hükümetlerle, başındaki insan kim olursa olsun ister İmam Hatip mezunu, ister lise mezunu; onun zihniyetine, onun mezun olduğu okula bakarak 'Ben seni kabul etmiyorum' deme hakkınız yoktur. Ne Barolar Birliği ne İnşaat Mühendisleri Odası kendi siyasi düşüncelerini ideolojik olarak herkese kabul ettirme noktasında baskı aracı olarak kullanamaz" dedi.
Meslek kuruluşlarının alternatifinin olması gerektiğini vurgulayan Arınç, "Keşke izin ve imkan bulsak da bütün meslek kuruluşlarında alternatif meslek kuruluşlarına izin ve imkan verebilen yasa çıkarsak. Bunu şu açıdan önemsiyorum. Bazı kurumları elde eden, kazanan ve bir şekilde bir yeri elde ettikten sonra orada kendi sultasını kurarak 3-5 tane delege ve alkışçının destek ve oyu ile yıllar boyu o kurumlarda kalan insanların, sadece siyasetçiyi eleştirmeyi görev olarak gören insanlara örnek olmasını diliyorum. Siyasetçiler gelir, siyasetçiler gider ama buradaki baronlar geliyorlar; bir daha da gitmiyorlar. 40 sene, 47 sene aynı kurumun başında ne şekilde kaldığını çok iyi bildiğimiz insanlar elbette çok iyi hizmet vermiyorlar" şeklinde konuştu.
YARSAV üyelerinin demokratik bir seçim olduğu zaman başındaki insanı elemine edebilmeyi başardığını söyleyen Arınç, "Çünkü siyaset kokan, ideoloji kokan derneklerle, kurumlarla Türkiye çok bir şey kazanmıyor. Bizim demokrasinin tüm kurumlarına saygı göstermemiz lazım. O yüzden Barolar Birliği'nin merkezdeki tavrının ne olduğunu çok iyi bildiğimize göre taşradaki baroların onun dışında, onun aksine, ondan daha özgür bir çalışma yapmasına ihtiyacımız var.
Herkes Ankara'da kümelenmiş bir grubun dayatması altında görev yaptığını zannetmesin. Çok şükür her konuda 25-30 civarında farklı konularda Ankara'da baronun tavrını yanlış bulduğunu ve bunu yüksek sesle söylediğini de biliyoruz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 1 Ekim tarihinde yaptığı konuşmayı hatırlatan Arınç, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın 1 saatlik konuşmasını bir kenara koyun.
O konuşma içersindeki bir cümlesi yüzyılın tarihini yazmaya bedel. Diyor ki Sayın Cumhurbaşkanı; 'Devletin bir yüzü olur, iki yüzü olmaz. Devletin derini, yüzeyde görüneni olmaz. Devletin bir yüzü vardır, o da hukuktur' diyor. Bu alkışlanacak bir cümledir. Devlet bazen rutin dışına çıkar diyenlerin kulakları çınlasın. Devlet hukukla vardır, hukuksuzlukla yoktur" diye konuştu.