İŞTE TSK'NIN DERSİM İSYANI GÖRÜŞÜ...
Meçhul bir subayın ihbar mektubuyla birlikte Ergenekon savcılarına gönderdiği belgeler arasında TSK'nın Dersim isyanıyla ilgili çalışması da var.
İhbarcının gönderdiği CD'de yer alan 'Dersim 1937 Analizi.doc' (kitabın analizi) ve 'Dersim 1937 Kitap Özeti.doc' (kitabın özeti) adlı belgelerde Genelkurmay'ın Dersim isyanı görüşü var. Analizi yapılan Dersim isyanıyla ilgili kitap için, "Başta Bilgi Destek kadrolarında bulunan personel olmak üzere, Tüm TSK personeli tarafından okunmasının ve kütüphanelerinde bulundurulmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir" deniliyor.
İŞTE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI'NIN SERVERİNDEN ÇIKTIĞI ANLAŞILAN İKİ BELGENİN TAM METNİ...
1-) KİTABIN ÖZETİYLE İLGİLİ HAZIRLANAN BELGE:
KİTAP ÖZETİ
1. KİTAPLA İLGİLİ BİLGİLER :
a. Adı : Dersim 1937
b. Yazan : Barbaros BAYKARA
c. Çeviren : -
ç. Yayınevi : Akyar Yayınları
d. Yayın Yılı : Ocak 1975
e. Fiyatı : 15.00 YTL
f. Sayfa Sayısı : 289
2. KİTABIN ÖZETİ :
Barbaros BAYKARA tarafından yazılan, Dersim 1937 adlı kitapta; Seyit Rıza’nın Devlete karşı olan isyanı anlatılmıştır.
Dersim 1937 isyanının örgütleyicisi olan Seyit Rıza, tarihte Dersim olarak adlandırılan bugünkü adıyla Tunceli-Elazığ bölgesinde Kürt Alevi’si olan cahil vatandaşları, aşiret reisleri vasıtasıyla kandırarak veya baskı kurarak, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı silahlı çeteler oluşturup, Türk ordusu ile jandarma birliklerine silahlı baskınlar yaptırarak bölgede bir Kürt Devleti kurmaya çalışmaktadır.
Kitapta adı geçen Seyit Rıza’nın genç karısı Besi; fanatik alevi, aşırı Kürt milliyetçisi, iyi silah kullanabilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunlarına uyan insanları hiç acımadan işkence ederek öldürebilen, dayanıklı ve inançlı bir Kürt kadınıdır.
Seyitlik, aşiret reisliği, ağalık düzeni içinde yaşayan insanların sesini çıkaramayıp, haklarını bu sistemden dolayı arayamadıkları kitabın ilgili bölümünde şu şekilde anlatılmaktadır:
“Dedeman Aşireti köyüne mola vermek maksadıyla uğrayan, Besi adlı kadının yanına gelen ihtiyar, Cafer Dede ‘ye ;
- Ey söyle bakalım Cafer Dede. Umumi siyaset durumu nasıl diye sorar. Cafer Dede, Seyit Rıza’nın karısına sağ eliyle sakalını sıvazladıktan sonra heyecanlı olarak anlatmaya koyulur.
“Alamanlar, Capanlarla bir olup Fransızları titretmeye başlamışlar. Ruslar da diş biliyorlarmış. İspanya Yahudileri de, birbirine girmiş. İngiliz Kralı Atatürk’e misafir olmuş. Seferberlikte biz İngilizlerle olsaydık, biz üste çıkardık. Çünkü İngilizler kurnaz adamlar, dünyayı parmaklarında oynatıyorlar. Akıl istersen Frengistan. Güzel istersen Gürcistan, Eroğlu istersen Türkistan, diyerek sözlerine devam etmek isterken Besi hemen söze katılarak ;
Uşaklıktan ruhunuzu benliğinizi kaybetmişsiniz koca bunak! Eroğlu er istersen! Kürdistan’da bulunur diye azarlar. Cafer Dede Besi’nin bakışları arasında korkarak kendini savunmak ister.
Irkımız Hazer Türklerinden gelir. Kitaplar böyle yazar. Büyüklerimiz de böyle söyler. Bunu söylemişti ki, mermiyi alnının orta yerine yedi. (s-20 )”
Besi köylülere dönerek;
“Hazreti Ali Hürmeti için,on iki imam adına bu adam öldürüldü diye belirtmiştir.(s-21)”
Kitapta devletin koruyucusu, kanun adamı jandarma komutanı, Binbaşı Kemal’in yaşadıklarını, seyitlik, aşiret reisliği, ağalık yaparak yanında çalıştırdığı insanlara eziyet eden, cinayet işleyip, kanunsuz işler yaparak Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı ayaklanmalar çıkartmak isteyenleri, nasıl yakalayıp adalete teslim ettiğini anlatılmaktadır. Bir Türk subayının, devleti ve milleti için yaptığı fedakarlıklar ile dürüstlüğü kitabın ilgili bölümünde şu şekilde bahseddilmektedir;
Binbaşı Kemal’in namını duyan Seyit Rıza, binbaşıyı kendine bağlamak için pahalı hediyeler ve 500 altın vermek istediğinde; “ Ben Nuri Bey’e benzemem Seyit Hazretleri (s-52)” diyerek hediyeleri almamıştır.
Türk Hükümeti’nin çıkardığı; Dersim’de yaşayan saf ve cahil halkın ağaların zulmünden kurtaracak olan, 2510 numaralı İskan Kanununun 10’ncu maddesi, yarbaylığa terfi etmiş Jandarma Komutanı Kemal’i rahatlatmıştır.
“ Bu kanuna göre, icra vekilleri heyeti, aşiretlere reislik, beylik, ağalık, şeyhlik, yapmış olanları veya yapmak isteyenleri aileleriyle birlikte yurdun herhangi bir köşesine tehcir edebilecekti. (s-58)
Yarbay Kemal bu kanuna göre Dersim insanına toprak verileceğini şu şekilde anlatmıştır:
“Sizin olacak bu topraklar. Tohumluğunuzu, aletlerinizi hükümet verecek. Şeyhe ağaya ihtiyacınız yoktur. İnsafsızca asırlardır sömürüyorlar sizi. Bugüne kadar haraç ve ağalık hakkı ile sizleri soyup soğana çevirdiler. Ardından da size cesaret verip soyguna çapula, kan davasına sürdüler. Bunların günahı, vebalini de sizlere yıktılar. Sen ağa hatırına hapislerde çürürken, dünyanın tüm nimetleri ile sefa sürdü bu alçak adamlar. Biz sizleri, Dersimli şeyhlerin, ağaların zulmünden kurtarmağa yemin etmiş insanlarız. Açtığımız yollar, kurduğumuz köprülerle yaptığımız okullarla, yeni bir nizam kurulacak burada. Kendi kendinizin efendisi olacaksınız. ( s-147 ) ”
Devletin aldığı kararlara kesinlikle karşı olan, kişisel menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan başta Seyit Rıza olmak üzere bazı aşiret reisleri, devlete karşı silahlı isyanı Kürtçülük adı altında başlatmıştır.
Yarbay Kemal, devlete karşı gelen Seyit Rıza ile diğer aşiret reislerini, barındıkları Kutu Deresi bölgesinde yakalamak için çevre illerden gelen birliklerle geniş çaplı operasyon başlatmıştır. Uçak ve ağır silahların kullanıldığı bu geniş çaplı operasyonda zayiat verilmesine rağmen, isyancıların büyük bir bölümü imha edilmiştir. Teslim olanları ise Elazığ Cezaevine gönderilmiştir. Seyit Rıza’nın karısı Besi’de bu operasyonda Yarbay Kemal tarafından canlı yakalanmaya çalışılmasına rağmen, yakalanacağı sırada teslim olmayıp, uçurumdan atlayarak intihar etmiştir. Kocası Seyit Rıza ise ilk etapta ele geçirilememiştir. Kışın gelmesiyle dağlarda yaşayamayacağını anlayan Seyit Rıza Erzincan girişindeki karakola gelerek Yarbay Kemal’e teslim olmuştur.
Sonuç olarak Seyit Rıza ve yandaşları Elazığ’da yargılandıkları mahkeme tarafından asılarak idam edilmişlerdir.
2-) KİTABIN ANALİZİYLE İLGİLİ HAZIRLANAN BELGE:
KİTAP ANALİZİ
EK - B
1. ANALİZİ YAPILACAK KİTABIN :
a. Adı : Dersim 1937
b. Yazan : Barbaros BAYKARA
c. Yayınevi : Akyar Yayıncılık
ç. Yayın Yılı : Kasım 1974
2. KAYNAK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME :
a. Yazar : Barbaros BAYKARA, 1933 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1954’te İstanbul Gazetecilik Okulundan mezun olmuş, bazı gazetelerde sekreterlik yapmıştır. Halen Anadolu Ajansı’nda çalışmaktadır. Grev Kazanı, Kanayan Toprak, Nefret Köprüsü, Son Oyun ve Tunceli 1938 adlı eserleri mevcuttur.
b. Yayınevi : Akyar Yayıncılık. (Detaylı bilgiye ulaşılamamıştır.)
c. Baskı Adresi : Vilayet karşısı Güncer Han-Kat: 2 Sirkeci/ İSTANBUL
3. ARAÇ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME :
a. Kitap, roman türünde yazılmıştır. 13x19 cm ebadındır. Birinci baskısı Kasım 1974 yılında yayınlanmıştır.
b. 1'inci hamur kağıda basılan kitap, 289 sayfadan oluşmaktadır.
c. Kitabın fiyatı 15,00 YTL olup piyasa şartlarına göre uygundur.
4. İÇERİK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME :
a. Kitabın İçerik ve Üslubunun Propaganda Teknikleri Açısından Değerlendirilmesi :
(1) Kitapta; parlak ve genel anlamlı sözcük ve deyimlerin kullanılması, tanık gösterme, isim takma, halk adamı, ima, kaçınılmaz zafer ve basitleştirme propaganda teknikleri kullanılmıştır.
(2) Yazarın hedeflediği nihaî fikir; genç, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin Dersim Bölgesindeki temel politikalarından birinin, ağa-kul feodalizmini yıkarak yerine, Devlet-halk ilişkilerini geçerli kılacak bir düzenin sağlanması olduğunu belirtmektir.
b. Kitapta İncelenen Konular:
(1) Bölgede ağa-kul ilişkisine dayalı feodalizmin kaldırılıp, yerine laik Türkiye Cumhuriyetine yakışır daha çağdaş ve onurlu bir ilişki olan devlet-halk ilişkilerinin getirilmesi gerektiği,
(2) Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşları arasında ayırım yapmadığı ve haksızlığa uğrayanları koruduğu konuları incelenmiştir.
c. Kitapta işlenen Temalar :
(1) Yüzyıllarca yoksul ve cahil bırakılmış insanlarımız, ağa-devlet mücadelesinde ezilmiştir.
(2) Kürt-Alevi vatandaşlarımıza, Türklerden ayrı bir etnik gruba mensup oldukları fikri, dış
güçlerce benimsetilmek istenmektedir.
(3) Türk topraklarında yaşayan herkes bir bütündür.
(4) Türk Silahlı Kuvvetleri her zaman, vatanın bütünlüğünü koruyacak güçtedir.
(5) Kürtçülük adı altında bölücülük yapan ağalarının gerçek nedeni, menfaatlerini kaybedecek olmalarıdır.
(6) Devlet, bölge halkı çocuklarını eğitmek için tüm olanaklarını seferber etmektedir.
(7) Devlet; cahil ve yoksul insanları ağaların kul ve kölesi olmaktan kurtaracaktır.
(8) Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne isyan eden bölücülerin sonu idam cezasıdır.
(9) Tüm vatandaşlar, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmesi için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
(10) Türkiye’nin parçalanmasını isteyen yabancı güçler, ağaları devlete karşı kullanmıştır.
5. HEDEF TOPLUM İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME:
a. Genel:
Kitap; roman dizisi olarak yazılmış olup, 1936-1937 yıllarında Tunceli-Elazığ (Dersim) bölgesinde yaşanan olaylar anlatılmış, yıllarca halka zulmeden seyit ve aşiret reisliği düzenine işaret edilmiş, bölgede yaşayan fakir, cahil ve Kürt Alevisi olarak adlandırılan vatandaşlarımız hedef alınmıştır.
b. İdeolojik Açıdan:
Herhangi bir ideolojik grup hedef alınmamıştır.
c. Coğrafi Açıdan:
Herhangi bir ideolojik grup hedef alınmamıştır.
ç. Etnik açıdan:
Herhangi bir ideolojik grup hedef alınmamıştır.
d. Politik açıdan:
Herhangi bir politik düşünce hedef alınmamıştır.
e. Dini açıdan:
Herhangi bir dini düşünce hedef alınmamıştır.
f. Ekonomik açıdan:
Herhangi bir ekonomik görüşe yer verilmemiştir.
6. ETKİ İLE İLGİLİ BİLGİLER :
a. Propagandanın Hedeflenen Gruplar veya Kitleler Üzerindeki Muhtemel Etkisi:
Türkiye’yi bölmeye ve küçültmeye çalışan dış güçlerin ve içimizdeki işbirlikçilerinin gerçek yüzlerini, amaçlarını, araçlarını, mevcut durumlarını ve gelecekteki planlarını gözler önüne sermesi nedeni ile, sürekli karşı karşıya olduğumuz tehditler ve çeşitli sorunlar arasındaki bağlantıların kurulmasına destek olacağı ve millî bilinci arttıracağı değerlendirilmektedir.
(1) Propagandanın Genel Etki Analizi:
(a) Dost : Bir Türk subayının ağalık sistemiyle mücadelesi, bunun sonucunda meydana gelen bir isyanı kahramanca bastırması, vatanın bölünmez bir bütün olduğunu savunan dost kitleler üzerinde olumlu etki bırakacağı değerlendirilmektedir.
(b) Düşman : Kitabı okuyan ve devletin bölünmez bütünlüğüne karşı olan düşman kesim üzerinde moral bozukluğu oluşturacağı değerlendirilmektedir.
(c) Tarafsız : Kitabın; Türk İnsanının vatanı için kahramanca mücadele ettiğini ve vatanın bölünmez bütünlüğünün hiçbir zaman bozulmayacağını anlatması nedeni ile tarafsız kitle üzerinde olumlu duygular oluşturacağı değerlendirilmektedir.
(2) Propagandanın İdeolojik Açıdan Etki Analizi:
İdeolojik açıdan bir propaganda içermediği için bu yönde bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmektedir.
(3) Propagandanın Coğrafi Açıdan Etki Analizi:
Coğrafi açıdan bir propaganda içermediği için bu yönde bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmektedir.
(4) Propagandanın Etnik Açıdan Etki Analizi:
Etnik açıdan bir propaganda içermediği için bu yönde bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmektedir.
(5) Propagandanın Politik Açıdan Etki Analizi:
Politik açıdan bir propaganda içermediği için bu yönde bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmektedir.
(6) Propagandanın Dini Açıdan Etki Analizi:
Dini açıdan bir propaganda içermediği için bu yönde bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmektedir.
(7) Propagandanın Ekonomik Açıdan Etki Analizi:
Ekonomik açıdan bir propaganda içermediği için bu yönde bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmektedir.
b. İcra Edilebilecek Karşı Propaganda Faaliyetleri :
Yoktur.
7. ANALİZİ YAPANIN KİTAP HAKKINDAKİ GENEL KANAATİ:
Kitap; emperyalist güçlerin ağalar ve seyitler aracılığı ile cahil, fakir, Kürt kökenli ve Alevi vatandaşları kullandıklarını, karşımıza sürekli tehditler çıkardıklarını, ulus devlet bilincinin aşındırıldığını, etnik farklılıkları çatışmaya sevk etme gayretleri ve ülkemizde potansiyel krizlerin oluşması yönünde politikalarının mevcut olduğunu açıklamıştır. Bu güçlerle mücadelede Türk Milleti olarak, birlik ve beraberliğimizin büyük önem taşıdığı anlatılmakta olup, başta Bilgi Destek kadrolarında bulunan personel olmak üzere, tüm TSK personeli tarafından okunmasının ve kütüphanelerinde bulundurulmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir