Bahçeli : Hiçbir Ülkücü bu HDP dostlarıyla yan yana gelmez, Mayıs'ta bunları maymuna çevireceğiz
Bahçeli'den 'seçim tarihi' açıklaması: Mayıs ayında bu işi bitirelim
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, konuşmasında seçim çağrısında bulunarak "Konuşarak, tartışarak, uzlaşarak, anlaşarak, görüş birliği vasatını oluşturarak Türkiye'mizi hep birlikte seçime taşıyalım. Mayıs ayı içinde bu işi bitirelim." ifadelerini kullandı.
SEÇİM ÇAĞRISI: MAYIS AYINDA BU İŞİ BİTİRELİM
Konuşarak, tartışarak, uzlaşarak, anlaşarak, görüş birliği vasatını oluşturarak Türkiye’mizi hep birlikte seçime taşıyalım, kaldı ki Mayıs ayı içinde bu işi bitirelim, sözü ve kararı hep birlikte aziz milletimizin kutlu iradesine tevdi edelim.
Ne aradığını bilmeyenin bulduğunu anlaması mümkün değildir. Rotası belirsiz, pusulası bozuk, dümeni kırık bir geminin güvenli bir limana yanaşması da akıl ve mantık işi değildir. Bizim rotamız belli, ne aradığımız bilinmektedir. Erdemden mahrum, ezberden mülhem bir siyaset mücadelesi içinde olmadığımızı en iyi bilen sizlersiniz, hülasa Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in her şerefli mensubudur. Her şeyin mühim noktası iyi bir başlangıçtır. İyi bir başlangıç yarı yarıya başarı demektir. Her başarının ardında çalışmanın fazileti vardır. Her başarı sırtını verilen emeklere dayamıştır. Biz çalışmayı hayat ve hürriyet kaynağı olarak kabul ediyoruz. Biz çalışmayı Bulmaca içindeki bulmacaları çözme fırsatı olarak görüyoruz.
Geçmişi masalda, geleceği falda görenleri ciddiye almıyoruz. Sahte demokratları, sanal özgürlük taraftarlarını elimizin tersiyle itiyor, önümüze bakıyoruz. Çıra gibi olup da, isleri ışıklarından çok olanlarla meşgul olmuyoruz. Bundan sonra olmama kararındayız. Ayı olmayan, yıldızı kaybolan sansür edilmiş bir geceye değil, pırıl pırıl parlayan bir gündüzün güneşi olmaya talibiz, bunu da hak ediyor, layık olduğumuzu düşünüyoruz.
Allah’ın izniyle, sabaha ulaşacağız. Gündüzü kucaklayacağız. Güneşin aydınlığında tuğumuzu kaldırıp muzaffer akşamlarda ülkülerimizin sıcaklığıyla coşacağız.
"MİLLETİMİZİN SESİ OLMAK İÇİN ANADOLU’NUN YOLLARINA DÜŞTÜK"
Biz Cumhur İttifakı çatısı altında, cumhurun muazzez irade ve itibarıyla Türk ve Türkiye Yüzyılını gerçekleştirme, aynı zamanda Lider Ülke Türkiye’ye ulaşmaya söz veren, yemin eden vatan ve millet sevdalılarıyız. Bu hissiyat, bu heves ve hedefler sınırlarında ses hızıyla değil, ışık hızıyla çalışmayı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerine bütün imkan ve inancımızla hazırlık yapıyoruz. Gerekli ve yeterli zihni ve siyasi demlenme sürecini yaşıyoruz. Karşımızda utanç duvarı gibi duruş gösterenlerin çalımını bozmak, yenilgi üstüne yenilgiyi tattırmak için milletimizle tek yürek oluyoruz. Müteyakkız bir siyasi tutumla müteselsil çalışmalarımızı yurdumuzun dört bir köşesine yaygınlaştırdık, buna da devam ediyoruz.
Peki bugüne kadar ne yaptık, hangi siyasi faaliyetlerimiz eşliğinde milletimizin gönül kapılarını çaldık? İlk olarak, 4 Eylül 2021 tarihinden 3 Ekim 2021 tarihine kadar dokuz bölge toplantısıyla tesirli bir başlangıca imza attık.
İkinci olarak, 30 Ekim 2021 tarihinden 9 Aralık 2021 tarihine kadar; “Adım Adım 2023, İl İl Anadolu” temalı vatanımızın her köşesine ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. MYK-MDK üyelerimizle birlikte siz değerli milletvekillerimizin katılımıyla milletimizin sesi olmak için Anadolu’nun yollarına düştük. Toplumun bütün kesimleriyle görüştük, dertleştik, çok şükür sözleştik. Muhtarlarımızla, STK’larımızla, odalarımızla, derneklerimizle, esnaflarımızla, emeklilerimizle, işçilerimizle, memurlarımızla, şehit ve gazi yakınlarımızla buluşup özlem giderdik, hedef birliği yaptık.
Üçüncü olarak, 18 Şubat 2022 tarihinden 29 Eylül 2022 tarihine kadar “Adım Adım 2023, İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma” toplantılarımızla 966 ilçemizi kucakladık. Sahaya indik, siyasetin nabzını ölçtük. Her insanımıza elimizi uzattık. Her dileğe, her siteme, her beklentiye kulak verdik, notumuzu aldık.
Dördüncü olarak, 8 Ekim 2022 tarihinden itibaren, “Adım Adım 2023, Köyüm Benim Sohbet Toplantılarını”na başlayarak yurdumuzun her sathının köy köy dolaşılması maksadıyla siyasi çalışmalarımıza hız ve derinlik kazandırdık.
Beşinci olarak 22 Kasım 2022 tarihinde başlayan “Adım Adım 2023, Komşum Nasılsın” temasıyla komşularımızla yüz yüze temas ve ziyareti esas alan faaliyetimizi planlayıp sahaya yansıttık.
Altıncı olarak, 24 Aralık 2022 tarihinde başlamak üzere, “Adım Adım 2023, Ahilerle Günümüz Bereketli Olsun” adıyla esnaflarımızı dinlemeye, onlarla hemhal olmaya, onların yanında ve yöresinde olduğumuzu göstermeye samimiyetle başladık.
Yedinci olarak da, “2023’e Doğru: Adayımız Belli, Kararımız Net” temasıyla; Sivas, Bursa, Kayseri, Erzurum, Konya, Manisa, Elazığ, Samsun ve Mersin açık hava toplantılarımızı muhteşem bir coşku ve katılım eşliğinde icra ettik. Dostlarımızı sevindirdik, düşmanları üzdük. Durmayacağız, bundan sonra çok daha fazlasını yapacağız. 2023 seçimlerini riske atmayacağız. Üzerimize ne düşüyorsa, gücümüz neye yetiyorsa yapacağız, elhak nefes alır gibi çalışacağız.
"PARTİMİZE VERİLECEK HER OY BİZİM İÇİN SİYASİ NAMUSUMUZUN BİR BELGESİ"
Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve Cumhur İttifakı’nın ulaşacağı sonuç; Büyük bir seferberlikle yürütülen fedakârlıkların, gece gündüz demeden harcanan emeklerin, hane hane gezilerek yapılan görüşmelerin, sokaklarda, meydanlarda, çarşılarda, tarlalarda, fabrikalarda dökülen alın terlerinin ve göz nurlarının muhterem eseri olacaktır. Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın koordinasyon ve gözetiminde, bugüne kadar yapılan etkili ve feragat dolu çalışmalardan dolayı siz değerli milletvekillerimize, MYK ve MDK’da görev alan değerli arkadaşlarıma, partimizin il ve ilçe başkanlarıyla birlikte tüm dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Hepinizle iftihar ediyorum. Hepinizle birlikte yol yürümekten, mücadele etmekten kıvanç duyuyorum.
Partimize verilecek her destek ve her oy bizim için siyasi namusumuzun bir belgesidir. Asla ve asla zayi olmayacak siyasal duruş ve kararlılığın ifadesidir ve Milliyetçi Hareket Partililerin ahlakına emanet edilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’na verilecek her destek Türkiye’yi kanatlandıracak ve milli hedeflere ulaşma azmini kamçılayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, sevdalısıdır Türk-İslam medeniyetinin, ümididir İ’la-yı Kelimetullah’ın, yadigârıdır muhterem ceddimizin, simgesidir üç kıtaya yayılmış anılarımızın. Bizim ittifakımız ve davamız umuttur, huzurdur, gelişmedir, büyümedir, kardeşliktir, kaynaşmadır, Türk milletinin ta kendisidir.
"HEPSİNİ BİRDEN MAYMUNA ÇEVİRECEĞİMİZ UNUTULMAMALIDIR"
MHP mensuplarının seçim dönemi boyunca, bütün tahrik ve tertiplere, hile ve tuzaklara, iftira ve fitnelere karşı dikkatli ve uyanık olması öncelikle temennim ve beklentimdir. Malum ve menfur emel sahipleri; Moralimizi bozmak isteyecekler. Mücadelemizi zaafa uğratmanın hesabını yapacaklar. Birbirimize duyduğumuz güveni sarsmak için uğraşacaklar. Karamsarlık aşılayacaklar, kara kampanyalara hız katacaklar. Kuşku uyandırmak ve şevkimizi kırmak için yeni taktikler geliştirecekler. Dedikodu üretecekler, fitnenin dozajını arttıracaklar. Hiçbir arkadaşım böylesi bir operasyona, böylesi bir saldırgan ve sabotaja eyvallah etmemeli, boyun eğmemelidir. Biz bu tip ahlaksız telkinlere karşı tecrübe sahibiyiz. Onların nifak madeni varsa, bizim de hamdolsun çelik gibi imanımız vardır, sapasağlam inancımız vardır, taviz vermeyen irademiz vardır, hepsini birden daldan dala zıplayan maymuna çevireceğimiz unutulmamalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı her siyasal hamlesini sonuç odaklı planlayıp uygulamaktadır.
"HAKLI DAVAMIZDAN ASLA DÖNMEYECEĞİZ"
Davasına inanmış, milletine güvenen, devletini savunan ve demokrasiye bağlı kadrolarımızın ve mensuplarımızın inanç ve kararlılığı eksilmeden sürdüğü takdirde, aziz milletimizin gözüne ve gönlüne çekilmek istenen perdeler birer birer yırtılacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin her bir ferdi, büyük Türk milleti için ülkü edindiği milli devlet ve milli kimliğin korunması ile kalkınma ve demokrasi mücadelesini, alınları ak, başları dik, kalpleri inançla dolu olarak ilelebet sürdürecektir. Haklı mücadelemizden asla dönmeyeceğiz. Döndürmek için köprü başlarını tutmuş olan gafilleri de pişman edeceğiz. 2023 seçimleri; istiklalimizi korumak ve kuvvetlendirmek için muhteşem bir istikbalin temelini kazan cumhur iradesiyle, dış güçlere paryalık ve payandalığa bel bağlamış zillet ittifakı arasında geçecektir. Biz, dünyanın en gözde ve en zorlu coğrafyasında yaşayan ve bundan böyle de yaşamak zorunda olan bir milletiz. Bu nedenle, ne tarihimizi, ne coğrafyamızı ne de kimliğimizi değiştirme arayış ve isteğindeyiz. Ama hep birlikte bu gerçeklerle daha güzel, daha gelişmiş, daha müreffeh bir gelecek inşa edebiliriz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bunun için varız, bunun için de var olmaya devam edeceğiz.
"ZİLLET İTTİFAKI SON KOZLARINI OYNAMAKTADIR"
Ancak CHP’nin başını çektiği zillet ittifakı Türkiye’nin hedeflerini kırmak, büyüme ve gelişme azmini kundaklamak için son kozlarını oynamaktadır. Zillet ittifakı A’dan Z’ye krizdir, kaostur, kamburdur, kangrendir, kabahattir, karamsarlık siyasetidir. Mezkur ittifakın ortak paydasında buluşan her bir parti koltuk ve makam derdindedir. Siyasi rant kavgaları gizlenemez boyutlardadır. Zillet ittifakı Türkiye’ye adeta silah doğrultmuştur. Bu köhne ve kötürüm ittifakın buluşma ve birleşme potasını; devlet ve millet olarak bir arada yaşamanın garantisi olan millî ve üniter devlet yapımızdan duydukları rahatsızlık; Türk tarihini ve kültürünü karalamak için kolladıkları fırsatlar; millet değerlerini aşağılamak için yapılan bozgun siyaseti; Tarihimizi sorgulatmayı amaçlayan hakaret kampanyaları; bölücülüğü aklamaya, terörle mücadeleyi sorgulatmaya dönük alçaklıklar oluşturmaktadır.
Zillet ittifakının bütün yıkıcı ve bölücü girişimlere yataklık yaptığı bu ortamda kirli çabaların maksadının; Türk milletini kendinden kuşku duyan, Ecdadına şüpheyle bakan, millî kimliği ve kişiliği zayıflatılmış, Bölünmeye karşı duyarsız, √ İhanetlere karşı tepkisiz, Bekasını savunma refleksi zayıflamış, kardeşliğini umursamayan, terör ve şahadetler arasında kafası karıştırılmış, kimin dost, kimin düşman, neyin ihanet neyin cesaret olduğu konusunda tereddüt yaşatılan, kendisiyle ve inançları ile problemli bir topluluk haline getirilmek olduğu ortaya çıkmıştır.
Gidişat, milletimizin adım adım ve içten içe önümüzdeki yakın vadede karşısına çıkarılması ve beka düzeyinde sarsıntılara yol açması muhtemel bir travmaya karşı alıştırılmaya çalışıldığının alarmını vermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, egemenlik haklarını ve sınırlarını yüzyıllık bir tarih birikimiyle ve kendi milli gücü ile oluşturmuş bir devlettir. Dünya devletleri ve komşu ülkelerle yapmış olduğu anlaşmaların ve ilişkilerin esasları ile verebileceği milli tavizin son sınırları, bu köklü birikimin ve devlet-millet şuurunun sonucunda belirginleşmiştir.
Cumhuriyetimizin kuruluşu teslimiyetin neden olduğu dayatmaların değil, savaşla ve direnerek kazanılmış bir zaferin getirdiği özgüvenle dünyaya kabul ettirilmiştir. Bu özgüven Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde imha edilmek, değilse bile ağır yaralı hale sokulmak istenmektedir. Müsebbip CHP’dir, İP’dir, HDP’dir, DEVA’dır, seroktur ve vagon halinde arkaya arkaya eklemlenmiş diğer partilerdir. Kılıçdaroğlu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli komutanlarına saldırıp karalama yarışına girmesi bir siyaset tercihinden öte, terörle mücadeleden ödü patlayan, kabuslar yaşayan, uykuları kaçan mankurt ve mandacı bir siyasetçinin karanlık ağzından saçılan kötülük ve nefrettir.
KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ
Yeni nesil fırtına obüslerinden rahatsızlık duyan bir siyasetçi bu milletin evladı olamaz. Altay tankının yapımından korkan bir siyasetçi bu millete hizmet sevdasıyla dolup taşamaz. İHA'larımızdan, SİHA'larımızdan, insansız savaş uçağı Kızılelmamız'dan, Hürjet’imizden, Atak-2 ile Gökbey helikopterlerimizden, 560 kilometrelik menzili olan Tayfun füzemizden, yerli ve milli teknoloji hamleleriyle yapılan diğer silah sanayi ürünlerimizden kimler gocunuyorsa biliniz ki onlar, küresel emperyalizme ruhlarını satan, iradelerini devreden ilkesizlerdir.
Bugün savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı 2 bini geçmiştir. Savunma sanayi alanındaki ihracat rakamı ise 2022 yılında 4 milyar 400 milyon doları bulmuştur. Dünyanın ilk 100 savunma şirketi arasında 7 Türk firmasının bulunuyor olması hepimiz adına gurur vericidir. El alem bize gıptayla bakıyorken, zillet partilerinin tahammülsüzlükleri, kötü niyetleri bir siyaset değil, apaçık bir husumet alametidir.
Kılıçdaroğlu’nun PKK nam ve hesabına konuşması aleni olarak CHP’nin tarihi müktesebatını infaz etmek, yok saymak, üzerini kırmızı kalemle çizmektir. Bu marazi zihniyetin amacı rejim ve devlet krizi çıkarmaktır. Bu işbirlikçi siyaset kofluğunun arzusu asker-sivil gerilimini tetiklemek, bu çerçevede provoke etmeye çabaladığı cepheleşmeyi aşama aşama tırmandırmaktır. Kılıçdaroğlu istese de istemese de, beğense de beğenmese de, çatlayıp patlasa da, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte devlet hayatında birlik ve dayanışma ruhu hakimdir, eski çamlar bardak olmuş, bit pazarının kepenkleri çoktan inmiştir.
Vesayet demek bugünkü CHP yönetimi demektir. Kenan Evren kafası Kılıçdaroğlu’nun kafasıdır. Türk askerine parmak sallama cüreti gösteren Kılıçdaroğlu, zalimlerin lejyonu, bunların sınır devriyesi, kule nöbetçisi, kula kulluk eden çürümüş bir şahsiyettir. Kılıçdaroğlu, bir tarafta terörist Demirtaş’ı sahiplenip serbest kalmasını isterken, diğer tarafta Türk askerini rencide etmektedir. Sorosçu Kavala’ya bir yanda hürmet gösterirken, diğer yanda Türk askerine hakaret seansları düzenlemektedir. Kılıçdaroğlu, HDP-PKK’yı arkalarken, terörle mücadelede destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerini terbiyesizce hedef almaktadır.
"KILIÇDAROĞLU CHP’Yİ HDP’NİN ELİNE REHİN BIRAKMIŞ"
17 Nisan 2022 tarihinde başlayan Pençe-Kilit Harekatı’nda 506 terörist yok edilmiş, 575 mağara kullanılamaz hale getirilmiştir. Kılıçdaroğlu’nun karın ağrısı işte budur. Şikayeti budur. Sorun ve sıkıntısı da bundan kaynaklanmaktadır. Kahraman asker ve polislerimiz bölücü hainlerin kafasını kopardıkça Kılıçdaroğlu titremektedir. Allah izniyle alayınızı birden titretmeye, pençe darbeleriyle sallamaya devam edeceğiz. Hainlere acımayacağız, merhamet göstermeyeceğiz. Ne arıyoruz Suriye’de, ne geziyoruz Irak’ta, ne işimiz var Libya’da, neyin peşindeyiz Akdeniz ve Ege’de diyen Kılıçdaroğlu’nun dili Yunan dilidir, yılan dilidir, Türk’e düşmanların dilidir. Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine atar gider yapan, demokrasi, özgürlük, insan hak ve hürriyetini özümsemekten aciz düşen zillet ittifakı Türkiye’nin önündeki düşman bariyeridir.
Kılıçdaroğlu askere düşmanlık yaparken, HDP’ye zeytin dalı uzatıp dostluk mesajları verecek kadar küçülmüş ve ufalanmıştır. Geçen haftaki grup konuşmasında demiş ki; “Demokrasilerde siyasi partiler kapatılamaz.” “Hazine yardımının kesilmesi demokrasi dışıdır.” Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, HDP’nin yedek kulübesine, siyasi amigoluğuna, ikmal kafilesine, Türkiye aleyhine kurgulanan beşinci kol faaliyetine tam olarak dönüşmüştür. Teröre yardım ve yataklık yapan, bu kapsamda odak haline gelen HDP kapatılmasın da Kandil’e milletimizin vergileri mi aktarılsın? Daha çok mermi almaları mı sağlansın? Daha çok ihanet etmeleri mi teşvik edilsin? HDP’nin kapatılması bir adalet ve demokrasi onurudur. Bu onur yere düşemez, düşürülemez. Bu onurun çiğnenmesini isteyen Kılıçdaroğlu CHP’yi HDP’nin eline rehin bırakmış, PKK’nın güdümüne girmiştir.
Akıl tutulması yaşayıp CHP’li ülkücülerden bahseden Kılıçdaroğlu bilsin ki, hiçbir namuslu ve şahsiyet sahibi Ülküdaşım PKK’yla, HDP’yle, Türk’e kefen biçmek için fırsat kollayan alçaklarla yan yana gelmez, aynı hizada bulunmaz. Sayın Kılıçdaroğlu, yolu doğru olanın yükü ağırdır, ne var ki senin ne sözün sözdür, ne siyasetin siyasettir, ne de yolun yoldur.
Güncellenme Tarihi : 17.1.2023 19:29