"BAKAN BUGÜNE KADAR SÖZÜNDE DURMADI, BAKANIN O GÜNKÜ İDDİALARINI İSPATLAMASI GEREKİYOR"
İRFAN YİRMİBEŞ
İSTANBUL - Devlet eski Bakanı ve Trabzonspor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Futbol Federasyonu Mali Genel Kurulu'nda 80 imza toplanarak olağanüstü kongreye gidilmesinin sağlıklı bir yol olmadığını, zaten kimsenin 80 imzayı da toplayamayacağını belirtti.
Mevcut federasyonun diyet borcu olduğu şeklinde düşünmenin mümkün olduğunu ifade eden Yılmaz, pazarlıklarla yapılan kongrelerde güçlü sonucun doğmayacağını, doğan sonucun da ertesi gün tartışılmaya başlayacağını kaydetti.
Devlet eski Bakanı ve Trabzonspor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, İHA muhabirine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Haluk Ulusoy federasyonunun oluşumunun sakat olduğunu belirten Mehmet Ali Yılmaz, "Bakan Şahin, genel kurul öncesi şimdiki başkan için 'aday olamaz, hakkındaki soruşturmalardan aklanması lazım' dedi. Bir şaibe yöneltti mevcut başkana, o buna rağmen seçildi. Kim ne demiş bilmiyorum ama her ne olursa olsun mevcut başkanın geçmiş yönetimdeki arkadaşlarından hiçbirini bu yeni dönemde yanına almaması bence kuşku uyandıran bir hadisedir. Yani bütün şaibeleri acaba onlar yaptı da ben onlara dahil değilim demek için mi böyle yaptı? Geçmişteki arızalar, arıza diye sunulanlar, tespit edilenler veya edilemeyenler, halen yargıda olanlar insanı rahatsız eder, orada oturmakta güçlük çıkar. Elini masaya vurmasında zorluklar çıkar. Delegeye ambargo koyarak, pazarlıklarla yapılan kongrelerde güçlü sonuç doğmaz, zayıf sonuç doğar ve bu sonuç ertesi gün tartışılmaya başlanır. O da futbola zarar verir. Genel kurul öncesi yaşananlar, tartışmalar mevcut heyeti zayıflattı. Bir ayağını sakat yaptı, kuvvetli doğmasını engelledi. Bunun giderilmesi için mali kongrede ya mevcut federasyon seçime gidecek, ya da 'yeniden seçim yapılacak' diyen bir bakana ihtiyaç var" diye konuştu.
"BAKANIN, O GÜNKÜ İDDİALARINI İSPATLAMASI GEREKİYOR"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'i de eleştiren Yılmaz, "Bakanın da bugüne kadar sözünde durmaması ilginç. Sayın bakan, devleti temsilen bütün kamuoyunun gözü önünde açıklamalar yapmıştır. Bu açıklamaların arkasından herkes onun harekete geçmesini bekliyor. Şahsen ben de çok bekliyorum ve takip ediyorum. Takip de edeceğim. Sporla ilgilenen herkes takip ediyor. Çünkü bir bakan konuşmuştur. Bir bakan boş konuşmaz, çünkü devleti temsil ediyor. Bakanın o günkü iddialarını da ispatlaması gerekiyor" dedi.
Futbol Federasyonu seçimlerinde Ayhan Bermek'in listesinde yer alan Hasan Doğan'ı çok güvendiği bir kulüp başkanının yanılttığını belirten Yılmaz, "Hasan Doğan'ın kongrede çok büyük emeği oldu. Ama kendisini bazı kulüp başkanları yanılttı. Eğer onlar yanıltmamış olsaydı, Ayhan Bermek kazanmış olacaktı. Hasan Doğan'ın çok güvendiği bir kulüp başkanı vardı. Tekrar seçildi, onun desteği olmuş olsaydı, peki olurdu. Böyle konuşuldu, ben duydum" diye konuştu.
Hasan Doğan, 'Bu federasyonun diyet borcu var' sözlerinin hatırlatılması üzerine Yılmaz, "Diyet borcu kimedir. Bu sözle Galatasaray veya başka kulüpler kastediliyorsa önyargılı olmayayım böyle olmuş diye düşünmek mümkün" ifadelerini kullandı.
TFF Mali Genel Kurulu'nda 80 imzanın toplanarak olağanüstü kongreye gidilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Yılmaz, "80 imza toplanarak genel kurula gidilecek söylentileri her zaman olur. Böyle bir yol vardır ve bu yol hukuki bir yoldur. Ancak sağlıklı bir yol değildir. Geçmişte 80 imza toplanıp yapılan kaç tane kongre vardır. 80 imza toplanarak seçime gidilecek lafları safsatadır. Hiç kimse 80 imza toplayamaz. Ancak mali kongrede bakan sözünde durur da 'kongre yapın, bu temizlik yapılmamış' derse kongre olabilir veya mevcut federasyon seçim maddesi koyup genel kurula giderse, o zaman kazanacağı kuvvetle sandalyede daha güçlü oturur. Bu şaibeleri kapatmak lazım. Bu sayın bakanın dediklerini yapmasına bağlı, yapacakları da vardır. Teftiş Kurulu raporu, mali genel kurula kadar sonuç verebilir. O zaman kongre yapılabilir" dedi.
'Olağanüstü kongreye gidilmesi halinde tekrar başkanlığa aday olur musunuz?' sorusu üzerine Yılmaz, "Özerlik yasasını çıkaran, bunu uygulayan ilk kişi olarak sporda adaletin yerleşmediğini gördüğüm zaman, tartışmaların yüksek boyutlara ulaştığı zamanlarda ben de adayım diyorum. Bunu ben düzeltirim diyerek, kendimi ortaya koyuyorum. Özveride bulunuyorum" diye konuştu.
"FATİH TERİM'İ SAHİPLENDİM AMA İSTEMİYOR DİYE BANA KIZDILAR"
Türkiye'nin futbolda başarılı oldukça sürekli başarılı olmanın yolunu aramak yerine, tutucu olmanın yolunu seçtiğini belirten Mehmet Ali Yılmaz, "Kulüp ve milli takım bazında ileriye gidiyorduk. Avrupa'da bunlar bizi geçecek korkuları başlamışken durduk. Çünkü biz başarılı oldukça sürekli başarılı olmanın yolunu aramak lazımken, tutucu olmanın yolunu seçtik. Tutuculuk nedir? Fatih Terim'in milli takımda tekrar göreve gelmesi bir tutuculuktur. Fatih Terim, o görevde bulundu. Ben başkan olsaydım, 'Fatih Terim ile çalışmayacağım' dememdeki amaç kendisini sevmediğimden, bu görevi yapamaz olduğundan değil, bundan sonraki görevinde 'Bu adam nereden çıktı dedirtmesin' diye söyledim. Denecek bakın göreceksiniz. Fatih Terim, elde ettiği irtifayı kaybetmesin diye söylemiştim. Galatasaray'da başarılı oldu, Avrupa'ya ilk giden Türk teknik direktördü. Bu büyüklükleri saklaması, bunları küçültecek davranışları yapmaması veya yaptırmasınlar diye sahiplendim onu ama Fatih Terim'i istemiyor diye kızdılar bana, aslında istemediğimden değil, Fatih'in yüce kalmasından yanaydım. Yeni Fatihler, yeni Mehmet Ali'ler olacaktır. Onu feda etmeme uğruna, bunu feda ediyorsan eyyam başlıyor demektir" diye konuştu.
TFF eski Başkanı Levent Bıçakcı'yı da eleştiren Yılmaz, "Levent Bıçakcı, kendi zamanında yapması gerekenleri yapamayacak bir atalet içerisindeydi. Hareket kabiliyeti yavaştı, intikal geçti. O nedenle bazı şeyler çok gecikti. Bakanlıktan ona yapması için verilenleri yapmadı, geciktirdi. Bakanlık da ona pek bir şey demedi" ifadelerini kullandı.
"FUTBOL DOSTLUK, KARDEŞLİKTİR, BARIŞTIR"
FIFA Tahkim Kurulu Türkiye'nin tüm itirazlarını reddetmesi ile ilgili olarak ise Yılmaz, "Demek ki orada bizim Tahkim Kurulu'nda olduğu gibi cezalar indirilmiyormuş. Disiplin Komitesi, doğru bir ceza vermiş ki, Tahkim Kurulu hemen onayladı. Medya önünde tescil edilmiş olan davranışlarımız, kendimizin yazıp çizdiği dediklerimiz, sahada görülenler, yapılanları inkar etmek bizi çirkinleştirir, doğru göstermez. Bizim savunmamız şöyle olmalıydı. Böyle bir şey oldu ama kazaydı, Türk milleti böyle bir şey istemez. Türk milletini bunun şahsında yargılamayın. Biz bunu yapmadık diye savunma yapmak daha yanlış olur" dedi.
Ligin sonuna yaklaşırken karşılıklı yapılan açıklamalar nedeniyle kulüpler arasında yaşanan gerginliği değerlendiren Yılmaz, "Kulüp başkanları kamuoyunu olumsuz etkileyecek, kamuoyunda şüphe uyandıracak, kaosa neden olacak açıklamalardan çekinmeli. Yöneticiler ve başkanlar, böyle konuşma hakkına sahip değiller. Her kulüp önce kendi takımıyla ilgili işleri iyi yapmalı. Onun hak, hukuk ve menfaatini sportif zeminde aslanlar gibi mücadele ederek, saha dışında ise haklarını yedirmeyerek büyüklüğünü göstermelidir. Basında verdiği beyanatlarla değil. Futbol dostluktur, kardeşliktir, barıştır" diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 07:47