Gündem
  • 14.2.2006 10:08

BAŞBAKAN'A YUMURTA ATMAK SUÇ, KADIN GAZETECİYİ TAŞLAMAK DEĞİL!

TUTUKLAMA KARARINA ELEŞTİRİ


BAŞBAKAN Erdoğan'a Mersin gezisi sırasında yumurta atan 5 kişinin tutuklanması şaşkınlıkla karşılandı. İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu, protestocuların tutuksuz yargılanabileceklerine dikkat çekti.
Gözaltına alınan 9 kişiden Bozan Göçer, Şenol Yalçınkaya, İbrahim Polat, Ramazan Tunç ve Mahir Nasıroğlu'nu, "devlet büyüklerine hakaret" suçundan tutuklanmasını değerlendiren Kolcuoğlu, "101. maddeye göre, delilleri yok etmek, kaçma şüphesi taşımak gibi nedenlerle tutuklama kararı verilir" dedi.
"Bu kişiler tutuksuz olarak da yargılanabilirdi" diye konuşan Kolcuoğlu, Ermeni konferasınsı sonrası Erdal İnönü'ye saldırıyı örnek vererek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bence bu karar, yargının tepki kararıdır. Erdal İnönü'ye de yumurta atılmıştı. Erdal İnönü bunun için dava açma gereği bile görmedi. Bu protesto biçimini suç olarak bile kabul etmedi. Dünyada da birçok devlet adamına yumurta, pasta atılmıştır, ama böyle bir tutuklama hiç olmadı. Burada delili karartmak diye bir şey de olamaz. Delil atılan yumurta işte."

'Garibime gitti'
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Alacakaptan: "Daha özgürlükçü yeni kanunlar dikkate alındığında, suçluluğu hakkında kesin bir sonuca varılamayan kişilerin özgürlüğünden yoksun bırakılmasında çok dikkatli olmak gerekir. Kaldı ki, artık tutukluluk yerine uygulanabilecek başka tedbirler de var. Ben hakaret suçlarında tutuklama yapıldığını duymadım. Bu yüzden, alınan karar garibime gitti. Eğer sanıklar mahkûm olmazlarsa, mahkûm oldukları süre tutuklu kaldıkları süreden kısa olursa, 'haksız tutuklama' nedeniyle tazminat davası açabilirler."

<ı>İngiliz örneği
<ı>İngiltere Eğitim Bakanı Ruth Kelly'ye yumurta atan Mike Downs tutuksuz yargılanıyor.

KADIN GAZETECİNİN LİNÇ KÂBUSU


KONYA'DA karikatür protestosu yürüyüşünde başı açık olduğu için kendilerini tahrik ettiği gerekçesiyle bir grubun saldırısına uğrayan Sabah Gazetesi Muhabiri Aliye Çetinkaya, olay anında linç edilmekten korktuğunu söyledi. Çetinkaya, geçen cumartesi günü yaşanan olayı şöyle anlattı:

Görevliler de üzdü
"Yaklaşık 30 basın mensubu vardı. Daha iyi fotoğraf çekebilmek için otobüsün ön kısmına geçtim. Sloganların ardından Kuran okundu. Mitingi düzenleyen grubun başındaki kişinin konuşması başladıktan bir dakika sonra sakallı bir adam, 'İndirin bu kâfir kızı, kahpe!' diye bağırmaya başladı. O arada omzuma bir ayakkabı geldi. Kafamın üstünden sert bir şey geçti. Arkadaşlarım sonradan, taş ve çakmak attıklarını söyledi.
Mitingi düzenleyen yetkililer geldi ve 'Aliye Hanım aşağıdaki insanları tahrik ediyorsunuz, hemen inin. Sonra onlara sahip olamayız, başınıza çok daha kötü şeyler gelebilir' dedi. Görevimi yaptığımı, kimseyi de tahrik etmediğimi söyledim. İnmezsem beni zorla atacaklarını söylediler. Baktım olay büyüyecek, otobüsün içine girdim."
Olay anında linç edilmekten korktuğunu söyleyen Çetinkaya, "Zaten duygusalım. Kendime hâkim olamadan gözlerimden yaşlar dökülmeye başladı. Sırf korku yüzünden. Başıma bir şey gelseydi o insanlar 'Cihat yaptık, Allah yolunda öldürdük' diyeceklerdi.
Aliye Çetinkaya'ya taş ve ayakkabı attıkları gerekçesiyle gözaltına alınan iki zanlı serbest bırakılmıştı. CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen olayı Meclis'e taşıyarak, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:01

İLGİLİ HABERLER