Gündem
  • 31.10.2008 12:59

BAŞBAKAN'DAN IMF'YE REST

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, IMF yapılabilecek olası bir anlaşmaya ilişkin olarak, ''Yani sen kalkıp da 'karayolları inşaatlarını durdur' diyecek olursan kusura bakma deriz. Böyle bir şeye de mecbur değiliz. Biz kendi yağımızla kavrulmasını biliriz'' dedi.
Erdoğan, ''IMF bize bu sıkıntılı dönemde 'ben sizlere borç vermiyorum' derse vermeyebilir. Vermek zorunda da değil. Çok da ihtiyacımız yok. Bunu da özellikle söylemek isterim'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı İgor Chudınov ile Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleştirilen başbaşa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi ve soruları yanıtladı.
Erdoğan, ''Geçen hafta yaptığınız basın toplantısında, mevduata güvence konusunda hükümete yetki verilmesine ilişkin 'kriz ortamı yaratır' değerlendirmesi yapmıştınız. Dün Meclis'te bu yönde bir düzenleme yapıldı, bu yetki kullanılacak mı?'' sorusu üzerine, "Bir yanlış anlaşılma olmasın. Hükümete yetki verilmesi kriz meselesi, bir defa yanlış bir anlaşılma var. Bir defa biz hükümetiz. Nasıl olur da bizim alacağımız bir yetkinin krize sebep olacağını savunuruz, böyle bir şey olmaz. Böyle bir yetkiyi alıyorsak krizi ortadan kaldırmak veya krizi yönetmek için alırız. Nitekim de talep edişimizin altında yatan gerçek de budur. Bu kriz dönemini çok daha farklı çok daha olumlu istikamette yönetebilmek içindir" yanıtını verdi.
''Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile İhtiyati Stand-By konusunda yol alındığını söyledi sizin bu konuda şartlar olduğunu söylemiştiniz. Bu şartlar konusunda anlaşma sağlandı mı? sorusuna da Erdoğan şu yanıtı verdi:
''İkinci sorunuza gelince bununla ilgili olarak yine aynı şeyleri söylüyorum. IMF bu noktada karşılıklı çıkara dayalı olarak bir yaklaşım gösterecek olursa biz zaten varız. Daha önce de ifade ettiğim gibi biz IMF'ye karşı olumsuz bir tavrın içinde olan bir ülke veya bir yönetim değiliz. Ama dediğim gibi yine orada da söyledim, bizim ümüğümüzü sıkıp da 'Yatırımları durdur büyümeyi düşür ondan sonra bütçende şu kadar daha bunu aşağı indir' derse bu 'çalışma' demektir. Biz çalışan bir ülkeyiz, çalışan bir hükümetiz, çalışan bir yönetimiz. Dolayısıyla böyle bir anlaşmaya evet diyemeyiz. Yani bu konuda bütçede bizim bazı rezervlerimiz var. Bunu arkadaşlarım kendilerine söylemiş olması lazım. Maliye Bakanıma da gerekenleri söyledim zaten.
Aynı şekilde büyümede bizim hedeflerimiz var. Bir defa bu hedeflerin altına düşemeyiz dedik. Bunu da yine arkadaşlarım kendilerine ilettiler. Bunun yanında yatırımlardan bu çerçeve içerisinde zaten vazgeçemeyiz. Yatırımlarımıza da devam edeceğiz. Çünkü Türkiye büyüyen, kalkınan bir ülke. Yıllarca geri kalmışlığın bedelini ağır ödemiş bir ülke. Biz bu makas açığını bir defa kapatmaya çalışan bir ülkeyiz. Yani sen kalkıp da 'karayolları inşaatlarını durdur' diyecek olursan 'kusura bakma' deriz. Böyle bir şeye de mecbur değiliz. Biz kendi yağımızla kavrulmasını biliriz. Bu altyapı çalışmalarını da sürdüreceğiz. Üst yapıya yönelik çalışmalarımızı da sürdüreceğiz. Bu konuyla ilgili olarak da eğer IMF, bize bu sıkıntılı dönemde 'ben sizlere borç vermiyorum' derse vermeyebilir. Vermek zorunda da değil. Çok da ihtiyacımız yok. Bunu da özellikle söylemek isterim. Zira geçenlerde Merkez Bankası Başkanımız da bununla ilgili açıklamasını zaten yaptı. Ben de burada bunu yine özellikle ifade etmek istiyorum. Türkiye güvenli bir limandır.
Başbakan Erdoğan, inşaat sektörünün gelişimine ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:
''İnşaat sektörü noktasında Türkiye'de durum biraz farklı. Bildiğiniz gibi 2008 yılbaşı itibarıyla bir sıkıntı süreci başlamıştır. Özellikle dünyada demir çelik fiyatlarının, çimento fiyatlarının hızlı artışı nedeniyle... Bu son küresel krizle bağlantılı değil. Tabii daha ABD'de mortgate süreciyle bağlantılı bir durum söz konusu oldu. Türkiye ise bu konuda, toplu konut projeleriyle aslında inşaat sektöründe sürekli hareketliliği yaşayan bir ülke. Özellikle son 6 yıl içerisinde TOKİ olarak 320 bin konut yaptık, bunun 220 binini sahiplerine teslim ettik. Hedefimiz 500 bine ulaşmak. Bu inşaatlarımız durmuyor, devam ediyor.
Özel sektörün inşaat alanında hızla devam eden çalışmaları vardı ama 2008'in yılbaşı itibarıyla demir çelik gelişmeler ve çimento fiyatlarındaki artışlar süreci biraz yavaşlattı. Fakat biz devlet olarak yatırımlarımızı durdurmadık, yatırımlarımıza devam ettik. Son olarak da GAP, Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi konularında attığımız adımlarla bu süreci daha da hızlandırdık. Çünkü şuna inanıyorum ki böyle bir sıkıntılı dönemde yatırımların devamı bizi çok daha güçlü hale getirecektir; ben hala da böyle inanıyorum. Bu süreçte aldığımız bazı tedbirler oldu. Demir fiyatlarına yönelik bir düzenleme yaptık. Fakat dünyada demir çelik fiyatlarına yönelik ciddi düşüş söz konusu. Aynı şekilde çimento fiyatlarında da düşüş var. İnanıyorum ki İnşaat sektörü özel sektörde de yeniden hareketlenme içerisine girecektir. Bizdeki tablo bu.''

İLGİLİ HABERLER