Gündem
  • 28.1.2022 23:02

Bay Kemal'dan U dönüşü :

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır mitingi öncesinde, "Bu ülkeye demokrasi gelecekse bunun yolu Diyarbakır’dan geçer" demişti. Bu sözlerine İYİ Partilerden çok sert tepki geldi.
Gelen tepkiyi gören Kılıçdaroğlu müthiş bir U dönüyü yaparak, "Diyarbakır'a gideceğim için öyle dedim. Rize'ye gidecek olsam başka şey derdim" dedi.

Birgün’den Nurcan Gökdemir’e konuşan Kılıçdaroğlu “Diyarbakır ziyaretime ilişkin demokrasi vurgusu yaptım ama bu oraya özgü bir vurgu değildi. Örneğin Rize’ye de diğer illere de gitsem demokrasi vurgusu yapardım.” dedi.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına değinerek “Adayın siyasetçi olması lazım.” ifadelerini kullandı.

“Kemal Kılıçdaroğlu AB büyükelçileriyle buluşmasında DEVA Partisi'nin muhalefetin ekonomi programı için taslak hazırladığını açıkladı”. İddiasına da değinen CHP lideri, “Hiçbir konu hiçbir siyasi partinin tekeline verilemez.” dedi.

‘MOBESE’ TARTIŞMALARI

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Demokrasinin olmadığı ülkelerde otoriter yönetimler, toplumu baskılamak için yasa dışı yollarla delil üretmek isterler. Toplumun duyarlı kesimlerini dinleyip oradan elde ettikleri gayri resmi bilgilerle onların üzerinde baskı kurmak isterler. Demokrasilerde bu kabul edilemez. Belediye başkanlarımızın, bizim telefonlarımız dinleniyor. Ama şu bir gerçek ki ne yaparlarsa yapsınlar, biz yasa dışı hiçbir olayın içinde değiliz. Yaptığımız her şey yasal. Bizi dinlemelerinden son derece memnunuz. Umarım bizi örnek alırlar. Bu şekliyle dinlemek, devleti yönetenlerin korkularından kaynaklanıyor. Korkunun esiri olan bir yönetici ise ülkesini sağlıklı yönetemez. Adaletli ve ahlaklı yönetim sergileyemez çünkü siz daha baştan tüm kuralları ezerek yasa dışı yola başvuruyorsunuz. Mevcut AKP yönetimi bu haliyle otoriter bir rejimdir. Vatandaşlarımızın bunu korku unsuru olarak kabul etmemelerini isterim. Zaten burada ne konuşuyorsak dışarda da onu konuşuyoruz.”

‘DİYARBAKIR’ ELEŞTİRİLERİNE YANIT

Kar yağışından dolayı ertelenen Diyarbakır ziyaretine dair de konuşan Kılıçdaroğlu, “Diyarbakır ziyaretime ilişkin demokrasi vurgusu yaptım ama bu oraya özgü bir vurgu değildi. Örneğin Rize’ye de diğer illere de gitsem demokrasi vurgusu yapardım. Bölgede geçmişte büyük acılar yaşandı. Şehitlerimiz var, insanlar büyük acılar yaşadılar. Terörün bölgede çok etkin olduğunu biliyoruz. Bugün için çok minimize edilmesi, hepimizin de mutlak arzusu. Terörün insanlık suçu olduğunu biliyoruz ama terörle mücadele ediyoruz derken demokrasi askıya alınıyor. Demokrasi askıya alınırsa da en çok terör örgütlerine prim verirsiniz. Toplum üzerindeki kurulan baskı, bu baskının yoğunlaşması, belli kesimlerin terör örgütlerine sempati duyulmasını sağlar. Havalar biraz daha ısınınca daha iyi koşullarda Diyarbakır’a mutlaka gideceğim. Eğer Diyarbakır’a belirlediğimiz tarihte gitmiş olsaydım cezaevinde işkence görmüş bir yurttaşı da ziyaret edecektim. İşkence suçu, o dönemin yetkilileri gözetiminde gerçekleşmişse onlarla helalleşmemiz lazım. Diyarbakırlılara sadece demokrasi değil, insan hakları, ekonomi, işsizlik hakkındaki fikirlerimi ve çözüm önerilerimi anlatacağım” dedi.

İLGİLİ HABERLER