KAYNAK : Haber Vitrini
DEVLET'TE ŞİMDİ DE 'DENETLERİM-DENETLEYEMEZSİN' KAVGASI BAŞLADI
Türkiye 'kurul'lar ülkesi olmuş. Her yerde bir 'kurul' çıkıyor. Kimisi 'kurul'la yetinmeyip 'üst kurul' unvanını kullanıyor. Kurullarda görev yapanların önemli bir kısmının, alanlarında uzman kişiler olmadığı da biliniyor. O kurullarda çalışanların her şeyi ayrıcalıklı. Bugün birçok kamu kuruluşundan, 'kurul'lara geçebilmek için uğraşanların sayısı az değil.
Sadece Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nda geçebilmek için 20 bin kişi başvurmuş. Çünkü maaşları hayli yüksek. Kurulların yanı sıra Merkez Bankası ve TRT de maaş yönünden 'gözde' kuruluşlar arasında yer alıyor. Nedendir bilinmez, kimse de bu ayrıcalığın kaldırılması için kılını kıpırdatmaz. Hatta fırsat buldukları zaman, bir yakınını oraya aldırabilmek için ricada bulunurlar.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu da (BDDK) gözde kuruluşlardan birisidir. Ancak hiçbir kurum ilgili makamlara karşı 'sorumsuz' değildir. Nitekim dün AKP İstanbul Milletvekili Emin Şirin, TBMM Başbakanlığı'na verdiği ve Başbakan Abdullah Gül tarafından cevaplandırmasını istediği soru önergesinde, bu rapordan söz etti.
Olayın öyküsü
BBDK'nın 18 Haziran 2002 tarih ve 742 sayılı kararı ile, Pamukbank A.Ş., Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildi. Bu işleme karşılık, Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet, 31 Temmuz 2002 tarihinde BBDK yetkilileri hakkında şikayette bulundu. Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Oduncu, 12 Ağustos'ta iddiaları araştırmak üzere başmüfettişler Muhsin Biçer, R. Bülent Tarhan ve Sinan Erol'u görevlendirdi. Müfettişlere konunun incelenmesi ve gerekirse soruşturulması talimatı verildi.
Üç müfettiş çalışmalarına başladı. 16 Eylül'de Teftiş Kurulu Başkanlığı'na 23 sayfalık bir rapor verdiler. Rapor, olayın aydınlatılması bir yana, iyice karmaşık bir hal aldığını ortaya koyuyor. Şimdi olay Pamukbank'tan çıktı, BDKK'nın durumunu tartışmalı hale getirdi.
İşte o rapor
Başbakanlık başmüfettişleri Muhsin Biçer, Bülent Tarhan, Sinan Erol'un hazırladıkları raporun sonuç kısmını okuyorum:
'Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun, kanundan kaynaklanan son derece açık inceleme ve soruşturma yetkisine ve 13 Ağustos'ta, BDDK Başkanı'nın odasında yapılan görüşme sırasında, Başmüfettişliğimizce talep edilen bilgi ve belgelerin verilmesi hususunda mutabakata varılmıştı.
Varılan mutabakata rağmen, BDDK Başkanı'nın 22 Ağustos'ta gönderdiği yazıda, 'Başbakanlık Müfettişleri'nin, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nda / Kurulu'nda inceleme, araştırma, soruşturma ve teftiş yapmak ve yaptırmak görevi ve yetkilerinin bulunmadığı kararlaştırılmıştır' denildi.
Bu durumda, kanuna uygun olarak intikal ettirilen şikayet konusunun tarafımızdan incelenmesi ve soruşturulması fiilen imkansız hale gelmiştir.
Bu itibarla;
a) Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet'in 31 Temmuz 2002 tarihli dilekçesi ve eklerinde yer alan iddiaların ciddi olması, raporumuzun 'inceleme' bölümünde yer alan kimi bulguların, hazırlık soruşturması açılmasını gerektirecek önem ve ciddiyette bulunmuştur.
Başmüfettişliğimizce yapılmak istenen inceleme ve soruşturmaya, yukarıda açıklanan nedenlerle olanak ve fırsat verilmediğinden gerek kamuoyunda, gerekse şikayetçide oluşan tüm kuşku ve tereddütlerin ortadan kaldırılması amacıyla, iddialara ilişkin olarak bir hazırlık soruşturması başlatılmasının ve bunu teminen ilgili Bakan tarafından, Pamukbank'a el koyma kararında imzaları bulunan BDDK Başkanı ve üyeleri hakkında öngörülen izinin verilerek, dosyanın yetkili ve görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesinin uygun olacağı,
b) Danıştay 10'uncu Dairesi'nde görülen dava ile, hazırlık soruşturması açılması halinde, soruşturmanın sonuçlanmasına kadar geçecek süre içinde kamu davası açılması halinde, yargılama sonuna kadar Pamukbank A.Ş.'nin satışı ile ilgili işlemlerin durdurulması hususunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun uyarılması gerektiği,
c) BDDK Başkan ve üyeleri, Başbakanlık Makamı'nın 08.08.2002 tarihli, 'olur' emirleri ile Başmüfettişliğimiz'in ilgili yazısının gereğinin yerine getirilememesine sebebiyet verdiklerinden, haklarında 'yetkili makamlar tarafından (...) kanun ve nizamlara aykırı olmayarak verilen bir buyruğu (dinlememek)' fiilini düzenleyen, TCK'nın 526'ncı maddesi uyarınca kamu davası açılmasını teminen, ilgili Bakan tarafından gerekli iznin verilmesinin uygun olacağı, kanaat ve sonucuna varılmaktadır.'
Bu rapor bugüne kadar 'dokunulmazlık zırhı' içinde olan BDDK'nın gerektiği zaman Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından soruşturulup soruşturulamayacağı konusunda da bir netlik kazanması açısından önem taşıyor.
Böyle sıkıntılı işler hep Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Oduncu'yu bulur. Oduncu, bir gün aniden kalp rahatsızlığından hastaneye kaldırıldı ve 4 damarı değiştirildi. Şimdi sağlık durumu iyi ve göreve başlamaya hazır...
(Saygı Öztürk/ Star)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:46