Spor
  • 3.1.2007 16:08

"BUGÜNKÜ DURUMDA BEN DE OLSAM TRABZONSPOR'U KURTARAMAM"

Trabzonspor'un eski teknik direktörü Şenol Güneş, Uzak Doğu'ya yeni bir misyon ve heyecanla gittiğini söyledi.
Güney Kore'nin FC Seoul takımıyla anlaşan Trabzonspor'un eski teknik direktörü Şenol Güneş, Usta Otel'de düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında yeni görevini, futboldaki son gelişmeleri ve Trabzonspor'un durumunu değerlendirdi. Uzak Doğu'ya yeni bir misyona soyunarak gittiğini belirten Şenol Güneş, Avrupa'da futbol alanında yaşanan doymuşluğun üst seviyede olduğunu, Uzak Doğu'nun bu bakımdan farklı olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, Avrupa'daki futbol anlayışına uyum sağlayamadığına dikkat çeken Güneş, şöyle konuştu: "Uzak Doğu futbolda yeni bir dünya. Batı'da ticari boyut üst seviyeye çıktı. Batı da olan doymuşluk en üst seviyeye ulaştı. Güney Kore'nin benim açımdan da yeni bir dönem olacağını düşünüyorum. Ekonominin yanında futbola olan açlık çok fazla. Futbolda yenilik yapma adına uğraşları var. Türkiye'de, Avrupa veya Brezilya'da nerede futbol var orayı araştırıyor öğrenmek istiyorlar. Onlara biraz katkı yapmayı düşünürken, kurumsal kimliklerini de görme imkanı bulacağız. Böyle bir görevi üstlenmek bana onur verecek. Şu an 1967'de futbola ve 1987'de antrenörlüğe başladığım anın heyecanının aynısını yaşıyorum"
Milli Takım'da görevinden ayrıldıktan sonra Türkiye'de çalışma imkanının zor olduğunu ve teklif edilen diğer görevlerin kendisine bu kadar heyecan veremeyeceğini anlatan Şenol Güneş, sözlerine şöyle devam etti: "Ancak çok şey borçlu olduğum Trabzonspor'u geri çeviremedim. Fakat bu süreçte hem ben hem de takım yara alınca ayrılmak zorunda kaldım. FC Seoul genç bir takım. Kore'de ilk üç takımdan biri. Yeni bir döneme başlayacağım. Nelerin beni beklediğini bilmiyorum. Amacım oradaki futbola katkı yapmaktır."
Türkiye'nin Güney Kore'ye 200 milyon dolar ihracat yaparken bu ülkeden 3 milyar dolarlık ithalat yaptığını belirten Güneş, Güney Kore halkının Türkler'i çok sevdiğini, bu durum dikkate alınarak iki ülke arasında Türkiye aleyhine işleyen durumun turizm, spor, sanat alanındaki imkanlar ve kendisinin gidişiyle tersine çevrilebilmesi umudunu taşıdığını ifade etti.
TRABZONSPOR'UN DURUMU ÜZÜNTÜ VERİCİ
Trabzonspor ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Güneş, takımın bulunduğu durumu 'üzüntü verici' olarak niteleyerek, başarıların olduğu gibi başarısızlıkların da yönetimlere ait olduğunu ifade etti.
Bugün Trabzonspor'un geldiği noktaya üzüldüğünü belirten Güneş, şöyle konuştu: "Trabzonspor, sonuç olarak başarısız görülüyor. Ama Trabzon'un camia olarak büyüklüğü ve başarılarını biliyorum. Bu noktada bir deneyimi var. Hata ve sıkıntıları da var. Bu hatalar herkesin başına gelebilir. Ama önemli olan bu başarısızlıkların nasıl değiştirilebileceğini araştırmak ve bu da Trabzonspor'un sahiplerine düşen bir görevdir. Teknik heyet ve yönetimi incitmeden onlara yön vermek lazım. Bir hata yapıyoruz. Hocalar, yönetimlere saygısızlık olmasın diye uzak durarak, onların belki de hata yapmasına neden oluyor. Yönetimin karar payı yüzde 40 ile 60 arasında olmalı. Aksi halde sürekli borç yapan ve borcu ortadan kaldırmak isteyen takım ve oyuncular gelir. Bu kadronun ve bu takımın da ilk 5'e gireceğini düşünüyorum. Ama öylesine yanlış ve sıkıntılar olmuş ki onların hala çözüme kavuşmadığını görüyorum. O hatalar olmazsa Trabzonspor, bugün ilk 5'te olurdu. Büyük para harcayarak yapacağı transferler Trabzonspor'u şampiyon yapmaz, dibe götürür."
Yönetimde sen-ben kavgasının arttığını ve bu durumun bölünmelere neden olduğunu söyleyen Güneş, çözüm için bir araya gelinemediğini söyledi.
Trabzonspor'un sadece bugünkü yönetime bırakılmayarak bir Trabzonspor Anayasası oluşturulması gerektiğini dile getiren Güneş, şöyle konuştu: "Ortaya çıkacak fikirlerden sonra ben de yönetici olarak gelsem, nasıl bir bütçeyle çalışacağım, nasıl oyuncu alacağım belli olmalı. Bunlar kesinlikle kağıt üzerinde olmalı. Aksi halde herkesin elinde başka yere gidiyor Trabzonspor. Biz maddiyatı tutacağız ama onları asıl tutacak değerler Trabzonspor'un değerleri olmalı. Trabzonspor, yeni bir Trabzonspor olgusunu ortaya koyarak yarışa girmelidir."
Bu günkü antrenörlerin Trabzonspor'u kurtaramayacağını anlatan Güneş, şöyle konuştu: "Bu lafımı Ziya Doğan ile ilgili söylemiyorum. Ben de olsam aynısı olur. Çünkü tek başına hiç kimse bir şey ifade etmez. Hiç kimse kendi çıkarını kulübün üstünde düşünmemeli. Bu yönetimin hataları var, eksikleri var. Ama onların da sorunları var. İyi yapmaya çalışırken, yanlış yollara gidebilirler. İyi transfer için fazla para harcarken, yanlış yollara girilebilir. Ben ayrıldıktan sonra iyiye gidildiğini görmedim. Ayrılığın bana yararı yok. Takıma yararı olacağını düşündüm ama olmadı. Saha sonuçları değil, ilkelerin değişmesi lazım. İlke ve prensipler ortaya konacak. Bunlar antrenör, yönetim, oyuncu ve taraftar için olmalı. Tesislere gittiğimde jandarma koruyorsa orayı, kapatırım o kulübü. Kendi başarılarımız kulübün üstüne çıkmamalı. Takım büyümüyor ama antrenör, ama yönetici ama sporcu büyümeye çalışıyor."
TÜRKİYE'DE KULÜPLER PATRON ZİHNİYETİYLE YÖNETİLİYOR
Türk futbolunda yapısal sorunları dile getiren ve çözüm önerileri sunan Güneş, yaşanan sorunun temelinde UEFA ve FIFA kriterlerine Türkiye'deki kulüplerin uymamasının yattığını ileri sürdü.
Kulüplerin halen patron zihniyetiyle yönetildiğini söyleyen Güneş, "Seçim kazanabilirsiniz, bu başarıdır. Ama asıl başarı kulübü yönetmektir. Yönetim bir antrenör alıp da onu suçluyorsa, yönetimin orada yeri yok. Eğer medya mensubuna antrenörünüzü suçluyorsan elirten Güneş, ız, kendi başarısızlığınıza 'kılıf arıyorsunuz' demektir. Siz görev verdiğiniz kişiden şikayetçi olamazsınız. Bu sadece bizim yönetimin değil, Türkiye'nin sorunudur. Yöneticiler düşünce üretmiyor, uygulama yapıyor. İşi bilen adama fikir verilir. Yöneticiler de bu işi bilmeli ve aklıselim olmalı" diye konuştu.
Güneş, iddia edilenin aksine bugüne kadar hiçbir şekilde siyasete girmeyi düşünmediğini, bunun gündeme getirilmesinin hem kendisine hem de Trabzonspor'a zarar verdiğini belirterek, kendisinin bu tür olaylarla anılmaktan rahatsız olduğunu söyledi.
Türkiye Futbol Federasyonu ile ilgili yaşanan tartışmalarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Güneş, şöyle konuştu: "Seçimin neden yapılmak istendiğine bakmak lazım. O anlatılamadı tam olarak. Seçime gerek kalmadan bahsedilen olumsuz şeylerin halledilebilmesi lazım. Şüphelerle, güvensizlikle yaşayamayız. Seçimle gelen seçimle gitmeli. Güvenmeyen bu yönetime neden güvenmediğini ortaya koymalı. Gelişmeler Fatih Terim'i de, A Milli Takımı da etkilemez."
Trabzonspor'da son döneminde özellikle Futbol A.Ş.'nin başına geçmemek ve kararsız bir tavır sergilemekle suçlanan Güneş, ilginç bir benzetmeyle kadınlar gibi sürekli arkasından konuşulduğundan yakındı. "Sokaktaki kadınlar gibi dedikodu yapanlar var" diyen Güneş, "Dertleri varsa gelsin bana söylesinler. Yüzüme söylesinler. Antrenörlüğü bilmediğimden, disiplinsizliğimden, kararsızlığımdan dem vurdular. Ben böyle biri değilim. Ben üstlerine gitsem, konuşsam, sokağa bile çıkamazlar. Zurawski'nin transferinde kararsız kaldığımı söylediler. Hepsinin yüzü orada. Zurawski'ye 3.5 milyon Euro vermeye hazırlardı madem, niye daha ucuz fiyata Halil'i almadılar. Dedikodu ile sokakta konuşarak sorunları çözemezsiniz ve toplumu kandıramazsınız"
Cuma günü Seul'e gideceğini anlatan Güneş, yeni takımıyla Kore'de bir hazırlık kampı yaptıktan sonra 29 Ocak'ta Antalya'ya geleceklerini ve 20 günlük bir hazırlık kampı daha yapacaklarını sözlerine ekledi.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 23:16

İLGİLİ HABERLER