Gündem
  • 9.9.2004 05:56

"ÇAKICI'NIN TÜRK MEDYASINA HABER LANSE EDECEK GÜCÜ VAR!.."

MEHMET EMİN AVCI
VİYANA - Avusturya'da yayımlanan liberal eğilimli Kurier gazetesinde "Mafya babası hapiste ipleri elinde tutuyor" başlığı altında yayımlanan Peter Pisa imzalı yazıda, Viyana'da Türkiye'ye iade edilmek üzere hapiste bulunan Alaattin Çakıcı'yla ilgili değerlendirmelere yer verildi.
Yazıda, Çakıcı'nın "vatanında çalkantılara yol açtığı" belirtilerek, bu çerçevede Yargıtay Başkanı'nın Adli Yıl açılışında konuşma yapmadığı, hastanede yattığı ve muhtemelen erken emekliye ayrılacağı hatırlatıldı.
Yazıda şu sözlere yer verildi: "Bütün bunlar Temmuz'dan beri Viyana Eyalet Cezaevi'nde iade edilmek üzere hapis yatan biri ile bağlantılı. Adamın adı Alaattin Çakıcı, 52 yaşında ve İnterpol tarafından 2002'den bu yana en çok aranan kişilerden biri. Yaklaşık 40 kez adam öldürme emri verdiği söyleniyor. Politikacılar ile bağlantısının 1998'de Mesut Yılmaz hükümetinin düşmesine katkıda bulunduğu da söylentiler arasında. Mafya babası olduğu sanılan Çakıcı, Wörther Gölü'nde kısa bir tatil yapmak amacıyla Graz yakınlarındaki güney otobanında yol alırken yakalanmıştı."
Yazıda, Çakıcı'nın hapisteki yemekleri beğenmediğinden 14 kilo zayıfladığı, kendisi için alınan ek güvenlik önlemleri ile de mücadele ettiği belirtilerek, "Mafya babası hiç olmazsa tuvaletteyken gözetim altında olmak istemiyor" denildi.
Peter Pisa yazısına şöyle devam etti:
"Çakıcı'nın buna rağmen bazen kendisini ziyaret eden Türk avukatı ya da akrabaları aracılığıyla Türk medyasına haber lanse edecek gücü var. Örneğin adamlarının muhtemelen en iyi şekilde dinlediği, Mahkeme Başkanı Eraslan Özkaya hakkında.
Çocukları da olan Çakıcı 1998 yazında da Nis yakınlarındaki Cote d'Azur'de de tutuklanmıştı. Bunun üzerine 2000 yılında Türkiye'de cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak suçundan beş yıla mahkum edildi.
Çakıcı'nın cezası sonuna yaklaşmıştı, İstanbul Savcılığının araştırmalarını genişletmek üzere cezanın uzatılmasını istemesinden hemen önce, izinli olarak çıktığı Kartal'daki hapishaneye geri dönmedi. Onu birisi mi uyarmıştı? Çakıcı ortadan kayboluşundan hemen sonra Viyana'nın merkezindeki bir otelde kaldı. Sonra Yunanistan, İtalya, Fransa oradan da tekrar Viyana'ya kaçtı."


İKİ AVUKAT
Alaattin Çakıcı'nın iki Viyanalı avukatı Karl Bernhauser ve Walter Rosenkranz'ın müvekkilleri hakkında bilgi vermediğini söyleyen Pase, Rosenkranz'ın, "Çakıcı ve ailesi şimdilik medyaya hiç bilgi yansıtılmaması konusunda kesin talimat verdiler" sözünü aktardı.
Bernhauser'in geçen yıl da tanınmış bir mafya babası olan Polonyalı Jeremiasz Baranski'ye avukatlık ettiğinin hatırlatıldığı yazıda, Baranski'nin, eski Spor Bakanı Debski'nin öldürülmesi olayına karışmakla suçlandığı ve daha hüküm giymeden hücresinde kendini asarak intihar ettiği belirtildi.
Polonya hükümeti ile uyuşmazlığa neden olan bu olayın, Çakıcı'nın sıkı gözetim altında tutulmasının nedenlerinden biri olabileceğinin ifade edildiği yazıda, "Eyalet Mahkemesi'nin Eylül sonunda mahkumun Türkiye'ye iade edilmesi konusunda bir karara varması bekleniyor. Fransız mahkemelerinde bulunan bazı evraklar henüz noksan" denildi.

INTERPOL 40 CİNAYETTEN ŞÜPHELENİYOR
Yazıda Alaattin Çakıcı'nın suç geçmişine de değinilerek şu ifadelere yer verildi: "Alaattin Çakıcı bir 'ülkücü baba'. Sağcı 'bozkurtların' üyesi olan mafya babalarına bu isim veriliyor. Interpol, 40 cinayetin işlenmesi için emir verdiğinden şüpheleniyor. Türk mahkemeleri şimdiye kadar onun suçlandığı suçlardan çok azını inceledi. Çakıcı Nis'te tutuklanana kadar on bir yıl kaçak olarak yaşamıştı, ondan sonra da daha aydınlatılamayan nedenlerden dolayı yeniden ortadan kaybolmayı başardı. Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak suçunun 2000 yılında kesinleşmesiyle 'baba' sıfatı da doğrulanmış oldu.
Çakıcı'nın 1996'da İstanbul'da beş kişinin ölümüne yol açan bir saldırı gerçekleştirdiği söyleniyor. Herkesçe tanınan bir mafya babası ile yanında bulunanlar sahildeki bir kahvede üç kişi tarafından öldürülmüştü. Lokalin sahibi ve müşterilerden biri de hayatını kaybetmişti. Çevrede bulunan diğer kişiler Boğaz'a atlayarak, kendilerini kurtarmışlardı. Viyana'daki Interpol, çok sayıda soygundan bahsediyor, ancak bu soygunlardan ele geçen meblağlar, Çakıcı'nın adının karıştığı dolandırıcılık olayları yanında hiç kalıyor. Bankaların ettiği zararın 500 milyon ABD Doları olduğu söyleniyor."
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:53

İLGİLİ HABERLER