CANLI BOMBA ENGİN VURAL: ''SİYONİZM, YAHUDİLİK VE MASONLUK BİR ŞEYTAN ÜÇGENİDİR''
FUNDA KESKİN
İSTANBUL - Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Derneği'nin Kartal Yakacık Şubesi'ne 9 Mart 2004 tarihinde düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 13 tutuklu toplam 18 sanıklı davanın duruşmasında, davanın kilit isimlerinden sanık Adem Çetinkaya savunmasını bir sonraki celse vereceğini söylerken, patlamadan yaralı olarak kurtulan canlı bomba Engin Vural çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Vural, ''Siyonizm, Yahudilik ve Masonluk bir şeytan üçgenidir. Mason Locaları ihanet şebekeleridir, her ne kadar sivil toplum örgütleri gibi görünseler de devlet içinde devlet gibi görev yapmıştır. Mason Locası yöneticileri uyuşturucu kaçakçısıdır ve kendilerine ihanet edenleri cezalandırmaktadır. 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk, Meclis'te bir çok Mason olmasına rağmen Loca'nın kapatılmasını istemiştir. Vatan hainleri ile mücadele etmek için örgüt üyesi olmak mı gerekiyor?'' dedi. Sanıkların tümü, Anayasa ile bir sorunları olmadığını söylerken, Yahudi Dr. Yasef Yahya cinayetinden de yargılanan Hasan Dağ ve Hamza Ali Temiz, cinayete maddi nedenlerden dolayı karıştıklarını öne sürdü.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına, canlı bomba Engin Vural, diş doktoru Yasef Yahya cinayetini gerçekleştiren Adem Çetinkaya, Hasan Dağ ve Hamza Ali Temiz'in de aralarında bulunduğu 10'u tutuklu toplam 11 sanık katıldı. Kimlik tespitinin ardından, duruşmada sanıkların savunması alındı. Sanıklar, bir önceki duruşmadaki savunmalarına benzer nitelikli sözler söylerken, davanın kilit isimlerinden Adem Çetinkaya, savunmasını bir sonraki celse yapacağını söyledi.
Patlamadan yaralı olarak kurtulan Engin Vural, ''Bu eylem herhangi bir örgütle bağlantılı değildir. Şehit olan kardeşim Nihat Doğruel ile birlikte eylemi gerçekleştirdik, terörist değiliz. Siyonizm, Yahudilik ve Masonluk bir şeytan üçgenidir. Mason Locaları da ihanet şebekeleridir. Mason Locaları her ne kadar sivil toplum örgütleri gibi görünseler de devlet içinde devlet gibi görev yapmıştır. Mason Locası yöneticileri uyuşturucu kaçakçısıdır ve kendilerine ihanet edenleri cezalandırmaktadır. 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk bir emirle Mason Locası'nın kapatılmasını istemiştir. Ve bunu da Meclis'te bir çok mason olmasına rağmen yapabilmiştir. Vatanının işgal edilmesine dayanamayan hiç bir şerefli insan, bu işgalin karşısında sessiz kalamaz. Ben hayatım boyunca hiç bir yasadışı faaliyette bulunmadım. Vatan hainleri ile mücadele etmek için örgüt üyesi olmak mı gerekiyor? Bu bireysel bir eylemdir. İstanbul'daki patlamalarda masum insanların öldürülmesi bizi etkilemişti. Kendi aramızda, 'Eğer Türkiye'de böyle bir eylem yapılacaksa Masonlara yönelik yapılmalıdır' diye konuştuk. Daha sonra da böyle bir eylem gerçekleştirmeye karar verdik. 500 milyon vererek Adem Çetinkaya'dan malzemeleri aldık. Bu kişisel bir eylemdir. Örgütle ilgisi yoktur. Bu nedenle dosyamın ayrılarak Kartal Adliyesi'ne gönderilmesini talep ediyorum'' dedi.
Engin Vural, patlamalar sırasında ölen garson ile ilgili olarak da, ''O şahsı tanımıyorum. O sırada biz korkutmak amacıyla gelişigüzel ateş etmiştik'' şeklinde konuştu.
Dr. Yasef Yahya cinayetini Adem Çetinkaya ile birlikte işledikleri iddia edilen Hasan Dağ ise, ''Örgüt bağlantısını kabul etmiyorum. Benim şimdiye kadar Anayasa ile herhangi bir sorunum olmamıştır. Dr. Yasef Yahya olayı tamamen maddi amaçlıdır. Onu öldürmek gibi bir planımız yoktu. Amacımız sadece soygun yapmaktı. O zamanlar çok büyük maddi sıkıntılar çekiyordum. Psikolojim bozulmuştu. Adem Çetinkaya da borçlu olduğumu biliyordu. Çok zengin Yahudiler olduğunu, bunlardan birini gasp ederek çok fazla para kazanabileceğimizi söyledi. Bir sefere mahsus olarak kabul ettim. Yasef Yahya'yı bağladık. Daha sonra banyoya koyduk. Çantasını aldık. Sonra ben çıktım. Arkamdan silah sesi duydum. Panikle uzaklaştım. Çantanın içindeki 250 milyonu aramızda paylaştık. Kalanları Adem Çetinkaya aldı. Bu olaydan kısa bir süre sonra çay bahçesinde bir araya geldiğimizde Çetinkaya, Yahya'nın kendisini banyoda çözmeye çalıştığını ve bu nedenle de onu öldürdüğünü söyledi'' şeklinde konuştu.
İsmi çeşitli gasp olaylarına karıştığı iddia edilen Hamza Ali Temiz de, ''Sosyal ve demokrat bir insanım. Sosyal bir ailede büyüdüm. Yobaz değilim. Benim Anayasa ile bir problemim yok. Maddi sebepler yüzünden Yasef Yahya cinayetine karıştım. Örgütle bağlantım yok'' şeklinde savunmasını tamamladı.
Mahkeme heyeti, diğer sanıkların savunmasını dinlemek üzere duruşmaya ara verdi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:13