Medya
  • 21.3.2003 13:29

ÇORUM İLE ANKARA'NIN ARASI.. YAKTI BENİ SİYASETİN AĞASI..

Boşuna dellenmeyin.. Bu işler ince işler.. Kimini öper kimini dişler.. Hökümet adamlarımız bu krizin ortasında lafı Çorum'dan getirip Aşık Veysel'e dolandırarak büyük basiret göstermişlerdir.. Hepsi de dişlerini fırçalıyor.. Hepsine alkış.. On puan.. On puan.. On puan.. Hükümet adamlarımızla iftihar ediyorum.. Savaş gelip kapıya çattı.. Bizimkiler katiyen sıfatlarında kıl oynatmadılar.. Elaleme karşı ''Dışarda çalar düğün havası, içerde ağlar kızın anası..'' havası vermediler.. Özelikle bütün dünyanın gözü bölgeye dikilmişken Başbakanımızın Çorum'a gidip ''Belediye Meclisi üyelerinin seçimi için'' ahaliye gaz vermesi siyaseten çok yerinde bir davranıştı.. Bu sayede dünyaya ''Sizin için Irak topraklarında başlayacak bir savaş çok önemli olabilir ancak bizim önceliğimiz Çorum'dur..'' mesajı verilmiş oldu.. Gerçi bu durum ilk bakışta hükümet adamlarının aklından zoru varmış gibi bir manzara yaratıyor ama işin aslı öyle değil.. Televizyondan canlı yayınla bütün yurda ve dünyaya verilen ''Çorum mesajı''nın altında şu var.. Bilindiği gibi Çorum leblebi diyarıdır.. Leblebi ise ağızdan alınmak sureti ile tüketilen bir gıda maddesi olup ekonomik bir değere sahiptir. İşte bu yüzden Çorum Belediye Meclisi üyelerinin seçimi anlam kazanıyor.. Belediye Meclisi'ne üyeler seçilecek ki leblebi hakkında karar versinler.. Narh mı koyacaklar, uluslararası leblebi borsasına kote mi olacaklar yoksa leblebi fiyatını dolara mı endeksleyecekler, belli olsun.. Leblebiyi kavurak.. İşin burası Çorum'un hükümet adamlarının gayreti ile seçilen yeni belediye meclisi üyelerine kalmış.. Verecekleri karar önemli.. Leblebi konusunda alınacak hayırlı bir karar dört senedir durgunluktan ''Kuru kalmış ölmüş, sabununa çatlamış Türk ekonomisi'' için hayati değerdedir.. Belki de ekonomiyi bu karar tetikleyecektir.. Olay sadece ekonomik değil siyasidir de.. Hükümet adamları ''zurnanın zırt dediği'' bir vakitte Çorum'a giderek bütün dünyaya ''Yurtta sulh, cihanda sulh, Çorum'da sulh..'' mesajı da vermiş oldular.. Anlayan anlar, anlamayan da gidip Bağdat'ı bombalar.. Nitekim verdiğimiz mesaj Amerika ararından dibine kadar anlaşılmıştır.. Washington'dan ödemeli arayan şahsi muhabirim Güneş Mutlu'nün bildirdiğine göre bizim vatandaşlar Çorum meydanında hükümet adamlarının gözüne girmek için ''Tey..Tey..Tey..'' diye tepinirken Başkan Bush yakın adamlarını başına toplamış: ''Arkadaşlar.. Artık görülüyor ki Türk ekonomisinin bizden alabileceği 6 milyar dolar keş paraya ve 20 milyar dolarlık beleş krediye ihtiyacı yok.. Bunlar oturup kalkıp leblebi yiyerek de idare ederiz, demeye getiriyorlar.. Biz kendi başımızın çaresine bakalım..'' demiştir.. Amerika'nın size para neyim yok, Allah işinizi rast getirsin, şeklinde telefonla haber vermesi, gidip Kıbns Rum Kesimi'nden meydan kiralaması daha sonranın işidir.. Şahsi Ankara Temsilcim Muharrem Cilloptürk'ün verdiği bilgiye göre olay Genelkurmay tarafından da iyi karşılanmış.. Hükümet adamlarının Çorum'dan hediyelik leblebi getirdiği haberi biraz heyecan yaratmışsa da askerler geleneksel soğukkanlılıklarını korumayı bilmişlerdir.. Hükümet adamlarınca getirilen Çorum leblebisinin ilk Milli Güvenlik Kurulu toplantısında yenileceği de sızan haberler arasında.. Amerika'nın ''Allah işinizi rast getirsin..'' tavrının Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nı şoke erliği yolunda çıkarılan haberler ise külliyen asılsız.. Nitekim soğukkanlılığını bozmayan Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül, Amerika'nın Arap paşası Powell'ı telefonla aramış: ''Tezkereyi geçirelim..'' demiş ve ilave önerilerde bulunmuştur. .Amerikan askerlerine diledikleri kadar Çorum leblebisi satılması, İncirlik Ossü'nde görev yapan Amerikalıların ailelerine kısır yapabilmeleri için 250 ton bulgurluk buğday hibe edilmesi de öneri paketinde yer almaktadır.. Dumanını savurak.. Allah'tan umut kesilmemiştir.. Amerika isterse önerdiğimiz leblebileri alıp kavurur, isterse dumanını savurur.. Önemli olan bölgedeki barışa ve istikrara katkıda bulunmaktır.. Köşe yazarları olarak hükümet adamlarını ve Meclis'te biriktirdiğimiz siyasileri çok sık hırpalıyor, onlara Erman Toroğlu muamelesi çekiyoruz.. Oysa iyi bir iş yaptıklarında onları övmek bu sayede motive edip, kanatlardan oynamalarını sağlamak icap eder.. Ben şahsen bu ikincilerdenim.. İyi bir şey yapıldığını gördüğüm zaman sevincimden yerimde duramam.. Dün Meclis'te ikinci tezkere görüşülürken gündem dışı söz alan sosyal demokrat üyenin güzel konuşması bende bu hisleri yarattı.. Televizyondan izliyordum.. Bir ara at yarışı sonuçlarına bakmak için TRT3'e zaplamıştım.. O yüzden ismini kaçırdım.. Sayın milletvekili Meclis kürsüsünden Aşık Veysel için çok güzel sözler söylüyordu.. ''Bir Atatürkümüzün izinden giderim.. Bir de Atatürk'ün izinden ayrılmayan Veysel'in peşinden..'' mealine gelen güzel sözler herkesi duygulandırdı.. Bu gündem dışı bir konuşmaydı ama gündeme cuk oturmuştu.. Gerçi borsada ''Aşık Veysel askere alınırsa kâğıtlar düşer, dolar fırlar..'' telaşı yarattı ama bizim borsanın huyudur bu haller.. Durduk yerde dingilder.. Nitekim birkaç saat sonra Veysel'in yıllar önce vefat ettiği, Meclis'teki konuşmanın da onun ölüm yıldönümü münasebetiyle bir CHP'li üye tarafından yapıldığı anlaşılınca piyasalar yeniden yatıştı.. Bu vesileyle CHP'nin bu kritik saatlerde gösterdiği duyarlılığa ve kamuyu yatıştırmak için lafı Veysel'e getirme gayretine teşekkür ederim.. Hani Aşık Veysel bir zamanlar demişti: Akıl bezirgandır, gezer getirir.. Muvazene onu tartar oturtur.. Zihin çeker ambarına götürür.. Fikir orada hükm-ü cari bey idi İşte dün Meclisimiz böyle bir havadaydı.. İftihar ettim.. (Selahattin Duman/ Vatan) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:37

İLGİLİ HABERLER