DİYANET'İN AİLE DANIŞMA BÜROLARI SKANDALA İMZA ATTI
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, aile içi şiddet, kadın hakları ihlalleri, gelin-kaynana kavgası, töre ve namus meselesi gibi sorunlara çözüm bulabilmek amacıyla kurduğu Aile Danışmanlık Büroları bir skandala imza attı. NTV’den Yasemin Arpa’nın haberine göre, danışmanlar mağdur durumdaki kadınlara sadece dua etmelerini, okunmuş su içmelerini, maddi durumu iyi olanların ise Umre’ye gitmelerini öneriyor.
ÖNCELİKLE DUA EDİN
İstanbul Müftülüğü’ne bağlı Süleymaniye’deki Aile Danışma Bürosu’ndan biri telefonla diğeri direkt yardım isteyen iki kadına aynı tavsiyelerde bulunuldu ve aynı reçeteler verildi. 31 yaşındaki A.C.’nin Diyanet’in danışmanıyla yaptığı telefon konuşması şöyle:
A.C.: Ben temizliğe gidiyorum ama kocam çalışmıyor. Temizliğe gittiğim halde, kocamın yakınları bana ’sen kötülük yapıyorsun’diyorlar, tehdit ediyorlar. Ben öyle birşey yapmıyorum. Üç çocuğum var. Ayrılmak istedim, ’seni öldürürüz’dediler. Ne yapacağımı bilmiyorum. Buradan yardım alabileceğimi söylediler.
Danışman: Öncelikle dua edilebilir. Öncelikle duadan ayrılmamamız gerekiyor.
A.C.: Ben çok dua ediyorum. Çok korkuyorum ne yapmam lazım?
Danışman: Siz cıngar çıkartmış olsanız, bir şey yapamazlardı. Olmayacak gibiyse verirsiniz mahkemeye ayrılırsınız.
ÜST ÜSTE NAMAZ KILIN
A.C.: Beni kim koruyacak o zaman?
Danışman: Yani kim koruyacak? Polis. O zaman ayrılmayın, ailenizle birlikte kalın. Bakın ben size bir dua vereceğim. 100 tane Felak, 100 tane Nas okuyacaksınız.
A.C.: Hepsini okuyorum.
Danışman: 100 Felak, 100 Nas... Bir bardak suya duayla birlikte ‘Ya Rabbim beni kurtar’ diye... Sonra bunu eşinize çoluğunuza, çocuğunuza herkesin su kabına döküyorsunuz, herkesin içtiği kabına, içiriyorsunuz. 21 akşam ara vermeden 100 kere Nas, 100 kere Felak okuyorsunuz. Gece kalkıp üç gün üst üste namaz kılıyorsunuz. ‘Beni bu sıkıntıdan kurtar’ diye dua ediyorsunuz. Bakalım Allah nasıl bir çözüm buluyor? Ya onların ağzını bağlayacak, ya açacak. O zaman siz bundan kurtulacaksınız. Bizim doktorluk, avukatlık gibi bir hizmetimiz yok, böyle bir imkanımız yok. Danışma bu şekilde oluyor yani. Biz size ancak dua önerebiliyoruz.
A.C.: O duaları ben zaten hep okuyorum ama.
Danışman: ‘Ama’ demeyeceksiniz, ‘Ama’sizi zayıflatan bir şeydir.
A.C.: Duayı ben hep okuyorum. Siz başka bir çözüm vereceksiniz diye düşünmüştüm.
Danışman: Burası bir devlet kurumu. Devlet kurumunun verdiği çözüm ancak bu.
ÇEKTİĞİNİZ ACILAR SİZE ÖBÜR DÜNYADA MÜKAFAT
Eşinden şiddet gören ve evlere temizliğe giderek geçimini sağlayan 27 yaşındaki S.G., İstanbul Müftülüğü’ndeki aile danışmanından yardım istedi:
S.G.: Eşim bana karşı şiddet kullanıyor, alkol alıyor. Beni içkiliyken ilişkiye zorluyor.
Danışman: Karşı gelebiliyorsanız karşı gelin. Ama karşı gelemiyorsanız boşanın. Bunun için de dua edin. Allah size iş bulsun. Eşiniz Allah’a inanıyor mu? “Gel umreye gidelim” deyin. Arkadaşlarıyla konuşun. Onu caydırmaya çalışın. İçkiliyken zaten bir adamın sizi zorlaması çok iğrenç.
S.G.: Ayrılmayı düşünüyorum.Yoksa çocuğumun babasıdır deyip çekeyim mi hangisi daha mantıklı? Bana avukat bulabilir misiniz?
Danışman: Bizim öyle bir birimimiz yok.
S.G.: Ben şimdi boşanırsam.
Danışman: Yok bizim öyle bir yardımımız yok. Biz yalnızca sohbet edebiliriz. Yavaş yavaş kendine geliyorsa devam edin, gelmiyorsa da ayrılırsanız. Eviniz yok, sokakta kalacaksınız. İşiniz yok. Onun için çekmek zorundasınız. Allah yardım etsin. Ayrılmak iyi olur ama, şartlarınızı oluşturun.
S.G.: Dini olarak onu reddetmem günah mı?
Danışman: O Allah’ın buyruklarına karşı gelmiş, onun için günah olmaz. Ne kadar çok sabrederseniz Allah sizi öbür dünyada mükafatlandırır. Onun ne kadar kötü insan olduğunu bildiğiniz halde onu düzeltmeniz sizi hayırlı kul yapar. Çektiğiniz acılar ıstıraplar hepsi sizin için öbür dünyada mükafat. İbadet edeceksiniz. Düzgün bir aile reisini reddetmek günah. Düzgün bir adamsa, adam neden hoşlanıyorsa onu yaparsınız ama bu düzgün değil. Onun için yapmamanız günah değil. Bu duaları okuyun. Suya okuyun ve için. Allah yardımcınız olsun.
PROF. ATEŞ: MÜFTÜLÜK ÜFÜRÜKÇÜLÜĞE BAŞLAMIŞ
Prof. Süleyman Ateş: İslamiyette suya okuyup üfleme veya suyu içirme gibi uygulama yoktur. Bu hurafedir. Suya dua oku deniyorsa eğer müftülük üfürükçülüğe başlamış demektir. Peygamberimiz, “Tedavi olun” diyor. Sorunu olan elbette dua edecek ama duanın yanı sıra derdi için hastaneye gidecek, gerekli uzmanla görüşecek.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI: İNCELEME BAŞLATTIK
Dİyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. İzzet Er, “Bu arkadaşlarımızı incelemeye aldık. Gereken yapılacaktır” dedi. Danışma Büroları’nda görev yapan personelin Diyanet’in kadrolu personeli olduğunu belirten Er, “Bu arkadaşlarımıza arkadaşlarımıza iki hafta boyunca uzmanları eğitim verdiler” diye konuştu.
(vatan)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 04:01