DİYANET'TEN "İMAMLARDA İMAN ŞARTI ARANACAK" AÇIKLAMASI
Diyanet İşleri Başkanlığından, "imamlarda iman şartı" aranacağı haberleriyle ilgili yapılan açıklamada, "Yıllardan beri uygulanan bir kriterin yeni bir uygulama gibi gösterilerek haberleştirilmesi, siyasi imalarda bulunularak mahalle baskısı uygulamasının yolunu açacak bir düzenleme şeklinde gösterilmesi üzüntüyle karşılanmıştır" denildi.
Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, dün bazı gazetelerde Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu taslağı referans gösterilerek yapılan haberlerde, personel alımıyla ilgili kriterler konusunda bugüne kadar yapılan uygulamaların göz ardı edildiği belirtildi.
Yıllardan beri uygulanan bir kriterin yeni bir uygulama gibi gösterilerek haberleştirilmesinin, siyasi imalarda bulunularak mahalle baskısı uygulamasının yolunu açacak bir düzenleme şeklinde gösterilmesinin üzüntüyle karşılandığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Konunun istihza içeren manşetlerle hafife alınması medya etiği ve habercilik ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Bilindiği gibi her kurumun yürüttüğü hizmetin niteliklerine göre personel istihdamında kriterler belirlemesi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. Maddesine göre kurumların görevidir. Bütün kurumlar için anılan maddenin (B) bendinin 2 numaralı alt bendinde ’Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak’ hükmü özel hüküm olarak belirlenmiştir. Anılan hükme dayanılarak düzenlenen Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde, Başkanlık personelinden atanmalarında dini öğrenim esas alınan alanlarda ’İtikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu’ şeklindeki ortak niteliğin aranacağı hükme bağlanmıştır. Bu durum, esas itibariyle 633 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1965'ten bu yana uygulana gelmektedir.
Bu düzenleme yapılırken ilgili kurumlardan uygun görüş alınmış, ayrıca anılan ortak nitelik idari yargı denetiminden de geçmiştir." Tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de günün her saatinde vatandaşlarla iç içe olan, camilerin minber ve mihraplarında hizmet sunan din görevlilerinin davranışlarının, sözlerinin, insanlarla ilişkilerinin, giyim ve kuşamlarının, görevine verdiği önemin herkes tarafından izlendiği ve değerlendirildiği belirtilen açıklamada, "Bu sebeple Başkanlık personelinde dini öğrenim esas alınan alanlarda söz konusu ortak niteliğin aranması, sadece hukuki değil, din hizmetlerinin doğası icabı da dini, sosyal ve toplumsal bir gerekliliktir" denildi.