ERDOĞAN ABD'DEN AYRILDI!..
Erdoğan: "Türkiye'de bugün yaşanan çatışma ve şehit haberleri hepimizi derinden üzmüştür. Şehitlerimize Allah'tan rahmet ailelerine de başsağlığı diliyorum. Bunu yapanlar bedelini en ağır şekilde ödeyecektir.
ABD Başkanı Obama ile görüştük. Bizler de Türkiye olarak Ali Babacan ve Zafer Çağlayan beyi görevlendirdik şuanda da kendileri görüşme halineler. Bundan sonra da daha kararlı bir adım atalım ve nitelikli endüstri bölgeleri gibi bir çok askeri anlamda atabileceğimiz araç gereçler noktasında olsun, dış politikadaki adımları daha da geliştirmek için görüşecekler.
TERÖRE BAKIŞIMIZDA BİR DEĞİŞİKLİK YOK
Bundan sonraki görüştüğümüz diğer alan terörizme yönelik ortak mücadelemiz aynen 5 Kasım 2007'de Oval Ofis'teki kararlılık ne ise ABD, Türkiye ve Kuzey Irak'ın terörizme bakışını aynı şekilde pekiştirdik. Bundan sonra da aynen devam edecektir. Bu da burada teyit edildi.
AFGANİSTAN VE SURİYE ÜZERİNDE ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ
Afganistan'da özellikle Türkiye'nin eğitim noktasında vermiş olduğu desteği bundan böyle ikinci bir etabı da hem Türkiye'de hem de Afganistan'da kurulabilecek bir merkezde bu eğitimin devam edeceği noktada kendilerine teklifimizi sunduk. Bir tabur burada eğitiliyorsa bir taburda aynı şekilde Afganistan'da eğtilebilir. Afgan ordusunun geleceğe yönelik hazırlanmasında da Dışişlerimiz çalışma yapabilir gerekse Silahlı Kuvvetlerimiz de yapabilir.
Diğer adım bizim Afganistan'da yaptığımız yatırımlar 150 milyon doları bulmuştur. Bu çalışmaları bundan sonraki süreçte de gerek eğitim, sağlık, alt yapı yol su gibi 50 milyon dolarlık bir hedef belirledik. Vardak ve Kuzey'de böyle bir çalışma yapabileceğimizi belirledik
Bir diğer adım İsrail - Suriye olsun, İsrail - Filistin arasında olsun bundan böyle de bu tür arabuluculuk görevlerini üstlenebiliriz.
KIBRIS SORUNU BM ZEMİNİNDE ÇÖZÜLMELİDİR
Kıbrıs meselemizde de Mart'a kadar olan dönemde şuandaki görüşmelerin daha verimli olabilecek şekilde ABD'nin desteğini istedik. Hatta 4'lü görüşmeler yapabiliriz dedik. Bu çalışmaların çok daha hızlandırılması gerekiyor. Biz Banki Moon'la da bunu paylaştık. En son geçen ayın 16'sında bu konuyu görüştüğümüzde kendisi de buna olumlu bir yaklaşım içerisinde oldu.
DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ
Demokratik açılım süreci çerçevesinde azınlıklarla ilgili konuyu görüştük. Bu adımları da kendileriyle paylaştık. Burada özellikle Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları gündeme getirdik. Biz ülkemizde 2 bin 800 civarında rum vatandaşımız var ve bunların da sorunları var. Biz Papandreu ile de bunları İstanbul'da konuştuk. Onlardan da tabi batı trakyaya yönelik taleplerimiz oldu. Özellikle atanmış müftü konusu. Oradaki müslümanların kendi dinlerini seçme özgürlüğü gibi konular. Bunlara da Papandreu'nun olumlu yaklaşımları var. Sayın Davutoğlu'nun son Atina ziyaretinde de bu gelişmeler yapılmıştı yakın bir zaman içerisinde de benim bir Atina ziyaretim olacak.
TÜRKİYE'NİN ENERJİ POLİTİKASI
Enerji konusunda yine kendileri ile paylaştık. Buradan Azerbaycan Türkiye arasındaki enerji hattı ve Nabucco ile bu işin bütünleşmesi süreci burada Azerbaycan'ın ortaklığı yüzde 10 civarında. Bazıları gazın sahibi Azerbaycan olduğunu zannediylor öyle birşey yok. Tabi bu yüzde 25'e kadar çıkacak. Nabucco konusunda da bizim özellikle hassasiyetimiz yani biz bin 400 kilometreye sahibiz Azerbaycan'da doğalgazını vermeye hazır.
Türkiye Ermenistan arasındaki normalizasyon konularını paylaştık. Bunu paylaşırken'de Minsk üçlüsünün sürece çok daha farklı bir heyecan katmaları gerekiyor. Bu işi ne kadar sıkı tutarlar ise normalizasyon işlemini de o kadar kolaylaştıracaktır. Karabağ sorununda da gelinen nokta da Minsk üçlüsünün görevinin çok çok önemli olduğunu ve bunun Azerbaycan ve Ermenistan kanadında da olduğunu vurguladık. G-20'de de bunu Obama ve Medvedev ile de görüşmüştük ve onlarda bu sürece daha farklı katkı sağlayacaklarını söylemişlerdi bugün bunu teyit ettik.
Irak'taki işbirliğimiz devam ediyor. Açıklanan bir takvim var. 2011 Gibi peki bu tarihten sonra ne olacak. Biz bu tarihten sonra da ABD ile ortak tedbirler noktasında bir müşterek hareket etmeyi de kendileri ile paylaştık.
Nükleer programa ilişkin olarak biz kendilerine özellikle şunu ifade ettik. Bunu diplomasi yolu ile bir sonuca kavuşturmanın çok daha isabetli olacağını ve diplomasi ile sonuca kavuşturmada biz yine Türkiye olarak biz bu bağlantıların nasıl olduğunu bilen bir ülke olarak bu konuda da müşterek bir çalıma yapabilir hatta bir koridor görevi üstlenebiliriz. NATO'daki çalışmalarımızda da Türkiye'nin onurunu güçlendirebileceğimiz adımlar olduğunu söyledik.
ABD İLE İSTİHBARAT PAYLAŞIMINA DEVAM EDECEĞİZ
Bu son olaylar sebebiyle bizim geri dönmek gibi bir değerlendirme yapmamız söz konusu olmadı. Fakat şuanda geri dönmeyi düşünmüyorum. Arkadaşlarımla değerlendirmelerde bulunduk. Bizlerde buradan sonra Meksika ziyaretimiz olacak. Şu anda programda değişiklik öngörmüyoruz.
Kandil noktası olarak konuyu kendimiz sürdürdük. Bundan sonraki süreçte de ancak istihbarat konusundaki birlikteliğimizi devam ettireceğiz. Destek konusunda kendileri olumlu karşıladı.
AFGANİSTAN'A POLİS DESTEĞİ DE VEREBİLİRİZ
Oradaki sayımızı neredeyse bir kattan daha fazla arttırmak suretiyle bin 750 askere gücümüzü ulaştırdık ve artı eğitim arttırmamız var. Afgan polisine yönelik bir mutabakat sağlanırsa bunu da yapabileceğimizi belirttik.
Burada biz zaten NATO çerçevesinde müşterek bir çalışmanın içerisindeyiz. Az önce ifade ettiğim konuları da görüştük. Bu eğitim konluarıdır. Bu çalışmalarda eğer sizlerinde katılması noktasında müşterek yapabileceğimiz noktalarda Türkiye olarak biz buna hazırız. Türkiye'nin Afgan halkına bakışı ve kaynaşması çok daha farklıdır. Bizim durumumuz güvenlik noktasında şuana kadar gayet iyi gitti temenni ediyorum yine böyle devam etsin. Bizler ilişkilerimizi gayet güzel sürdürüyoruz.
Öyle ise biz süreç içerisinde sizlere İran'ın dünya ile olan ilişkilerine biz diplomatik açıdan verebiliriz. Çünkü bölgemizde bizler bir nükleer silahın herhangi bir ülkede olmasına biz sıcak bakmıyoruz. Var olanlarında bundan arındırılmasını istiyoruz. Bu bizim tezimiz. Barışçıl amaçlı olarak ABD'de bunu paylaşıyor. İran'ın da barışçıl amacı olarak böyle bir enerji santrali kurmasında bizim olumsuz bir yaklaşımımız yok. Nükleer silah noktasında da birşey var ise bunu diplomasi olarak çözmek ve bizim aracı olmamız mümkün.
KERKÜK'ÜN ÖZEL STATÜYE KAVUŞTURULMASINI ÖNEMSİYORUZ
Irak'ta da malum 2011 ABD'nin açıkladığı bir tarih. Bu konuda da biz bu tarihe kadar atılacak her adıma varız. Irak'ın yapılaşmasından tutunuz, orada yasa geçti tabi bu henüz yeterli değil. Acaba sağlıklı bir seçim olabilecek mi olmayacak mı bunun endişeleri var. Biz Türkiye olarak dini gruplarla irtibatı olan bir ülkeyiz. Bu konuda ciddi bir deneyimimiz var. Irak'ın geleceği için bunu değerlendirebiliriz ve Kerkük'ün özel statü'ye kazandırılmasını bizde önemsiyoruz. Bunu aynı şekilde ABD'de önemsiyor. Kerkük'ün özel statüye kavuşturlamısın istemeyen gruplarda var. Bunun ortasını bulmamız lazım.
Ortadoğu'da da daha önce nasıl ki bizler bir arabuluculuk yaptıysak bundan sonra da yapabiliriz. Aynı şekilde İsrail Filistin arasında da taraflar böyle bir talepte bulunursa buna da hazır olduğumuzu kendilerine söyledik.
Tabii 5 Kasım 2007 öncesi ile sonrasını değerlendirdiğimizde anlık istihbaratta çok ciddi sıkıntılarımız vardı. Bu istihbarat paylaşımında o karardan sonra ciddi bir avantaj sağladığımızı söyleyebilirim. Ondan önce böyle bir durum söz konusu değildi. O sırada ABD ile paylaşımda bulunduk. Bu süreç devam ediyor ama bunun devamlılığının daha da güçlendirilmesi bizim için önem arzediyor. Bu bugünden itibaren daha farklı gelişecektir.
TOKAT'TA YAŞANANLAR HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Tokat'ta yaşanan olayın şekli itibari ile arkadaşlarımız değerlendirmeleri yapıyorlar. Bunun neticesinde alışılmışın dışında bir durum söz konusu. Gerek Jandarma Komutanlığımız gerekse içişleri Bakanlığımız bunları meydana çıkarmak hedefte ne var bunları görmek isityoruz. Bu konuda birşey söylemek erken olur. Bunları haberden düşürüp daha bunları mümkün olduğunca küçük görmek ve bunu hatta görmemeye doğru yanaşmak burada hedef bunun propagandasını yapmaktır. Örgütün amacı da bu zaten. Bu yapıldığı sürece örgüt güç kazanacaktır. Bu olaylara prim vermiş oluruz ki gerekli çalışmaları güvenlik güçlerimiz yapmaktadır.
TÜRKİYE'DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DİYE BİR SORUN YOK
Türkiye'de basın özgürlüğü diye bir sorun yok niye gündeme gelsin. Kaldı ki Türkiye'nin Başbakanı ile ABD'nin Başkanı arasında niye gündeme gelsin. Yoksa buraya gelipte Türkiye'yi şikayet edenler mi var? Böyle birşey var ise onu da ayrıca görüşmek lazım.
İSRAİL KENDİ İÇİNDEKİ GÖRÜŞ AYRILIKLARINI HALLETMELİ
Türkiye ile irtibatın sağlanabilmesi bu noktada sağlıklı değil. Geçmişten gelen irtibatlar sebebiyle bir çok anlaşmalar var. Geçmişten gelen bir doğal ortaklık var. Ama bundan sonraki sürece yönelikte kalkıp Başbakan farklı bir şekilde Erdoğan'ın tarafsızlığına güvenmiyoruz der başbakanın yardımcısı da Türkiye'nin tekrar arabuluculuğunu istiyoruz derse burada bir samimiyetten bahsedilebilir mi? Bunu kendi aralarında bir halli gerekiyor. Ondan sonra değerlendirmesi yapılabilir.
Türkiye Ermenistan arasındaki normalizasyon sorunu dedik bu da Parlamentoya gönderildi dedik. Bunun gündeme gelebilmesi önem arz ediyor. Bunun tabi atılacak adımlarda da önemi büyük. Parlamentonun takındığı tavrı düşünün. Burada özellikle Minsk üçlüsünün atacağı adım Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorununa yönelik atılacak adımlar ki ben burada çok büyük sıkıntılar olduğunu görmüyorum. Öyle ise bu süreci bitirin. Bütün bu karar çerçevesinde bu adımı atın ve Azerbaycan Ermenistan sorununu çözün. Bunlar birbiriyle ilintili. Bunlar çözülmediği sürece sorun çözülmez. O konuyla alakalı olarak kendileri bunu gündeme getirdiler.
Anlaşmanın içerisinde ön şart söz konusu değil ama Parlamento'ya gitmesi şart. Burada parlamento buna hangi şartlarda müsade eder etmez bunu tabi siyasi irade olarak bizler belirleyemeyiz. Şimdi öyle gelişmeler oluyor ki 1 Mart tezkeresinde benim parti grubumun ciddi bir kısmı buna olumsuz yaklaştı. Bir anda iktidarı ile muhalefeti ile bir konuda ittifak edebiliyorlar. Bu konu da Türkiye Parlamentosu için hassas bir konu. Genel Kurul'dan çıkacak netice bizim tasarrufumuzda değil. Şu anda bir kaç yıl öncesinden olup daha sonra gündemden düşen nice kanun tasarıları var. Bizler hükümet olarak bunun sözünü tuttuk ve parlamentoya gönderdik bunu takip ediyoruz. Bu sözümüzün gereğidir ve bunu da yerine getiriyoruz.
Ermeni kararının gündeme gelmesi Ermenistan ile Türkiye arasındaki süreci hızlandırır mı?
Görüşmelerimizi konuyla ilgili yaptık. Türkiye Ermenistan normalizasyonu düşürmek için neler yapabiliriz dedik ve bunun içinde Minsk üçlüsünün bunun üzerine düşmesi ve bunu sıkıştırması lazım. Azerbaycan Ermenistan arasındaki görüşmelere bu üçlünün vereceği destek bu süreci hızlandırmak o zaman Azerbaycan Ermenistan sorununu da çözer o zaman Türkiye Ermenistan sürecini de hızlandırır.
DEMOKRATİK AÇILIMI GÖRÜŞTÜNÜZ AMERİKA NASIL BİR DESTEKTE BULUNACAK?
Demokratik açılım sürecinin içinde öncelikle terörle mücadele var. Bunun da içerdeki boyutu var dışardaki boyutu var. Özellikle son dönemde ABD'nin üç teröristi uyuşturucudan listeye alması önemli bir adımdı. Bu süreci arttırarak devam edeceklerini de belirtmişlerdir.
TÜRKİYE'NİN NATO'DAKİ BOYUTUNUN DAHA DA GÜÇLENDİRİLMESİNİ İSTİYORUZ
Öncelikle Rasmussen'in gelişi ile ilgili bir süreçti. Genel Sekreterliğe atanmasında Türkiye kilit rol oynamıştı. Bunu oynarkende kendilerinden bir 6 maddelik sözü almıştık ve bu konularda adımların bir an önce atılmasını istiyoruz. Bu süreci hızlandırmaya yönelikte kendilerinden sözü almış olduk. Diğer konuya gelince Sayın Bush ve Obama dönemindeki stratejik ortaklık yerini koruyor. Uluslararası bir defa kavram olarak Türkiye ABD arasındaki ortaklık devam ediyor.
Yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyleri attığımız adımlar var. Başbakan yardımcımızda şu anda muhatapları ile görüşme için bir aradalar ve bugün ilk adımı atıyoruz.
AFGANİSTAN'A POLİS DESTEĞİNİ NASIL KARŞILADI? AFGANİSTAN'DAKİ EĞİTİMİN SAVAŞIN OLDUĞU YERLERDE OLACAĞI YÖNDE TALEPLERİ OLACAKTI BÖYLE BİR DURUM SÖZ KONUSU MU?
Biz askeri noktada böyle bir talep gelmeden asker sayısını yükseltmiş bir ülkeyiz. Üçüncü kez komutayı alıyoruz. Eğitimde iki taburun bir Türkiye'de biri Afganistan'da olmak üzere çok önemli bir rol oynayacak. Bugüne kadar ciddi eğitim verdiğimiz Afgan askeri var. Bunun yanında da Afgan polisine eğitim verelim dedik. Kendilerininde böyle bir talepleri halinde polisi de eğitime alacağız. Bizim askerlerimizin bulunduğu yerler bellidir. Savaşın içinde olan bir konumda değiliz. Yıl içerisinde 12 taburu eğitebiliriz bu da tabii ki çok çok önemli bir katkı olacaktır.
OBAMA İLE YARIM SAAT BAŞBAŞA GÖRÜŞTÜNÜZ. BU İKİLİ GÖRÜŞMENİN ÖZEL BİR ÇERÇEVESİ VAR MI?
Ben özelin içindeki geneli sizlerle paylaştım ve burada hiç yabancı yok zaten sizlerde özeldesiniz. Bu görüşmelerimiz esnasında da yapmamız gerekenleri sizlerle paylaştım. Eksen kayması tabi ülkemiz için böyle bir ifadeyi yakıştıranlar oluyor mu? Türkiye'nin eksen kayması durumunun söz konusu değil. Türkiye'de su yatağında akıyor. Biz tam manasıyla normalleşme sürecini yaşıyoruz. Türkiye Batı'ya bakarken Doğu'yu kaybetmemeli. Türkiye dünyanın her yönüne bakabilecek güce ve kabiliyete sahip. Güçlenen büyüyen bir Türkiye var. Gündem belirlenen ülke diye boşuna söylemiyoruz bunu. AB sürecine destekte herhangi bir sıkıntı yok.
BUGÜNKÜ OLAYIN DEMOKRATİK AÇILIMA ETKİSİ NASIL OLACAKTIR?
Biz tabi başından itibaren bu süreci provake edeceklerini hep söyledik. Yani bunlar ne yazık ki bunun şu anda bazı örnekleridir. Bakın ben Cumartesi günü bir açılış töreninde Serap kızımızla ilgili bir açıklamada bulunmuştum. Son zamanlarda çocukların ellerine molotof kokteylleri verme suretiyle otobüslerin hedef gösterilmeleri, çeşitli işyerlerinin malesef zarara ziyana uğratılmalarını anlatmıştık ve bunlara verilen cezalarla ilgili ve bunların suçsuz gibi gösterilmelerine yönelik konuşuyorsunuz peki Serap kızımız şuanda yoğun bakımda buna ne diyeceksiniz dedik. Malesef bugün burada kendisini kaybettiğimizi öğrendik. Burada bir tarafı savunanlar öbür tarafta hiçbir günahı olmayan çocuğun suçu ne? 17-16 Yaşında olupta bugün anadoluda takır takır silah kullanan var. Onun silah kullanması serbest ama biz çocuk mahkemesi kurulsun diye bu adımları attık ama bu son gelişmeler iyice düşündürücü gelişmelerdir. Ben şehit haberleri vermeyin demiyorum ama terör örgütünün eylemlerini sürekli olarak göstermek halkta farklı bir hava oluşturuyor. Buna karşı ortak bir tedbirinizin olması lazım. Bunu da en iyi sizlerle götüreceğiz. Terör örgütünün en önemli hedefi propagandasını yaptırmaktır. Bunu da parasız pulsuz yazılı ve görsel medyamızla yaptırıyor buna fırsat vermeyelim olay budur.
İRAN'IN ÜZERİNE BASKI YAPILMASI İSTENİYOR. OBAMA SİZDEN BASKI YAPMANIZI İSTEDİ Mİ DİPLOMATİK YOLDAN?
İran yaptırımlardan tecrid edilmedi. İran'a zaten yaptırım var. İran'a şu ana kadar yapılan yaptırımların dolaylı şekilde ortadan kalktığını da görebiliyorsunuz. Farklı firmalar vasıtası ile tüm ürünler İran'a giriyor hani yaptırım. Bu noktada diplomasiyi çalıştırırsak ben inanıyorum ki yani barışın egemen olduğu bir dünyada çözümü bu yolla sağlayabilmek çok daha isabetli olacaktır. Viya'na böyle bir oylamanın olması çok aceleci oldu. Bu sürecin devamında bir kısmının orada bir kısmının belki Türkiye'de takası mümkün olabilirdi veya ayrı ayrı pakette bu gerçekleşebilirdi fakat bu karar alında ama bu bitmiş değil bunu olumlu bir sonuca bağlamak mümkün. Bunu da aramızda görüştük.