ERDOĞAN, EMEKLİ YARBAY'I FENA HAŞLADI!
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili yasa tasarısının, "tartışmasız şekilde ülkenin menfaatine, milletin çıkarlarıyla örtüşen, Türkiye’ye toprak kazandıracak bir
düzenleme" olduğunu belirterek, "Tasarı, ülkemiz için en küçük bir güvenlik zafiyeti doğurmayacak, hiçbir şekilde ülkemizin çıkarlarını zedelemeyecek, bu noktada tartışmaya dahi mahal vermeyecek bir tasarıdır. Bu tasarının önünde, arkasında, içinde, dışında, belirlenmiş, hedeflenmiş, tasarlanmış hiçbir şirket ve ülke yoktur" dedi.
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili yasa tasarısıyla ilgili görüşlerini açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığının sürecin her an içinde olduğunu belirten Erdoğan, "Acaba bunu anamuhalefet ve diğerleri biliyor mu?" diye sordu.
Bölgedeki mayınların tamamı temizlendikten sonra, belli bir genişlikteki alanın, tamamıyla Silahlı Kuvvetlerin aynı şekilde tasarrufu ve güvenliği altında olacağına işaret eden Erdoğan, buranın fiziki güvenliğe tahsis edileceğini, sınırın yine denetim ve gözetim altında tutulacağını, hiçbir seçeneğin uygulanamaması halinde yap-işlet-devlet modeliyle kiralansa bile yabancıların buraya ellerini kollarını sallayarak giremeyeceğini, istedikleri gibi faaliyet yürütemeyeceklerini, hepsinin bir kontrol mekanizması olduğunu vurguladı.
'HADDİNİ BİL GİT KENARDA OTUR'
En çok istismar edilen konulardan birinin, bölgedeki petrol ve maden olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ne yazık ki bu tasarı, iki haftadır tartışılmasına rağmen ortaya hiçbir alternatif de konulmuş değil. Her kafadan bir ses çıkıyor, herkes aklına ilk
geleni söylüyor ve herkesin uçuk kaçık fikirleri ortada. Ama ayağı yere basan, çözüm getiren tek bir öneri bile serf edilmiş değil. Kahve köşelerinde konuşuluyor; ’Mayınların üzerine taş atalım, patlatalım’, affedersiniz ’Koyun, eşek sürüsüyle mayınları temizleyelim’ diyenler de var. Muhalefetin şu andaki zihinsel durumu bu. Bir kaç gün sonra bakarsınız bu öneriler çözüm olarak gazetelerde yer alır. ’Hakikaten ya, niye oralara mayın eşekleri göndermiyoruz?’ diyenler var. Muhalefet ve onun değirmenine su taşıyan gazeteciler, bilerek ya da bilmeyerek böyle ciddi bir konuyu sulandırıyorlar. ’Ben yaparım, şu yapsın, bu yapsın’ diye ortaya çıkanlar var. Bakıyorsunuz, bir emekli yarbay çıkıyor, ’bana
iki tabur versinler, ben bu işi çözerim’ diyor. Sen bir defa haddini bil, artık emekli oldun git bir kenarda dur. Bu ülkenin bir Genelkurmay Başkanı var, kuvvet komutanları var. Biz onlarla konuşuyoruz, önerilerini alıyoruz. Sana ne oluyor ya, otur oturduğun yerde. Bunlar da emekli olduktan sonra konuşmaya başlıyorlar... Eğer bu kadar kolaysa, yapabiliyorsa ihaleye girerler, ya da bu işi çok iyi biliyorsa bir özel firmanın yanında danışmanlık görevi alır, iki taburdan fazla adamı da dışarıdan bulabilir sivillerden, onlarla beraber bu işi yapabilirsin. Bedeli karşılığında yaparsın... Yani, bedeli neyse onu da öderiz. Açık söylüyorum, son derece de mutlu oluruz. Biz, hiç kimsenin bu işe girmesinden
rahatsız değiliz. Bakıyorsun, ’Burası iki Kıbrıs adası büyüklüğünde’ diyenler var. Bunlar ya sayı saymayı bilmiyorlar ya da ciddi bir göz rahatsızlığına sahipler. Şurası da son derece önemli; tasarının müzakereleri sırasında bize yönelik eleştirilerin yanında, devletin kurumlarının vahim bir ayrımcılığa tabi tutulduğu da müşahede ettik. Çok yazık... Yani, ’şu kurum vatanseverdir, bu kurum vatanı satar, şuna güvenilir, buna güvenilmez.’ Bu süreç, ak ile karanın bir kez daha deşifre edildiği süreç oldu. Millet iradesinin, milli egemenliğin, demokrasinin, bazı zihinlerde nasıl bir karşılık bulduğu, ne anlama geldiği ya da ne anlam bulduğu, bu süreçte bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu tasarı, tartışmasız şekilde, inşallah ülkemizin menfaatine olan, milletimizin çıkarlarıyla örtüşen, Türkiye’ye toprak kazandıracak bir tasarıdır. Bu tasarı, ülkemiz için en küçük bir güvenlik zafiyeti doğurmayacak, hiçbir şekilde ülkemizin çıkarlarını zedelemeyecek, bu noktada tartışmaya dahi mahal
vermeyecek bir tasarıdır. Bu tasarının önünde, arkasında, içinde, dışında, belirlenmiş, hedeflenmiş, tasarlanmış hiçbir şirket ve ülke yoktur."
"KAMUOYUNA ANLATIN"
Tarım arazilerinin kiralanması karşılığında mayınların temizlenmesinin tasarıda üçüncü ve son seçenek olarak belirtildiğine dikkati çeken Erdoğan, "Birinci ve ikinci seçeneği atlayarak; doğrudan üçüncü seçeneği tartışma konusu yapmak, eğer bilgisizlikten ve tasarıyı okumamaktan kaynaklanmıyorsa, tamamen bir art niyet ürünüdür" dedi. Erdoğan, muhalefetin son dört seçimde kaybetmiş olmanın verdiği
umutsuzlukla her türlü meseleyi tahrik vesilesi olarak gördüğünü belirterek, Türkiye’nin en küçük sorunundan en büyük sorununa kadar çözmek için kolları sıvadıkları anda muhalefetin meseleyi kilitlemenin gayreti içine girdiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, "Çözüm üretemeyenler, sorun üretmek noktasında büyük beceri sarfediyorlar. Mayınların temizlenmesi konusunda ortaya çıkan reaksiyon, 29 Mart seçimleri sonrasında muhalefetin nasıl bir siyaset tarzı izleyeceğinin ilk işaretidir. 6.5 yıl boyunca yaptığımız gibi her türlü engel ve engellemeye rağmen soğukkanlılıkla, sağduyuyla hareket edeceğiz, tahriklere asla prim vermeyeceğiz" diye konuştu.
Milletvekillerine seslenen Erdoğan, tasarıyla ilgili gerçekleri kamuoyuyla paylaşmalarını isteyerek, şöyle konuştu:
"Haklı olduğumuz bu konuyu tüm boyutlarıyla kamuoyuna anlatın. Muhalefetin nasıl bir paranoya içinde olduğunu, nasıl bir hayal dünyasında
gezindiğini, iddialarının ne kadar asılsız olduğunu, eleştirilerinin ne denli ölçüsüz bir kampanyayla paralel yürütüldüğünü, en hassas olduğumuz noktalarda hedef alındığımızı ifade edin. AK Parti’ye karşı, AK Parti iktidarına karşı insafsız ve ölçüsüz bir kampanyanın sürdürüldüğünü anlatın. Bu milletin hassasiyetleri, bizim hassasiyetimizdir. Biz 6,5 yıl boyunca millete rağmen, hiçbir kararın altına imza atmadık. Bundan sonra da asla atmayacağız. Ülkenin çıkarları üzerinde bir mesele tanımıyoruz, ülkenin menfaatleri üzerinde bir menfaat asla tanımıyoruz. Bizden aksini bekleyenler, ebediyen beyhude beklerler." Yeni haftaya girerken attıkları bu adımda bir an önce sonuca varıp,
müşterek olarak devletin kurum ve kuruluşları dayanışma içinde süreci sürdüreceğini anlatan Erdoğan, bunda kimsenin endişe ve şüphesi olmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Meclis çalışmalarında grubuna başarılar dileyerek, "Allah yar ve yardımcınız olsun" dileğinde bulundu.