Gündem
  • 19.6.2013 15:05

Erdoğan olaylara karşı nasıl davranmalı?

BAŞBAKAN ERDOĞAN OLAYLARA KARŞI NASIL DAVRANMALI
           Ülkemizde sergilenen olayları üzüntü duyarak izlemekteyim. Görmekteyim ki; siyasi linç girişimleri karşısında her taraftan gelen baskı, harekâta karşı savunma ve idare etmek konumunu yaşamakta olan bir başbakan vardır. Samimi olduğuna inandığım kişiye yardım edememek üzüntüye sebep olmaktadır. Siyasi iktidarları yıkabilmek için uygulanmakta olan sistemlere karşı sistemler geliştirilmediği sürece, sahnedeki aktörler yıkılmak durumunda kalırlar. Kişi veya yönetim yok edilmek istendiğinde, olaylar ve provokasyonlar anahtara basmış gibi başlatılır. Bertaraf edilebilirse edilir, ancak çeşitli taraftan gelen baskılara kocaman ejderhanın yıkılması gibi devrilmek mukadderdir. Bu halde giderse %50 ile iktidara gelmiş kişi yıkılmaya mahkûm olur. Hatta yıkılmakla kalmaz genelde ortadan kaldırmak için kefen giydirilir. Önceki siyasi tarihimizde bu tip olaylar her daim meydana gelmiştir.
             Sayın başbakanın olayları başlatanları deşifre etmek için toplum desteğine güvenmesi kesin netice vermeyebilir. Yıkılmasına karar verilen duvar ne kadar kuvvetli olursa olsun mutlaka yıkıma uğrar. O sebeple saldırıya geçenlerin bulunup ortadan kaldırılması gerekmektedir. Yakın tarihimizde ASALA isminde örgüt var idi. Bu örgütün görevi dış devletlerde Türkiye Cumhuriyeti temsilcilerini öldürmekti. Türkiye’nin örgütle savaşma şeklini burada anlatmak istemiyorum. Ancak gerekli tedbirler alınarak örgüt bertaraf edildi. Şimdide Başbakanı iktidardan uzaklaştırma çabalarına sadece saldırı noktalarında cevap vermek tam anlamı ile teknik hatadır. Ülkemizde yaşamak istemeyen dış güçler çeşitli şekillerde ve para karşılığı diğer ülkelere hizmet ederken, sokağa her gün binlerce suçlu salınıyor demektir. Alınacak tedbirler binlerce görevli suçlunun bir tanesinin bile başarısı ile başarıya ulaşmış olur. Suçluların başarısı iktidarın çökmesine sebep olur. Yakın çevrede olan seçmen desteği ile karşı cephe susturulamaz.
                 Asıl yapılması gerekli şey, şer cephesinin kaynağını kurutmak veya onların hedefini başka noktalara çekmektir. Hedefte durup kahramanca savaştığını söyleyen şehit olabilir ama iktidarın, merkez olmasını devam ettiremez. Dolaysıyla Sayın Erdoğan’ın kesinlikle bilenlerle istişare etmesi hatta bunu sistem haline getirmesi gerekmektedir. Dünya bu sistemi bir takım enstitülerle, bilimsel ortamda yapmaktadır. Hatta bu kurumlarda psikiyatristler sosyolog ve siyaset bilimciler anketörler çalışmaktadır. Yardımcı çalışanlar ise gazeteciler ve sinema sektörüdür. Dünyada gelişmiş kabul edilen ülkelerin asıl yaptıkları film aktörleri ile hem üniversiteleri hem halkı yönetmektir. Siz eğer gerçek ilmi gizleyip halkın öğrenmesine müsaade etmezseniz yok olmaya mahkûm olursunuz. O nedenle gerçekte yapılması gerekli şey etkin olarak savaşın başladığı noktayı etkisizleştirmektir. Sanılmamalıdır ki; olayları başlatan devlet reisleridir. Onlar görünür sahnenin vitrine oynayan sanatçılarıdır. Oynadığı oyun kadar sahnede kalır. Yönetim şekline demokrasi veya başka şey diyebilirsiniz. Asıl yöneticiler perde arkasında yaşadıklarından tanınmazlar. Ama yöntemleri ve istekleri bellidir. Para ve dünyayı ele geçirip herkesi köle haline getirebilmek değişmez kural olarak karşımıza çıkar. İstekler içinde kesinlikle acıma ve merhamet etme yoktur. Birincil öncelik isteklerdir.
                 Netice olarak Sayın Erdoğan gerekli hedefleri tespit ederken dostunu düşmanını ayrıştırmalı ve önlemini şer cephesinin önlemi gibi yapmalıdır. Eğer dostunuzu bilirseniz ona davranışınız sevgi ve yakınlık ile olurken, düşmana karşı tavır hareket kullanılan silaha göre olmalıdır. Dinimizin emrettiği bir kural vardır; kibirliye kibirli davranmak sadaka vermek gibidir. Düşman silah çekmişken devlet olarak bizim sessiz kalmamız iç dünyamızda inandığımız değerlere ihanet etmek olur. Dış dünya ve iç dünya gerçeklerini denetleyip arkasından denge nasıl kurulur tespit edilmelidir. İç dünyada olan dış dünya tahrikçilerini temizleme yolu onların sulama kanallarını kesmek veya o cephelerde iç karışıklık çıkarmaktır. Bizim iç karışıklığımız yerine karıştırıcı mihrakların iç karışıklığını sağlamak çözüm anahtarıdır. Saygılarımla.
                                          Dr. Efser Gökçen

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 14:18

İLGİLİ HABERLER