ERDOĞAN'DAN HÜRRİYET’E '411 EL KAOS İÇİN KALKTI' TEPKİSİ
DEVLET ARIK
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, samimi endişe içinde olan vatandaşların gerilim ve kutuplaşma üretmek isteyenlere aldırış etmemesi gerektiğini belirterek, "Bu ülkede herkesin hakkını hukukunu korumak bizim öncelikli vazifemizdir. Başı açık ya da kapalı olabilir, hiç farketmez. Ne zaman kendinizi, özgürlüğünüzü baskı altında hissederseniz açık söylüyorum bizi daima yanınızda bulacaksınız. Herhangi bir vatandaşımızın gönlünde eğer samimi bir gelecek endişesi varsa, bu endişeyi gidermek
boynumuzun borcudur. Başını örtenin de başını açanın da güvencesi AK Parti hükümetidir" dedi.
Partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, devlet ile milletin arasına mesafe koymak isteyenler olduğunu, yakın zamana kadar toplumsal gelişmenin önüne bürokratik engeller çıkarıldığını ve 'mevzuat böyle buyuruyor' diye toplumun engellendiğini söyledi. Nefesi yetersiz ve enerjisi kıt siyasetçilerin kısa vadeli kazançları yüzünden ülkenin uzun vadeli menfaatlerinin gözden kaçırıldığını dile getiren Erdoğan, toplumsal gelişmenin önüne engel koymanın hiçbir meşru
mazeretinin olamayacağına dikkat çekti. 70 milyonun hukukundan kendini mesul görmeyenlerin AK Parti çatısı altında siyaset yapamayacağını ifade eden Erdoğan, "Elimizi taşın altına koyduğumuzdan beri toplumun bütün meseleleri bizim meselemizdir" diye konuştu. Toplumun ihtiyaç duyduğu umut ve güven yerine endişe tüccarlığı yapanları beyhude bir çaba içinde olmakla suçlayan Erdoğan, çete ve mafya ile verilen mücadelenin ortada olduğunu ancak birçok haberlerle bunların gözden kaçırıldığını bildirdi. Erdoğan,
mücadele ile çeteleri sonuna kadar çökerteceklerini de vurguladı.
Başbakan Erdoğan, herkesin yaşama biçimi, herkesin yaşam tarzı, düşünceleri ve inançlarının demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetin güvencesi altında olduğunun altını çizdi. "AK Parti hükümeti her bir vatandaşımızın yaşam tarzının, düşüncesinin, inancının teminatıdır" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Eğer bazı vatandaşlarımızı samimi bir endişe içindeyseler, onlara da ifade ediyorum ki, siz gerilim ve kutuplaşma üretmek isteyenlere aldırış etmeyin. Bu ülkede herkesin hakkını hukukunu korumak bizim öncelikli vazifemizdir. Başı açık ya da kapalı olabilir, hiç farketmez. Sorunlarınız bizim sorunumuzdur. Dertleriniz bizim dertlerimizdir. Kaygılarınız bizim kaygılarımızdır. Hangi yönde olursa olsun tercihlerinize saygı duyuyoruz. Sonuna kadar da duyacağız. Sizi anlıyoruz, daha iyi anlamaya çalışıyoruz.
Ne zaman kendinizi, özgürlüğünüzü baskı altında hissederseniz açık söylüyorum bizi daima yanınızda bulacaksınız. Bu ülkede dışlanan, horlanan ayrımcılık gören her kim varsa, onun sığınacağı liman AK Parti iktidarıdır, hukuk sistemimizdir, demokratik rejimimizdir. Herhangi bir vatandaşımızın gönlünde eğer samimi bir gelecek endişesi varsa, bu endişeyi gidermek boynumuzun borcudur. Kimse kimseyi kendi gibi düşünmeye, kendi gibi yaşamaya, kendi gibi inanmaya zorlayamaz. Başını örtenin de başını açanın da
güvencesi AK Parti hükümetidir. Hepimiz her türlü provokasyonu, her türlü tahriki boşa çıkaracak kadar medeni bir ülkenin vatandaşlarıyız. Geçenlerde söylediğimi tekrar söylemek istiyorum, provokatif birçok şeyler olabilir ve bunları özel çekimlerle beraber oralarda, şuralarda, buralarda görüntülerini ortaya koyanlar da olabilir. Nitekim oluyor. Bakıyorsunuz, bir okulun önünde simitçi, simitçinin yanında özel hazırlanmış ekipler ve oradan çekip akşam programda izle. Biz bu oyunlara gelmeyiz ve bu oyunları
hazırlayanlar, bu senaryo tedavülden kalktı haberleri olsun. Biz bunu daha önce izlemiştik.''
Başbakan Erdoğan, başörtüsü sorununun hükümetin ekonomik noktadaki sıkıntılarını gündemden kaldırmak için bir senaryo olduğunu iddia eden çevrelere de sert çıktı. "Sevsinler seni. Ne var, ekonomide ne var?" diye soran Erdoğan, eleştirilere şu sözlerle cevap verdi:
"2008'e girdik. Nasıl girdik? Buyurun enflasyon fırladı mı? Yok. Tam aksine düştü. İhracat düştü mü? Tam aksine yükselmeye devam etti. Neden rahatsız oluyorsunuz? Sıkıntılı olan ne var? Halkımıza olumsuz yansıyan ne oldu? Böyle garip garip şeyleri üretmek suretiyle bizi kandıramazsınız."
AK Parti için yapılan 'gizli gündem', 'gizli ajanda' iddialarını 'çok komik ve gülünç' diye nitelendiren Erdoğan, hiçbir vatandaşın AK Parti'den zarar görmediğini söyledi. Bazı çevrelerin çıkar hesaplarının bozulduğunu ifade eden Erdoğan, medyaya şöyle yüklendi:
"O çıkar hesaplarının bozulmaması için işte bu yaygaraları koparıyorlar. Biz diyor ne yaptık. Biz iktidar yanlısı olsaydık, onların yanında olurduk. Biz, sizi neden eleştiriyoruz biliyor musunuz? Yaptığınız eleştirilerden dolayı değil. Ama sen 411 eli bu ülkede kaos eli olarak gösterirsen, bu eleştiriyi alırsın. Bu 411 el kaosa kalkmaz ve kalkmadı. Ama siz maalesef kaosun tarafı oldunuz, hala da olmaya devam ediyorsunuz. Siz halkımın oraya seçip gönderdiği bu ellere kaos eli diyemezsiniz. Bu hakareti
yapamazsınız. Bu saygısızlığı yapamazsınız. Yaptığınız anda bunun cevabını bizden bulursunuz, bulacaksınız. Beğenmemek başka bir şeydir, ama yasama organına kaos organı veyahut da bu ellere 'kaos eli' demek kusura bakmayın kimsenin haddine değildir. Ha, buna öfke diyorsak, evet öfke var. Çünkü biz buraya birilerini siparişi üzerine gelmedik. Dağ, taş demeden koştuk dolaştık. Halkımıza kendimizi anlattık ve halkımız da bize, 'biz sana bu görevi veriyoruz benim adıma orada benim haklarımı savunacaksın' dedi
ve öyle gönderdi. Şunu da bilmelerini istiyorum AK Parti bir marjinal ideoloji partisi değildir. AK Parti insanımızın huzur ve refahını amaç edinmiş bir hizmet partisidir. Fakat tabii bunu anlamayanlar, anlamak istemeyenler olabilir."
Türkiye'nin yönünün ve hedefinin belli olduğunu kaydeden Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye'yi hangi hedefe taşıdığının da belli olduğunu bildirdi. Erdoğan, Türkiye'nin istikametiyle ilgili polemikler üreten çevrelere de, "Gölge etmeyin başka ihsan istemiyoruz. Madem çağdaş uygarlık yolculuğumuzda bir katkınız, bir desteğiniz olmayacak bari yürüyüşümüze set çekmeyin, vehimler üreterek gündemimizi de meşgul etmeyin" diye seslendi.
Almanya'ya gerçekleştirdiği ziyarete de değinen Başbakan Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel'e 'asimilasyon' tepkisini gösterdi. Erdoğan, "Bayan Merkel bizimle asimilasyon-entegrasyon konusunda anlaşamayabilir. Doğrudur. Zaten, onun düşünceleriyle hareket edecek olursak o zaman ben, ben olmam. Biz de biz olamayız. Bizim onlar gibi olmak gibi bir derdimiz de yok. Ama entegre. Buna katılıyorum. Kesinlikle bizim oradaki vatandaşlarımız Alman toplumuna entegre olmalı. Almancayı gayet iyi konuşabilmeli,
çünkü o, onun için büyük bir zenginlik olacak. Biz istiyoruz. Bunun için de 'ne yapılması gerekiyorsa onu yapalım' diyoruz. Ama bugün buradan birkez daha sesleniyorum, biz birşey daha söylüyoruz. Türkiye'de Alman dilinde eğitim veren okullarımız var. Bizim rahatsızlığımız var mı? Yok. 'Peki aynı şeyi biz sizde de yapalım' diyoruz. Biz Türkçe dilinde eğitim versin' derken, Almancayı ihmal etsin demiyoruz ki, 'tam tersine Almancayı daha iyi öğrenir diye Türkçe dilinde eğitim yapıp Almancayı da öğrensin' diyoruz. Bizim derdimiz bu" şeklinde konuştu.