Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, AB Anayasası için düzenlenen referandumda ''''Hayır’ oyu çıkmasının, Fransa’nın Avrupa’da çıkarlarının savunulmasını zorlaştıracağını söyledi.
Chirac, referandum sonucunun açıklanmasından sonra televizyona yaptığı açıklamada, ''''Fransızların AB Anayasası’nı reddetmesi, Avrupa’daki çıkarlarımızı korumak için zor bir ortam yaracak'''' ifadesini kullandı.
Fransızların demokratik bir biçimde kendini ifade ettiğini belirten Chirac, ''''Bu sizin egemen kararınız, buna saygı duyuyorum'''' dedi.
Chirac, hükümet değişikliği ile ilgili kararını önümüzdeki günlerde vereceğini söyledi.
PARTİLER NE DEDİ?
Fransa’da ana muhalefetteki Sosyalist Parti Genel Sekreteri François Hollande, ''''partisinin Fransızlara yeni bir hedef sunmak için saygın ve seferber edici bir proje etrafından toplanması gerektiğini'''' söyledi.
''''Merkez sağın ülke sorunlarına çare bulamayacağını'''' ifade eden Hollande, ''''bu konuda görevin merkez sol partiye düştüğünü'''' söyledi.
Referandum sonuçlarını televizyonda değerlendiren Hollande, ülkede değişikliğin sol partinin seferber olması sayesinde gerçekleşeceğini savundu.
Liberal eğilimli Fransa Demokrasi Birliği (UDF) lideri François Bayrou ise yine televizyonda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın Fransa’nın ''''Hayır'''' oylarıyla içine düştüğü zor durumdan kurtulmak için ulusal bir tartışma başlatması gerektiğini söyledi.
Referandumun reddedilmesini ''''başarısızlık'''' olarak niteleyen Bayrou, ''''ortaya çıkan krize verilecek yanıtın, sıradan bir yanıt olamayacağını'''' söyledi.
''''Sadece hükümet içinde bir değişikliğe gidilmesinin yeterli olmadığını'''' kaydeden Bayrou, ''''temel politikaların sorgulanması'''' gerektiğini savundu.
İktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) lideri Nicolas Sarkozy ise yaptığı konuşmada, referandum sonucuna rağmen, Fransızlara geleceğe umutla bakmaları çağrısında bulundu.
Sarkozy, ''''Fransızlara bugün seslerini işittirdiler ve (Hayır)
dediler. Fransızların ne söylediklerini dinlemeliyiz. Hırslı, yaratıcı ve cesur bir hareket planına karar vermemiz gerekir'''' diye konuştu.
''HAYIRCI''LAR KUTLUYOR
Fransa’nın başkenti Paris’te AB Anayasası karşıtı bir grup, referandum sonuçlarının açıklanmasını ardından ünlü Bastille Meydanı’nda kutlama yapıyor.
Sayıları yaklaşık 400 civarında sol eğilimli seçmen, tarihi Bastille meydanında toplanarak, AB Anayasası’nın reddedilmesinden dolayı sevinç gösterisi yapıyor.
Müzik eşliğinde dans eden ''''Hayırcılar'''', AB Anayasası aleyhinde sloganlar atıyorlar.
Fransa’da aşırı solcu partiler, yeteri kadar sosyal hakları korumadığı gerekçesiyle AB Anayasası’na karşı çıkmışlardı.
ANAYASA TEHLİKEDE
AB Anayasası’nın, yürürlüğe girmesi için AB ülkelerinin tümü tarafından onaylanması koşulu taşıdığından, Fransa’da referandumun ''''Hayır'''' çıkması üzerine, belgenin ''''ölüp ölmediği'''' tartışması doğdu.
Üzerinde yoğun pazarlıklar yapılan ve 25 ülkenin ulaştığı uzlaşma sonucu geçen Ekim ayında AB liderlerince Roma’da kabul edilen belgenin, planlandığı gibi 1 Kasım 2006’da yürürlüğe girebilmesi için, AB’ye üye 25 ülkenin tümünde onaylanması gerekiyor.
AB dönem başkanı Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, AB liderlerinin 16-17 Haziran’da yapacakları olağan toplantıda, ''''Fransa’nın anayasayı reddetmesiyle ortaya çıkan durumu ele almaları, bundan sonra ne yapılacağını değerlendirmeleri gerektiğini'''' söyledi.
Anayasa belgesinin hazırlayıcılarının başında gelen Fransa eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d’Estaing, ''''anayasayı reddeden ülkelerden, yeniden oylamalarının istenebileceğini'''' savunuyor.
Ancak Fransa’da ikinci bir referandumun yapılıp yapılamayacağı üzerinde farklı görüşler dile getiriliyor.
Anayasanın yürürlüğe girememesi halinde, AB’de işleyiş, şu anda var olan kurallarıyla devam edecek.
9 ÜLKE ONAYLAMIŞTI
Fransa’da referandumla reddedilen AB Anayasası, bugüne kadar 9 ülkede parlamento tarafından onaylandı.
Onay sürecinin, AB üyesi 25 ülkeye göre son durumu şu şekilde:
Ret: Fransa (referandum, 29 Mayıs 2005)
Onay: Litvanya (parlamento, 11 Kasım 2004), Macaristan (parlamento, 20 Aralık 2004), Slovenya (parlamento, 1 Şubat 2005), İspanya (parlamento 20 Şubat 2005), İtalya (parlamento, 6 Nisan 2005), Yunanistan (parlamento, 19 Nisan 2005), Slovakya (parlamento 11 Mayıs 2005), Avusturya (parlamento, 25 Mayıs 2005), Almanya (parlamento 12/27 Mayıs 2005).
15 ülke ise henüz anayasayı onaydan geçirmedi. Bunlardan 8’inde
onay süreci referandum yoluyla yapılacak. Bu ülkeler ve referandum tarihleri şöyle:
Hollanda (1 Haziran 2005), Lüksemburg (10 Temmuz 2005), Danimarka (27 Eylül 2005), Portekiz (Aralık 2005), İngiltere (2006 başları), Çek Cumhuriyeti (2006 ortası), İrlanda (tarih belirlenmedi), Polonya (tarih belirlenmedi).
Belgeyi ilerleyen tarihlerde parlamento yoluyla onay sürecine sokacak olanlar ise Belçika, Estonya, Letonya, Kıbrıs Rum Kesimi, Malta, Finlandiya ve İsveç.
AVRUPA KOMİSYONU SONUÇTAN HİÇ MEMNUN DEĞİL
Eski Avrupa Komisyonu Başkanı ve İtayla muhalefet lideri Romano Prodi, Fransa’daki referandum sonuçlarından hiç memnun kalmadığını söyledi.
Prodi yaptığı açıklamada, ''''Eğer sonuç hayır yönündeyse, bu hiç memnuniyet verici değil. Bu sıkıntılı sinyali iyi algılamak gerek'''' dedi.
İtaylan ANSA ajansının haberine göre Prodi, Avrupa projesinin sebatla devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.
ORTAK AÇIKLAMA: YOLA DEVAM EDİYORUZ
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, AB Dönem Başkanı Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Joseph Borrel, Fransa’daki AB Anayasası referandumuyla ilgili ortak açıklama yaparak, ''''AB bugün yoluna devam ediyor'''' dediler.
Fransız seçmenlerin AB Anayasası’na ''''Hayır'''' tercihinde bulunduğu, kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:
''''Bu kararı not alıyoruz. AB’nin kurucusu ve 50 yıldır süren inşasının ana motorlarından biri olan bir ülkenin, bu kararını üzüntüyle karşılıyoruz. Yoğun tartışmaların ardından gelen bu demokratik karara saygı gösteriyoruz.'''' Fransız referandumunun sonuçlarının, öncelikle Fransız makamlar tarafından derinlemesine bir analiz gerektirdiği, bunun için zaman ihtiyaçları olacağı vurgulanan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
''''AB kurumları da zamanı gelince, onay sürecinin sonuçlarının tamamını dikkate alarak düşüneceklerdir.
Hatırlatmak gerekir ki bugüne kadar AB halkının yüzde 49’unu temsil eden 9 üye ülke anayasayı onayladılar. Üye ülkelerin çoğunluğu henüz onay sürecini tamamlamadı. Fransa’daki tartışmaların boyutu ve referandum sonuçları, ulusal düzeyde ve AB düzeyinde siyasi sorumluların projeyi daha iyi anlatmak durumunda olduğunu bize gösteriyor. Her birimiz rollerimiz konusunda kendimizi sorgulamalıyız.
Ulusal hükümetler, AB kurumları, siyasi partiler, sivil toplum, AB projesinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmak için çalışmalıdırlar.'''' AB’nin daha önce de zor anlar yaşadığı ve her seferinde daha fazla güç kazanarak sorunları aştığı ifade edilen açıklamada, ''''AB bugün yoluna devam ediyor, kurumlar işliyor. Zorlukların bilincindeyiz.
AB’yi ilerletme yollarını tekrar bulacağımıza inanıyoruz. Buna birlikte katkıda kararlıyız'''' denildi.
''''ZOR GÜNLER''''
Fransa’daki AB anayasası referandumunun sonuçlarını değerlendiren AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve AB Dönem Başkanı Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, AB’nin zor günler yaşadığını belirterek ''''politikacıların ve sorumluların kendilerini sorgulayacaklarını'''' söylediler.
Brüksel’de düzenledikleri ortak basın toplantısında soruları yanıtlayan Barroso ve Juncker, Fransızların demokratik kararına saygı gösterdiklerini, gereken analizlerin yapılacağını ifade ettiler.
Barroso, AB’nin içinde bulunduğu bu zor günlerde siyasi sorumlulardan kararlılık, irade, vizyon, mücadele ve birlik beklendiğini söyledi.
Juncker, Fransa’dan gelen ''''Hayır'''' yanıtının kalpleri kırdığını ancak saygıyla ''''not edildiğini'''' belirterek Fransa’daki tartışmaların deneyim kazandırdığını, referanduma katılım oranının yüksekliğinin etkileyici görüldüğünü, AB projesine tüm Avrupa halklarının bu ilgiyi göstermelerinin temenni edildiğini anlattı.
Anayasaya karşı çıkanların verdikleri mesajda çelişkiler ve tezatlar bulunduğunu, bu mesajın anlaşılmasının zor olduğunu belirten Barroso ve Juncker, bu tartışmaların sadece Fransa’da yaşanmadığını, tüm AB halklarının kararlarının beklenmesi ve dikkate alınması gerektiğini, referandum sonuçlarının 16-17 Haziranda, Brüksel’de yapılacak AB zirvesinde değerlendirileceğini belirttiler.
Juncker, ''''Anayasanın öldüğünü'''' söyleyen bir gazeteciye, ''''Ben doktor değilim. Anayasa ölmedi ama güçsüz kaldı'''' yanıtını verdi.
Fransa hükümetini imalı sözlerle hedef alan Juncker, diğer hükümetlerin AB projesini kamuoylarına daha iyi anlatmaları gereği üzerinde durdu.
Barroso, sorumluluğun başkalarına yüklenemeyeceğini, ileriye bakmak gerektiğini, bir üye ülkeden ret gelmesinin süreci durdurmayacağını ve tek ülkenin temel alınmasıyla sonuç değerlendirmesi yapılamayacağını ifade etti.
''''Bu zorluktan bir çıkış yolu arayacaklarını'''' belirten Barroso ve Juncker, halkları AB konusunda yeterince heyecanlandıramamış olmaktan yakındılar.
Juncker, Fransa referandumunun Hollanda, Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki referanduma etkileri olabileceğini, sürecin devam edeceğini söyledi.
Barroso, Fransa’dan gelen ''''Hayır'''' yanıtının nedeninin ve bu yanıttan gelen mesajların ciddi bir şekilde tartışılması gerektiğini, 25 ülke arasında uzlaşmaya ihtiyaç olduğunu, sorunlar, şüpheler ve korkular bulunduğunu, bir ''''korku federasyonu'''' haline gelindiğini, AB projesinin ilerlemesi için birlik ihtiyacı bulunduğunu söyledi.
VERHEUGEN: DURUM ABARTILMAMALI
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Guenter Verheugen, AB anayasasının Fransa’da reddedilmesine karşın, AB’deki entegrasyon sürecinin devam edeceğini söyledi.
Verheugen, Alman ARD televizyonuna yaptığı açıklamada, Fransa’daki sonucun AB için bir ''''felaket olmadığını'''' belirterek, ''''durumun abartılmaması gerektiğini'''' belirtti.
Avusturya’nın aşırı sağcı siyasetçilerinden Joerg Haider da yaptığı açıklamada, ''''Brüksel’deki bürokratlar yanlış hesap yaptı'''' dedi.
Haider, ''''Brüksel’deki bürokratlar, Avrupalı yurttaşlarla oydaşma yolu bulmalı. Böyle bir fırsat var. Durumu çok trajik görmüyorum.
Birkaç değişiklikle uzlaşma yolu bulunur'''' dedi.
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 12:13