Spor
  • 7.11.2008 05:41

GALATASARAY İÇİN NE DEDİLER?

'Avrupa Fatihi' iş başında... Galatasaray, 2000 yılında müzesine götürdüğü UEFA Kupası'nda bu sezon parmak ısırtıyor. Olympiakos zaferinin ardından, Portekiz'in güçlü temsilcisi Benfica'yı deplasmanda Emre Aşık Ve Ümit Karan'ın golleriyle yıkan Cim Bom, B Grubu'nda liderliğini perçinledi, bir üst turun kapısını da ardına kadar açtı.
Büyük sevinç
Galatasaray’ın Benfica’yı 2-0 yendiği karşılaşmanın ardından statta bulunan sarı-kırmızılı taraftarlar büyük sevinç yaşadı. Üst üste gelen golleri coşkuyla kutlayan taraftarlar, sessizliğe bürünen stadı tezahüratlarıyla inlettiler.
Stadı erken terkettiler
Galatasaray’ın maçı kazandığını anlayan Benficalı taraftarlar stadı erken terk etti. Maç boyunca takımlarını destekleyen ev sahibi takım taraftarları, 80. dakikadan itibaren stadı boşaltmaya başladı.
Namağlup takımı yendiler
Galatasaray, 7. haftasını bulan Portekiz Ligi’ni namağlup sürdüren Benfica’yı yenmeyi başardı. Benfica, 4 galibiyet ve 3 beraberlikle liginde yenilmeyen tek takım unvanını taşıyordu.
Şimdi hedef Fenerbahçe
Zorlu Benfica maçını galibiyetle geçerek büyük moral bulan sarı-kırmızılı ekipte, gözler Fenerbahçe ile hafta sonunda deplasmanda oynanacak karşılaşmaya çevrildi.
Galatasaray, cuma günü öğleden sonra İstanbul’a gelecek ve futbolcular, derbi maçının hazırlıklarına ara vermeden yapacakları çalışmayla başlayacaklar.
Kanat ATKAYA / HÜRRİYET
YENİ türeyen bir hadise var: "Maç öncesi kadro cak-cak"ı. Takım kadroları belli olduktan sonra ekranlarda takım listesine bakıp, oynanmamış maç üzerine fikir yürütülüyor. "Kadro cak-cak’çılığı" işte, başka bir şey değil.
Galatasaray’ın Benfica maçı öncesine de konuşuyordu muhteremler: "Pazar günü Fenerbahçe maçı varken bu kadroyla mı çıkılır? UEFA büyük ölçüde garantilendi sayılır. Skibbe bazı yıldızları dinlendirmeliydi."
İşin benim açımdam üzücü yanı Galatasaray formasını yıllarca taşımış Hakan Ünsal’ın da benzer yorumlar yapması oldu.
Galatasaray büyük takımdır. Ve büyük takımlar her maça kazanmak için, elinde var olan en iyi kadroyla çıkar.
Şartlar neyi gerektirirse gerektirsin bu böyledir taraftarın gözünde.
Benfica maçının önemli olmadığına nasıl derin bir analizle karar verdiklerine de akıl sır erdiremedim.
Yorumcu icadı futbol cinliklerinin lüzumu yok.
Hele bunu Galatasaray’ı çok iyi tanımış olması gereken Hakan Ünsal’ın dillendirmesine hiç gerek yok!
Güzelliklere, yani maça dönelim.
Galatasaray "Atmadan gitmem" havasında başladığı ve ilk 3 dakikada 2 pozisyon harcadığı maçı söke söke, harika futbol oynayarak, Avrupa’da yitirdiklerinin acısını çıkartarak kazandı.
Arda, Ümit Karan, Lincoln mükemmel oynadılar.
Euro 2008’in kahramanlarından "nöbetçi stoper" Emre Aşık, futbolunun iyice olgunlaştığı son yıllarında, Avrupa transferi gerçekleştirebilecek bir performans sergiledi.
De Sanctis maç henüz ortadayken "Simoviç-Taffarel-Mondragon" ruhuyla bir kurtarış yaptı ki; Eurosport haftalık "kalecilere saygı" bülteninde kesin gösterir...
Sezonun namağlup ekiplerinden Benfica’yı kendi sahasında hem de futbol dersi vererek yendi Galatasaray.
Başta Skibbe olmak üzere, göğsümüzü tekrar kabartan bu harikulade galibiyet için tüm takımı kutlarım.
Pazar derbisi için "kadro cak cak’çıları"nı dinlerken bu maçı da unutmayın olur mu?
Avrupa’da deplasman galibiyeti de ne güzel oluyor yahu...
İlhan SÖYLER /HÜRRİYET
Daha farklı olurdu
GALATASARAY, Benfica’yı önce tartıya koydu, sonra da peş peşe darbelerle darmadağın etti. Demek ki isteyince oluyormuş. Senin elinde Lincoln, Arda, Baros gibi silahların varsa, böyle maçlarda yararlanacaksın. Nitekim bu oyuncular sahne alınca işi bitirdiler.
Galatasaray, Benfica’yı gözünde büyütmedi. Pozisyonsa buldular. Aslında işi daha oyunun başlarında bitirebilirlerdi. Ama ikinci bölüme bıraktılar.
Galatasaray, uluslararası futbol oynayan bir ekip. En kritik anlarda pas hatası yaptı ama bunu düzeltmesini bildi. Sarı kırmızılılar, Benfica alanında pas yapmaya başlayınca rakibinin dengesini bozdu. Benfica’nın teknik direktörü baktı ki, iş kötüye gidiyor, peş peşe üç değişiklik yaptı. Daha sonra sahneye Arda çıktı, Benfica’nın sol kanadını adeta felç etti. Baros gol atma ürkekliğini üzerinden atsaydı, bu skorun daha fazlası olurdu. Çünkü Lincoln onu çok besledi ama Çek futbolcu fırsatları değerlendiremedi.
Kötü oynayan yoktu
Galatasaray’ın elindeki kadro belli. Bu şekilde oynaması gerekiyordu. İstenileni de yaptılar. Hakan Balta en kritik pozisyonlarda imdada yetişti. Takımda kötü oynadı diyebileceğimiz bir oyuncu yoktu.
Galatasaray zaten UEFA Kupası maçlarını seven bir ekip. Benfica, Galatasaray’ı hafife almanın faturasını ağır ödedi. Şemsiye birden tersine döndü. Galatasaray, maçı izleyen 46 bin kişiyi kendisine hayran bıraktı.
Skibbe, maç öncesi, "beraberliğe değil, kazanmaya geldik" dedi. Oyuncularına güveni aşılamıştı. Üç puanı hak ederek aldılar.
Ayhan’ı tebrik etmek lazım. Orta sahada Lincoln’le birlikte ekibine yön verenlerden biriydi. Yani G.Saray takımı bugüne kadar en güzel maçını oynadı. En önemli şey güven. O güveni de buldular. Ve nefis bir futbol sergilediler. G.Saray bu maçı daha farklı alırdı. Çünkü herkes görevi neyse onu yaptı.
Karşılaşmanın İngiliz hakemini çok beğendim. Mükemmel bir maç yönetti. Kendisini kutluyorum.

Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 04:33

İLGİLİ HABERLER