Ekonomi
  • 12.5.2004 10:01

GERGİNLİĞİN FATURASI HAZİNEYE ÇIKTI

Reel faizler önemli ölçüde yükselerek, asıl amacı reel faiz oranlarını düşürmek olan ekonomik program önemli bir yara alırken, sadece kurdaki yükseliş nedeniyle iç borç stokunda yaşanan artış ise 7 katrilyon lirayı buldu. Yabancı basının ''Irak Savaşı arifesinden bu yana ki en büyük kriz'' olarak değerlendirdiği son günlerde piyasalarda yaşanan gelişmeler yüksek borçluluk oranları ve borç stokunun yapısı nedeniyle Hazine'ye önemli bir maliyet çıkardı. Faiz oranlarında yaşanan yükseliş, ekonomik programın en kritik yanını oluşturan reel faiz oranlarını Temmuz 2003'ten sonraki en yüksek düzeye yükseltti. Nisanda ortalama yüzde 24'e kadar gerileyen Hazine'nin iç borçlanma ihalelerindeki ortalama faiz oranı, bu ayın ilk iki haftasında yapılan toplam beş ihalede ortalama yüzde 28.6 düzeyine çıktı. Bu oran Ekim 2003'ten sonraki en yüksek iç borçlanma faizine işaret ediyor. Piyasaların yüzde 10.5'e kadar gerileyen gelecek 12 aylık döneme ilişkin enflasyon tahminiyle karşılaştırıldığında, Hazine'ye nisandan borç verenler gelecek bir yıllık dönem için yüzde 16.4 oranında bir reel faiz beklediklerini gösteriyor. Hazine'nin, yüksek borçluluk düzeyi, istikrarsızlık, makro ekonomik belirsizlik ve benzeri nedenlerle ödemek zorunda kaldığı risk primi olarak da isimlendirilen beklenen reel faiz ise geçen yıl temmuz ayından sonraki dönemin en yüksek düzeyine işaret ediyor. Geçen yıl temmuz ayında yüzde 21 olan reel faiz beklentisi, ağustosta ve eylülde yüzde 16.1 düzeyine inmiş, ekimde ise yüzde 11.9'a kadar gerilemişti. Son aylarda ise yüzde 12 ile yüzde 13 oranları arasında seyreden beklenen reel faiz oranı nisanda yüzde 12.2 olmuştu. Hükümet politikalarına duyulan güvenle yakın ilişkisi bulunan reel faiz oranlarında son günlerde özellikle imam- hatip gerginliği ile yaşanan bu yükseliş, iç borç stokunun çevrilme maliyetini önemi ölçüde artırdı. Hazine'nin iç borç stokunun yüzde 43'ü değişken faizli borçlardan oluşuyor. Bu nedenle faiz oranlarındaki yükseliş, sadece yeni borçlanmaların değil, mevcut borç stokunun maliyetini de büyük ölçüde artırıyor. Mart sonunda 203.7 katrilyon lira olan iç borç stokunun 87.6 katrilyon lirası değişken faizli Türk Lirası cinsinden borçlardan kaynaklanıyor. İç borç stokunun yüzde 19'u döviz ve dövize endeksli borçlardan oluştuğu için döviz kurlarındaki artış doğrudan iç borç stokunun, TL cinsinden faiz yükünün yanı sıra anapara tutarını artırıyor. Mart sonunda 1 milyon 311 bin lira olan dolar kuru üzerinden 38.7 katrilyon lira düzeyinde bulunan döviz ve dövize endeksli borçlar, dolar kurunun 1 milyon 550 bin liraya kadar yükselmesi yüzünden yaklaşık 7 katrilyon liralık artış kaydetti.

İLGİLİ HABERLER