Gül: Türkiye dünyanın önemli ekonomik gücü olacak!..
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye ve Hollanda arasındaki ticari ilişkilere çok değer verdiklerini belirterek, ''Gelecek çok daha güçlü olacak iki ülke arasında. Çünkü Türkiye giderek çok daha güçlü, ekonomik olarak, siyasi olarak ve diğer alanlarda güçlü bir ülke haline gelmektedir'' dedi.
Gül, daha önce liman olarak kullanılan kongre merkezindeki Hollanda-Türkiye İş Forumu'nda iş adamlarına hitap etti.
İhracatının 500 milyar doların üzerinde, ithalatının ise 400 milyar dolar civarında olmasının bunun en önemli göstergesi olduğunu dile getiren Gül, 16 milyon nüfuslu Hollanda'nın dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip olduğunu kaydetti. Gül, Osmanlı İmparatorluğu'nun 400 yıl önce Hollanda vatandaşlarına, Osmanlı topraklarında seyahat izni verdiğini, padişahın imzaladığı fermanla ticaret yapabilmelerine imkan tanındığını da hatırlattı.
İki ülke arasındaki ticaret ve ekonomik işbirliğinin geçmişten bu yana güçlü bir şekilde devam ettiğini ifade eden Gül, Türkiye ve Hollanda arasında 7 milyar doların üzerinde ticaretin olduğunu bildirdi. Hollandalı yatırımcıların Türkiye'de son on yıl içindeki yatırımlarının 16 milyar doları geçtiğini dile getiren Gül, Türk yatırımcıların ise Hollanda'da başta bankacılık olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösterdiğini vurguladı.
Hollanda'da birçok büyük şirketin faaliyette bulunduğunu anlatan Gül, ''Ticari ilişkilerimize, ekonomik ilişkilerimize çok değer veriyoruz'' diye konuştu. Salonda çok sayıda Türk ve Hollandalı işadamını görmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Gül, bunu iki ülke arasındaki ilginin göstergesi olarak nitelendirdi.
-''Türkiye dünyanın önemli ekonomik gücü haline gelecek''-
Geleceğe yönelik konuşmak istediğini de belirten Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:
''Gelecek çok daha güçlü olacak iki ülke arasında. Çünkü Türkiye giderek çok daha güçlü, ekonomik olarak, siyasi olarak ve diğer alanlarda güçlü bir ülke haline gelmektedir. Hollanda gibi birçok sanayileşmiş ve ekonomisini güçlendirmiş olan ülkeler aslında kalkınma ve gelişmelerini bir nevi tamamlamış vaziyetteler. Artık bu ülkelerin daha hızlı büyüme yapmaları ancak ülkeleri dışındaki faaliyetleriyle mümkün olacak. Bizim ise Türkiye olarak dönemimiz yeni gelmekte. Biz henüz sanayileşmemizi ve gelişmemizi tamamlamış halde değiliz. Daha açıkçası itiraf etmek durumundayım ki bizim daha yürüyecek çok yolumuz var. Sizin vaktiyle yaptıklarınızı biz şimdi yapıyoruz. Onun için bizim 2011'de yüzde 8,5 büyümemiz, 2009'da yüzde 9 büyümemiz ve son on yılda daima hep ülkede büyük ekonomik gelişmeleri göstermemiz bizim biraz geçten takip ettiğimiz bir süreç. Önümüzdeki yıllarda da biz büyümeye devam edeceğiz. Bu halimizle biz dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz, siz 16. büyük ekonomisiniz. Biz hızlı büyümeye daha önümüzdeki seneler devam edeceğimiz için inanıyorum ki 2020'lerde, 2025'lerde Türkiye çok daha fazla dünyanın önemli ekonomik gücü haline gelecek. Bazı yapılan tahminlere baktığımızda 2025'ten sonra 2050'lere doğru dünyanın ilk on büyük ekonomisinden biri, Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi olacak. Bunlar finans kurumlarının, araştırma kurumlarının yaptıkları tahminler.''
Bununla ilgili hazırlıkların Türkiye tarafından yapıldığını da bildiren Gül, ''Son on yılda çok köklü reformlar gerçekleştiriyoruz. Bu reformlar hem siyasi planda hem ekonomik planda her şeyden önce de hukuki planda gerçekleşmiş vaziyettedir. Bütün bu reformlara dayanarak söylüyorum ki çok güçlü temeller atılmıştır artık'' diye konuştu.
AB ile müzakere sürecinde Avrupa müktesebatının Türkiye'ye aktarıldığını da ifade eden Gül, ''Siyasi kriterler, demokratik kriterler zaten yerine getirildiği için müzakereler başlamıştır. Bunun özellikle bilinmesini isterim'' ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:
''Bu şunu göstermektedir ki; demokrasisi güçlü, hukuki temelleri güçlü bir ülke ekonomik kurallarını da düzenledikten sonra önünde çok büyük potansiyel vardır. İşte şimdi biz bunu gerçekleştiriyoruz. Bunu yaparken de yine çok dikkatli oluyoruz. Çünkü dünya ekonomik olarak çok kırılgan olduğu için, ABD'de, Avrupa'da yaşanan finans krizleri, ekonomik krizler tabii ki dünyaya açık bir ülke olan Türkiye'yi de etkilemektedir. Onun için mali disipline çok önem veriyoruz, orta vadeli programımızı vaktiyle açıkladık ve hükümetimiz birçok hükümetlerden farklı olarak alınması gereken siyasi kararları, ekonomik kararları vaktinde alabilmektedir. Bunun neticesinde biz Avrupa'nın birçok ülkesinde yaşanan, ABD'de yaşanan finans krizlerini, ekonomik krizleri yaşamıyoruz. Tam tersine resesyondan bahsederken birçok Avrupa ülkesi, küçülmeden bahsederken birçok AB ülkesi, Türkiye yüksek büyümeleri gerçekleştiriyor. Bunlar gerçekleşirken de mali disipline çok önem veriyoruz. Bütçe açığımız yüzde 1,5 civarında. Birçok AB ülkesinin bütçe açığı çok büyük boyutlara varmış vaziyette.''
-''Tedbirli bir şekilde hükümetimiz geleceğe doğru ilerliyor''-
Birçok AB üyesi ülkenin ve bazı ülkelerin bugün karşı karşıya kaldığı en büyük sorunun büyük borç yükleri olduğuna işaret eden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Milli gelirlerinin, gayrisafi milli hasılalarının yüzde 100'ü, yüzde 100'ünden fazla yüzde 150-yüzde 200'lere varan borcu olan ülkeler var. İşte bunların karşısında Türkiye'nin borç yükü ise yüzde 37 civarında, bütün gayrisafi milli hasılasının içerisinde. Bankalarımız gayet güçlü, bunun da bir sebebi var. 2001'de karşılaştığımız büyük bankacılık, finans krizinden çok ders çıkardık, bankacılık dünyamızı yeniden yapılandırdık. Bankalarımız kendi bankalarını yeniden yapılandırdılar. Bugün geldiğimiz noktada bankaların sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 17 civarında Türkiye'de. Avrupa'da birçok bankanın bu rasyosu yüzde 5 civarında. Onun için birçok banka battı.''
Dünya ekonomisinde hala kırılganlık olduğunu ifade eden Gül, ''Onun için gayet tedbirli bir şekilde hükümetimiz geleceğe doğru ilerliyor'' diye konuştu.
Yatırımcılara Türkiye'ye daha çok güvenmeleri ve yatırım yapmaları çağrısında da bulanan Gül, şu açıklamalarda bulundu:
''Hollanda şirketleri ve yatırımcıları Türkiye'yi yakından takip ettikleri için ve Türkiye'ye güvendikleri için 16 milyar dolar civarında yatırımı son 10 yılda yaptılar. Ben eski şirketlerden bahsetmedim. Dünyanın her tarafından faaliyet gösteren şirketler zaten geleneksel olarak yatırım yapıyorlar. Ama son 10 yıl içindeki yatırımlar özellikle dikkat çekici. Bütün bu reformları takip ettikleri için, Türkiye'yi yatırım yapılır bir ülke halinde gördükleri için daha çok geliyorlar. Ama potansiyel daha çoktur. Bu potansiyeli hep beraber değerlendirmek gerekir. Türkiye'nin daha çok büyümesi gereken, büyüyeceği yıllar vardır. Avrupa'da birçok şirket kendi ülkelerinde daha fazla büyüyemezler ancak yeni inovasyonlara dayalı şirketler değilse, onların da yine büyüyeceği sınır bellidir. Ben şu çevreye baktığımda açıkçası yeni yapılacak altyapı yatırımı göremiyorum ki her şeyi vaktiyle yaptığınız için göremiyorum. Ama Türkiye olarak bizim daha çok altyapı yatırımlarımız var. Belediyelerimiz şehirlerimizi adeta yeniden inşa ediyorlar. Bizde birçok semtte evler yıkılıyor onun yerine daha yeni evler yapılıyor. Otobanlarımızın bir kısmını yaptık ama hala yapacak çok otobanlarımız var çünkü coğrafyamız da nüfusumuz da büyük. O bakımdan altyapı yatırımları hala Türkiye'de devam edecektir. Ayrıca tabii Türkiye'nin çevresinde de öyle ülkeler vardır ki Türkiye'yi adeta çok örnek alırlar, bu ülkeleri çok yakın tanıdığımız için Türk işadamlarının da o coğrafyalarda iş yapmaları çok kolaydır. O açıdan Türk ve Hollanda firmalarının gerek ortak olarak gerek tek başlarına Türkiye'de, Türkiye'nin çevresinde ya da Avrupa'da, başka yerlerde iş yapma imkanlarının çok olduğuna inanıyorum. Sizleri daha çok işbirliğine teşvik ediyorum.''
-''Bizim rolümüz sizlere çağrıda bulunmaktır''-
Türk ve Hollandalı işadamlarının birçok toplantı yaptığını, iş alanlarını incelediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, ''Bizim rolümüz sizlere çağrıda bulunmaktır. Sizin karşılaşacağınız problemler varsa bu problemlerin önünü açmak ve onları çözmektir.''
Türkiye'de son yıllarda oluşturulan bir yatırım ajansı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, bu ajansın yabancı yatırımcıların bütün işlerini üstlendiğini, bürokratik işlerini tek elden çözdüğünü vurguladı. Türkiye'de daha önceleri yakınılan bürokrasinin artık devre dışı kaldığını da belirten Cumhurbaşkanı Gül, yatırımcılara çağrıda bulunarak iki ülke arasındaki temeli ticarete, ekonomiye dayalı dostluğun gelecek nesillere taşınmasını istedi.
Hollanda'daki Türklerin sayısının 400 bine ulaştığını bunlardan 300 binin Hollanda vatandaşı olduğunu da belirten Gül, Hollanda'daki yeni jenerasyon Türklerin aldıkları eğitim sayesinde önümüzdeki yıllarda şirketlerin en önemli yöneticileri, çalışanları olacaklarını da söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, iş formuna Hollanda Veliaht Prensi Alexander ve eşi Prenses Maxima ile geldi. Foruma, Hollanda Başbakan Yardımcısı Maxime Verhagen, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de katıldı.