Afgan basını: Uğur Bahadır Pakistan'da tesadüfen yakalanıp Türkiye'ye teslim edildi
Afgan kaynakların aktarımına göre "Afganistan-Pakistan bölgesinde" yakalandığı açıklanan Uğur Bahadır, Pakistan güvenlik güçleri tarafından tesadüfen yakalanıp Türkiye'ye teslim edildi.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), IŞİD'in "Horasan" yapılanmasında faaliyet gösterdiği belirtilen Türk vatandaşı Uğur Bahadır'ın Afganistan-Pakistan bölgesinde yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.
Ancak Afgan kaynaklar, Bahadır'ın mart ayında Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde bir polis kontrol noktasında gözaltına alındığını ve yakalanma haberinin aylar sonra kamuoyuna açıklandığını ileri sürüyor.
MİT'in operasyonu 30 Ekim'de Türk basınında duyuruldu. Anadolu Ajansı'nın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre, "Abdullah" kod adını kullanan Uğur Bahadır, 2024 yılında Türkiye'den Afganistan-Pakistan bölgesine geçerek IŞİD'e katıldı. Örgütün bölgedeki kamplarında çeşitli görevler üstlenen Bahadır'ın, MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda yakalandığı ve Türkiye'ye getirildiği ileri sürüldü.
MİT kaynakları, Bahadır'ın ilk ifadesinde "Türkiye'den bölgeye örgüt mensubu aktarımını yönettiği" iddia edilen "Ebu Yasir Turki" takma adlı Özgür Altun ile bağlantısını, örgüt bünyesinde aldığı eğitimleri ve IŞİD adına üstlendiği görevleri anlattığını aktardı.
Bahadır'ın, 2026 yılının başlarında yakalanan ve örgütün medya yapılanmasında faaliyet gösterdiği belirtilen Ahmet Kazancı ile de bölgede birlikte hareket ettiği de ileri sürüldü.
Al Mirsaad: Bahadır mart ayında yakalandı
Afganistan'daki IŞİD yapılanmasına yönelik araştırma ve haberler yayınlayan Al-Mirsaad, 31 Ekim'de yayınladığı haberde Uğur Bahadır'ın yakalanmasına ilişkin farklı bilgiler paylaştı.
Al-Mirsaad'ın kendi kaynaklarına dayandırdığı haberde Bahadır'ın mart ayında gözaltına alındığını, ancak bu bilginin kamuoyuna 30 Ekim'de duyurulduğunu ileri sürdü.
Al-Mirsaad'ın aktardığı bilgilere göre, Uğur Bahadır, 2024 yılında Türkiye'den Pakistan'ın başkenti İslamabad'a uçakla geldi. Daha sonra Belucistan eyaletindeki Mastung bölgesine geçti.
Bahadır'ın burada IŞİD'e ait kamplarda düzenlenen eğitimlere katıldığı ve örgüt içerisinde “Abdurrahman” adını kullandığı öne sürüldü.
Eğitimini tamamladıktan sonra seyahat etmek için Muaviye eğitim merkezinde beklediği, bu süreçte belirli bir görevinin bulunmadığı iddia edildi.
Al-Mirsaad'a göre, Belucistan'daki IŞİD merkezlerinin Şubat 2025'in sonlarında dağıtılmasının ardından örgüt yönetiminin talimatıyla diğer mensuplarla birlikte Hayber Pahtunhva eyaletindeki Orakzai bölgesine geçti. Bu aşamadan sonra "Abdullah" kod adını kullanmaya başladı.
Orakzai'deki iki komutanın öldürülmesinin ardından yakalandığı ileri sürüldü
Al-Mirsaad'ın kendi kaynaklarına dayandırdığı haberde, Bahadır'ın Orakzai'de ilk olarak Hamza isimli yerel bir IŞİD komutanının yanında kaldığı belirtildi.
Hamza'nın 20 Şubat'ta Orakzai'nin Toorsmat bölgesinde öldürülmesinin ardından Bahadır'ın, Hacı Rahman (Ebu Nasır) liderliğindeki gruba katıldığı öne sürüldü.
Hacı Rahman'ın da 28 Şubat'ta Orakzai'nin Galju bölgesinde düzenlenen bir operasyon sırasında öldürülmesinden sonra Bahadır ve Yasir kod adlı başka bir kişinin Peşaver'e gitmeye çalıştığı kaydedildi.
Al-Mirsaad'ın kaynaklarına göre iki kişi, yol üzerindeki bir polis kontrol noktasında gözaltına alındı. Polislerin başlangıçta şüphelileri uyuşturucu kaçakçısı olarak değerlendirdiği, daha sonra IŞİD mensubu olduklarının belirlendiği ileri sürüldü. Haberde, iki kişinin fotoğraflarının ilk olarak o dönemde medyada yayınlandığı da belirtildi.
Afgan yayın organı, söz konusu gözaltının başlangıçta tesadüfi bir polis yakalaması olduğunu, ancak daha sonra Pakistan yönetimi tarafından planlı bir "terörle mücadele" operasyonu gibi sunulduğunu ifade etti.
Al-Mirsaad, bu yolla Pakistan yönetiminin uluslararası alanda çeşitli tavizler elde etmeyi amaçladığını öne sürdü.
Türk makamları da Bahadır'ın yakalanma tarihine ve operasyonun gerçekleştirildiği kesin konuma ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Önceki Türk IŞİD mensuplarının yakalanması da gündemde
Uğur Bahadır'ın yakalanması, son iki yıl içerisinde Pakistan'da yakalanarak Türkiye'ye getirildiği bildirilen diğer Türk IŞİD mensuplarını da yeniden gündeme taşıdı.
Türk basınında yer alan bilgilere göre, bu isimler arasında Özgür Altun, Mehmet Gören ve Ahmet Kazancı bulunuyor.
Özgür Altun: “Ebu Yasir Turki” kod adını kullandığı belirtilen Altun, 2025 yılında Belucistan'da yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT, Altun'un Türkiye'den bölgeye örgüt mensubu aktarımında rol oynadığını bildirdi.
Mehmet Gören: Aralık 2025'te Pakistan'da yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Al-Mirsaad da Gören'in Belucistan'daki IŞİD kamplarında eğitim aldığını ileri sürmüştü.
Ahmet Kazancı: “Ebu Ubeyde” ve “Ebu İbrahim” kod adlarını kullandığı belirtilen Kazancı, 2026 yılında yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT, Kazancı'nın örgütün medya yapılanmasında faaliyet yürüttüğünü bildirdi.
Uğur Bahadır: 30 Ekim 2026'da yakalandığı duyuruldu. Al-Mirsaad ise gözaltının mart ayında gerçekleştiğini ileri sürdü.
Al-Mirsaad, önceki yakalamalara ilişkin haberlerinde de Türk vatandaşlarının Pakistan kontrolündeki bölgelerde gözaltına alındığını ve Türkiye'ye nakledildiğini ifade etmişti. Yayın organı, bu olayların Pakistan yönetiminin güvenlik ve diplomasi politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunuyor.
Kaynak: Mepa News
Örgüt içerisinde "Abdullah" kod adını kullanan Uğur Bahadır hakkında öne çıkan detaylar şunlardır:
Örgüte Katılımı: 2024 yılında Türkiye'den yasa dışı yollarla Afganistan-Pakistan bölgesine geçerek IŞİD saflarına katılmıştır.
Örgütsel Bağlantıları: Kendisini örgüte yönlendiren ve bölgeye aktarımını sağlayan kişinin, Türkiye'den terörist transferini yöneten ve 2025'in başında yakalanan "Abu Yasir Al Turki" kod adlı Özgür Altun olduğu belirlenmiştir. Bahadır ayrıca, 2026'nın başında yakalanan örgütün medya birimi sorumlularından Ahmet Kazancı (Abu Ubeyde/Abu İbrahim) ile de aynı bölgede ortak faaliyet yürütmüştür.
Faaliyetleri: Bölgedeki IŞİD kamplarında silahlı ve ideolojik eğitim almış, örgüt üst yönetimi tarafından kendisine verilen çeşitli kritik görevleri yerine getirmiştir.




