Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan ile GKRY arasındaki elektrik bağlantısı projesine ilişkin NAVTEX anlaşmazlığı hakkında Yunan basınına konuştu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini'ye konuştu.
Kathimerini muhabiri Manolis Kostidis'in sorularını cevaplayan Bakan Fidan, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin "Her şey normal, her şey yolunda" dedi.

Kathimerini'nin aktardığına göre Fidan ile Yunan gazeteci Manolis Kostidis arasında şu diyalog yaşandı:
Manolis Kostidis: "Günaydın, nasılsınız?"
Bakan Fidan: "Ooo, ne yapıyorsun, nasılsın, ne var ne yok?"
Manolis Kostidis: "İyiyim, asıl haberler sizde..."
Bakan Fidan: "Ne haberi istiyorsun?"
Manolis Kostidis: "Biliyorsunuz, NAVTEX'ler yayımlandı..."
Bakan Fidan: "Her şey normal, her şey yolunda."
Yunan basını, Türk diplomatik kaynakların Yunanistan ile GKRY arasındaki elektrik bağlantısı çalışmalarına ilişkin NAVTEX meselesinin çözüldüğünü aktardığını, ancak çözümün ayrıntılarına ilişkin bilgi vermediğini yazdı.

ATİNA BAKAN FİDAN'A CEVAP VERDİ
Bakan Fidan'ın açıklamalarının ardından Kathimerini'ye konuşan Yunan diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin NAVTEX konusundaki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Atina'daki kaynaklar, "Türkiye'nin iç yönetimi bizi ilgilendirmez" ifadelerini kullandı.
Yunanistan'ın deniz araştırmalarına ilişkin yetkili ülke olduğunu savunan diplomatik kaynaklar, şu açıklamayı yaptı:
"Yunanistan tek yetkili ruhsat veren ülkedir, uluslararası hukuka göre yapması gerekeni yapmıştır ve yapmaya devam edecektir."
FRANSIZ GEMİSİ İÇİN 9 KASIM TARİHİ VERİLDİ
Yunan gazetesi, Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin ardından Fransız bayraklı araştırma gemisi Abeille Marengo'nun yeniden harekete geçmesinin beklendiğini yazdı.
İddialara göre geminin, Great Sea Interconnector (GSI) projesi kapsamında deniz tabanı araştırmalarına başlamak üzere 9 Kasım Pazartesi günü Girit'in Kandiye Limanı'ndan ayrılması planlanıyor.
Yunanistan ve GKRY'nin elektrik bağlantısı projesi için NAVTEX yayımlamasının ardından Türkiye de karşı NAVTEX duyurusu yapmıştı.
Ankara, Yunanistan'ın duyurusunda yer alan deniz alanlarının bir bölümünün Türk kıta sahanlığı içerisinde bulunduğunu ve bu bölgelerde yürütülecek faaliyetlerin Türk makamlarıyla koordinasyon gerektirdiğini savunmuştu.
YUNANİSTAN'IN EN BÜYÜK KORKUSU
Yunan basınında daha önce yayımlanan haberlerde, Great Sea Interconnector projesindeki anlaşmazlığın çözümü için Fransa'nın devreye girebileceği öne sürülmüştü.
Gündeme getirilen formüle göre Fransız tarafı, deniz araştırmaları hakkında Ankara'ya yazılı bildirimde bulunacak, çalışmalar Yunanistan'ın verdiği izinle yürütülecekti. Türkiye ise faaliyetlerin kendi muvafakatiyle gerçekleştirildiği görüşünü koruyabilecekti.
Atina'nın deniz yetki alanlarına ilişkin iddialarından geri adım atmadan, Ankara'nın da kendi kıta sahanlığına ilişkin tutumunu sürdürerek araştırmaların önünü açabileceği değerlendirilmişti.
Ancak Yunan basınındaki değerlendirmelerde, Türkiye'nin bu tür bir bildirimi kabul etmesinin gelecekteki benzer projelerde Ankara'nın başvurabileceği bir uygulama oluşturabileceği ihtimaline de yer verilmişti.

TÜRKİYE'DEN YUNANİSTAN'A KARŞI NAVTEX
Yunanistan'ın, Great Sea Interconnector (GSI) projesi kapsamında Fransız araştırma gemisinin faaliyetleri için NAVTEX yayımlamasının ardından Türkiye de karşı NAVTEX duyurusunda bulundu.
Antalya NAVTEX İstasyonu tarafından yayımlanan mesajda, Yunanistan'ın duyurusunda yer alan deniz sahasının bir bölümünün Türk kıta sahanlığı içerisinde bulunduğu açıklandı.
Türk tarafı, söz konusu alanın 18 Mart 2020 tarihinde A/74/757 sayılı belgeyle Birleşmiş Milletlere bildirilen Türk kıta sahanlığı sınırları içerisinde yer aldığını hatırlattı.
"TÜRK MAKAMLARININ MUVAFAKATİ BULUNMUYOR"
Karşı NAVTEX duyurusunda, Yunanistan'ın ilan ettiği araştırma faaliyetlerine Türkiye'nin izin vermediği açıkça ifade edildi.
Duyuruda şu ifadelere yer verildi:
"Yetkisiz istasyonun söz konusu NAVTEX mesajında belirtilen araştırma faaliyetlerine yönelik Türk makamlarının muvafakati bulunmamaktadır."
Türkiye, kendi deniz yetki alanları içerisinde yapılacak araştırmaların Türk makamlarıyla koordineli yürütülmesi gerektiğini de bildirdi:
"Türk deniz yetki alanları içerisinde kalan tüm araştırma faaliyetleri ilgili Türk makamları ile koordine edilmelidir."




