İngiltere temsilcisi Liverpool'u UEFA Şampiyonlar Ligi 4. haftasında ağırlayan Fenerbahçe, mücadeleden 3-2 üstün ayrıldı.
Karşılaşma, Chobani Stadı'nda oynandı ve temkinli bir başlangıç yapan Fenerbahçe, oyunu çoğunlukla kendi yarı sahasında kabul etti. 25. dakikada Trey Nyoni'nin golüyle 1-0 geriye düştü. Ancak sarı-lacivertliler, 27. dakikada İrfan Can Kahveci'nin direkten dönen şutuyla etkili olmaya çalıştı ve 29. dakikada Mason Greenwood'un golüyle eşitliği sağladı.
İlk yarının devamında Fenerbahçe, rakip kaleye baskı kurmasına rağmen golü bulamadı ve devre 1-1 sona erdi.
İkinci yarıda uzun süre pozisyon vermeyen ev sahibi ekip, 69. dakikada Alexander Isak'ın golüne engel olamadı.
Golün ardından baskısını artıran Fenerbahçe, 73. dakikada Archie Brown ile skoru eşitledi. Ardından 79. dakikada Vedat Muric'in golüyle 3-2 öne geçti ve karşılaşmayı bu skorla tamamladı.
Bu sonuçla beraber Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde 4 maç sonunda 5 puana ulaştı.
Öte yandan, Liverpool bu sezon ilk kez puan kaybı yaşadı.
Hürriyet spor yazarları Uğur Meleke ve Güntekin Onay, köşe yazılarında Fenerbahçe'nin bu tarihi galibiyetini değerlendirdi.
UĞUR MELEKE: Kadıköy'de Tarihi Zafer
Fenerbahçe’nin sezon başından itibaren galibiyet baskısı olmayan maçlarda genellikle yüzünün güldüğü görülüyor: Lyon deplasmanında alınan zafer, Kadıköy’de Roma karşısında sergilenen üstün performans ve dün Liverpool'a karşı geriden gelip kazanılan önemli başarı.
Ancak, bazı karşılaşmalarda, özellikle 1-0 öne geçilen maçlarda, sarı-lacivertliler aynı direnç ve kararlılığı gösteremedi: Örneğin Gençlerbirliği ve Göztepe maçları ile Slavia Prag karşılaşmasının ilk dakikalarında elde edilen avantajlar kaybedildi.
Kasım ayı itibarıyla oluşan bu durumun psikolojik nedenleri olduğu açık.
İsmail Kartal ve kısa süreli Kuyt dönemlerinde benzer sorunlarla karşılaşılmıştı.
Yeni teknik direktör Emre Belözoğlu’nun öncelikli görevi bu baskıyı azaltmak ve oyuncuların üzerindeki endişeyi gidermek olacak.
Roma ve Liverpool maçlarında kahramanca mücadele eden futbolcuların bu mentaliteyi sürekli hale getirmeleri sağlanmalı.
Teknik açıdan da bu iniş çıkışlar dikkate alındığında, sezon başındaki kadro planlamasında bir dengesizlik mevcut.
Dörtlü defansif orta saha oyuncusu (İsmail, Kante, Guendouzi ve Bartuğ) kadroda öne çıkıyor.
Bu oyuncular, rakibin topa daha çok sahip olduğu maçlarda oldukça faydalı oluyor: Roma karşısında Bartuğ, Kante ve İsmail etkiliydi, Lyon’un son 30 dakikasında da benzer tablo vardı.
Dünkü Liverpool karşılaşmasında da defansif üçlü, özellikle Kante ve İsmail görevlerini kusursuz yerine getirdi.
Ancak maçlar bazen daha yaratıcı futbolcular gerektiriyor.
Talisca’nın ayrılması ve Asensio’nun sakatlığıyla birlikte bu alanda eksiklik yaşanıyor.
Ocak ayındaki transfer döneminde yaratıcı orta saha takviyesi yapılması zorunlu.
Asensio sakat, Talisca ayrılmışken dahi Fenerbahçe’nin dört maçta aldığı 5 puan oldukça değerli. Sekiz maç sonunda 10 puan hedeflenirse, play-off biletini almak mümkün olacaktır.
Kadıköy’de Villarreal, Linz’de LASK ve Stamford Bridge’de Shakhtar karşılaşmalarından alınacak 5-6 puan, temsilcimizin gücünü gösteriyor.
Bu tarihi zaferle birlikte Fenerbahçe, Devler Ligi’nde yeniden güç kazandı.
GÜNTEKİN ONAY: Kadıköy’de Özlenen Ruh Yeniden Hayat Buldu
Dünkü karşılaşma ve galibiyet, zorlu süreçteki camiaya umut verdi.
Fenerbahçe'yi bu sezon sadece Roma mücadelesinde bu kadar yüksek mücadele gücüyle izlemek mümkün olmuştu.
Dirk Kuyt’ın Liverpool karşısında iyi bir taktik kurduğu gözlendi.
Takım, topun arkasında kalıp ikinci bölgede boşluk bırakmayan bir oyun sergiledi.
Sarı-lacivertli takımın mevcut kadro yapısı, bu oyun anlayışına uygundu.
Orta sahada Kante, İsmail ve Guendouzi defansif ağırlıklı bir karaktere sahip.
Arkada ise fizikli ve mücadeleci bir dörtlü bulunuyor.
Liverpool, skor 1-1 olana dek oyunun kontrolünü elinde tuttu.
İyi paslaşarak ve sabırlı oyunla etkili olmaya çalıştılar.
Ancak savunma, rakibe gerekli boşlukları tanımadı ve genel olarak başarılıydı.
Eşitlikten sonra, Fenerbahçe sahada daha güvenli ve cesur bir görüntü çizdi.
Sahanın yıldızı Archie Brown'ın hazırladığı pozisyonda İrfan Can Kahveci en net fırsatı değerlendiremedi.
Bu andan itibaren Fenerbahçe, Liverpool karşısında gol ve pozisyon üretebileceğine inandı.
Maçın Anahtarı:
Yüksek Fiziksel Mücadele
Fenerbahçe'nin üst düzey Premier Lig temsilcisi karşısında gösterdiği yüksek fizik gücü, karşılaşmanın temel şifresiydi.
Kante, Guendouzi ve Archie Brown müthiş bir mücadele ortaya koydu.
İleri yaşı olmasına rağmen Kante her alanı kapadı, yorulmadan önemli işler yaptı.
Fenerbahçeli futbolcular, iki kez geriye düştükleri maçta 3-2'lik galibiyeti elde etti.
Her müsabakada benzer savaşçı ruh sergilense, ligde de konumları çok daha farklı olurdu.
Dünkü maçta Greenwood da yetenek ve enerjisini birleştirerek etkinliğini gösterdi.
Skriniar ve Oppong ise hatasız bir performans sundu.
Slavia Prag Maçı Öncesi Moral
Devler Ligi'nde alınan bu önemli galibiyet sonrası Slavia Prag karşılaşmasına odaklanmak gerekiyor.
Son saniyede yenen gol olmasaydı, Fenerbahçe şu an 7 puana ulaşmış olacaktı.
Dünkü mücadele ve kazanılan zafer, camiaya umut verdi.
Emre Belözoğlu'nun ilk hedefi, bu kazanma arzusunu sürdürmek olmalı.




