Mehmet Akif Ersoy ve 7 Zanlı Hakkında Savcılık İddianamesi Hazırlandı

5 dk okuma
Mehmet Akif Ersoy ve 7 Zanlı Hakkında Savcılık İddianamesi Hazırlandı

Hızlı Özet

İstanbul'da yürütülen 'Uyuşturucu' soruşturması neticesinde, tutuklu bulunan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkındaki iddianame tamamlanarak mahkemeye sunuldu. Ersoy'a yönelik iddianamede 'suç örgütü kurmak' ve 'nitelikli cinsel saldırı' gibi ağır ithamlar yer alıyor.

iddianamede, Ersoy’un ‘Suç örgütü kurma ve yönetme’, 11 kez ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ ile ‘Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma’ suçlarından cezalandırılması istendi.

Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkında hazırlanan savcılık iddianamesi, incelenmek üzere İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletilmiştir.

Söz konusu iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘Uyuşturucu’ tahkikatı kapsamında tutuklu bulunan zanlılar için tanzim edilmiştir.

Savcılık metninde, Mehmet Akif Ersoy’un ‘Suç örgütü kurma ve yönetme’, 11 kez ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ ile ‘Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma’ suçlamalarıyla cezalandırılması talep edilmektedir.

ÖRGÜT LİDERİ ERSOY ORGANİZE ETTİ

İddianamede çok çarpıcı ayrıntılara yer verildi. İddianamede şu bilgilere yer verildi:

Şüpheli Mehmet Akif liderliğinde, yukarıda adı geçen üyelerden oluşan örgütün; örgüt lideri Mehmet Akif’in, arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı şüphelilerle birlikte suç örgütü kurduğu ve bu kapsamda mağdurlara kokain temin ettiği belirtilmiştir. Örgüt üyelerinin, örgüt liderinin cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla bir araya geldikleri; Mehmet Akif Ersoy’un çalıştığı sektör ve bulunduğu görevler nedeniyle nüfuzlu kişilerle bağlantılı olduğunun düşünülmesi sebebiyle diğer şüphelilerin kendisine itaat ettiği ifade edilmiştir. Bu nedenle örgüt lideri Mehmet Akif Ersoy’un diğer şüphelileri kontrol edip organize ettiği, örgüt üyelerinin ise çevrelerinde bulunan ve duygusal ilişki yaşadıkları kadınları örgüt lideriyle tanıştırarak çeşitli yöntemlerle ilişkiye girmelerini sağladıkları ve bu kişileri suçun mağduru konumuna getirdikleri aktarılmıştır.

Ayrıca örgüt üyesi olan bazı şüphelilerin, örgüt liderinin bulunduğu konum ve çalıştığı sektör nedeniyle televizyon programlarına katılarak menfaat elde ettikleri anlaşılmıştır. Şüphelilerin eylemlerini sistematik biçimde gerçekleştirdikleri; alınan beyanlarda, çoklu cinsel ilişkiye girilmeden önce uyuşturucu maddenin planlı şekilde mağdurların kullanımına sunulduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma sonucunda, HaberTürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un liderliğinde kurulduğu iddia edilen bir suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame, medya ve iş dünyasında şok etkisi yarattı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli cinsel saldırı" ve "uyuşturucu ticareti" suçlamalarının yer aldığı iddianamede, Mehmet Akif Ersoy ve ismi geçen diğer şahısların sistemli bir şekilde mağdurlar üzerinde baskı kurduğu öne sürülüyor.

'DOĞRULUK MU CESARET Mİ?' İSTİSMARI

"Uyuşturucu Destekli" İddia Edilen Partiler İddianamede, örgütün temel çalışma yönteminin, "eğlence" adı altında düzenlenen partilerde mağdurlara kokain temin ederek karar alma süreçlerini bozmak olduğu belirtiliyor. Sistematik hale getirilen bu süreç, gizli tanıkların beyanlarıyla şu şekilde detaylandırılıyor: İradeyi Kırma: Şüpheliler, "doğruluk mu cesaretlik mi" oyunlarını kullanarak cinsel içerikli sorularla mağdurları taciz ediyor ve uyuşturucu etkisindeki kişilerin iradelerini zayıflatarak çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağlıyor. Örgütsel Hiyerarşi: İddianameye göre, Mehmet Akif Ersoy’un medya sektöründeki nüfuzlu konumu, diğer şüphelilerin kendisine itaat etmesini sağlayan ana faktör. Rumuzlu İsimler: Mehmet Akif Ersoy dışındaki şüpheliler; inşaat mühendisi "Şüpheli A", lojistik şirketi sahibi "Şüpheli M", kripto para dünyasından "Şüpheli N", YouTube içerik üreticisi "Şüpheli T", müzik yapımcısı "Şüpheli Y" ve medya dünyasına yakın "Şüpheli U" olarak tanımlanıyor.

LÜKS REZİDANSLARDA SEKS PARTİLERİ

Gizli Tanıkların "Karanlık" İfadeleri Gizli tanıkların beyanları, suç örgütünün nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar içeriyor. "Kanarya", "Atak", "Menekşe", "Tanca" ve "Pembe" kod adlı gizli tanıklar, şüphelilerin İstanbul’un çeşitli lüks rezidanslarında dönüşümlü olarak "seks partileri" düzenlediğini iddia etti. Özellikle Mehmet Akif Ersoy’un, evine gelen kadınlara uyuşturucu kullandırarak "çoklu ilişki" ağı oluşturduğu ve bu durumu çevresindeki "ünlü olma hayali kuran" kadınlar üzerinde sistematik hale getirdiği dosyaya yansımış durumda. İddianamede ayrıca, bazı şüphelilerin Mehmet Akif Ersoy ile olan yakınlıklarını kullanarak televizyon programlarına katılım sağlayıp kişisel menfaat elde ettikleri de vurgulanıyor. Adli Tıp ve HTS Kayıtları Delil Sayıldı Başsavcılık, suçlamaları desteklemek için; HTS kayıtları, mağdur ve tanık beyanları, kolluk tutanakları ve Adli Tıp raporlarını temel deliller olarak dosyaya ekledi. İddianamede, örgütün sadece cinsel istismar değil, aynı zamanda uyuşturucu madde temini konusunda da süreklilik arz eden bir faaliyet içerisinde olduğu ifade ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan isimlerin yargılanmasına, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. Kamuoyu, medya dünyasının zirvesindeki bir ismin adının geçtiği bu davanın sonuçlarını merakla bekliyor. Not: İddianamede adı geçen ancak belirtilen kısıtlamalar nedeniyle rumuzla kodlanan kişiler, kaynak metindeki şüphelilerin mesleki ve sosyal rollerine göre eşleştirilmiştir.

İddianamedeki şüpheli ifadelerine ise şu şekilde yer verildi:

Şüpheli Ahmet G.: İddianamede "Yetiş-Yakala" isimli işletmenin sahibi olduğu belirtilen Şüpheli A'nın, örgüt lideri Ersoy'a en yakın isimlerden biri olduğu ifade ediliyor. Şüpheli A'nın uyuşturucu ve cinsel istismar içeren "partiler" için mekan temin ettiği, kendi çevresindeki kadınları bu ağın içine çekerek onları mağdur konumuna getirdiği iddia ediliyor.

Şüpheli Mustafa M.: "Network Global Lojistik" adlı şirketin sahibi olan Şüpheli M'nin, Ersoy'un bu şirkette %10 pay sahibi olmasıyla örgüt lideriyle ticari ortaklığa sahip olduğu belirtiliyor. Eylemlerin merkez üssü olarak kullanılan Ulus'taki dairenin, Şüpheli M ve Ersoy tarafından bizzat kiralandığı tespit edildi.

Şüpheli Nurullah D.: Kripto para borsasındaki tanınırlığıyla öne çıkan bu şüphelinin, Ersoy ile eskiye dayalı bir dostluğu olduğu ve Ersoy'un TV programlarına ekonomi yorumcusu olarak çıkarak profilini güçlendirdiği iddianamede yer alıyor.

Diğer Üyeler (T, Y ve U): YouTube içerik üreticisi Şüpheli T, müzik yapımcısı Şüpheli Y ve diğer isimlerin, Ersoy'un medya sektöründeki nüfuzunu kullanarak televizyon programlarına katılım sağladıkları ve bu sayede kariyerlerinde menfaat elde ettikleri öne sürülüyor.

SİSTEMATİK İSTİSMAR: ÖNCE UYUŞTURUCU İLE İRADE KIRILIR

İddianameye göre örgüt, kurbanlarını hedef seçerken profesyonelce bir yöntem izliyor. "Doğruluk mu Cesaretlik mi" oyunu gibi araçlarla, alkol ve kokainle iradesi kırılmış mağdurlar üzerinde baskı kurulduğu belirtiliyor. Ersoy'un medya dünyasındaki "nüfuzlu ve güçlü kişi" imajının, diğer örgüt üyeleri ve mağdurlar üzerinde bir otorite oluşturduğu vurgulanıyor.

Özellikle Mehmet Akif Ersoy’un, evine gelen kadınlara uyuşturucu kullandırarak "çoklu ilişki" ağı oluşturduğu ve bu durumu çevresindeki "ünlü olma hayali kuran" kadınlar üzerinde sistematik hale getirdiği dosyaya yansımış durumda. İddianamede ayrıca, bazı şüphelilerin Mehmet Akif Ersoy ile olan yakınlıklarını kullanarak televizyon programlarına katılım sağlayıp kişisel menfaat elde ettikleri de vurgulanıyor.

#ceza#Mehmet Akif Ersoy#İddianame
Kaynak:hurriyet.com.tr
Bu haber 14837 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR