ABD ile İran arasındaki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat aksamaları, ham petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkmasına ve motorin/jet yakıtı gibi işlenmiş ürünlerin maliyetinin rekor seviyelere ulaşmasına neden olmuştur.
Fiyat artışlarından ve enerji tedarikindeki daralmadan en çok etkilenen ülkeler, ekonomik yapılarına ve enerji bağımlılıklarına göre 4 ana kategoride toplanmaktadır:
1. Yüksek Enerji Bağımlısı Asya Ekonomileri
Petrol ihtiyacının neredeyse tamamını dışarıdan sağlayan ve sevkiyat rotası olarak Hürmüz Boğazı'na bağımlı olan Asya ülkeleri fiyat şokunu doğrudan hissetmiştir:
Hindistan: Ham petrol ihtiyacının %85'inden fazlasını ithal eden Hindistan, maliyet artışlarından ve artan navlun/sigorta harcamalarından en çok etkilenen ülkelerin başındadır. Cari açık, dizel fiyatları ve yüksek enflasyon nedeniyle ülke ekonomisi ciddi baskı altına girmiştir.
Japonya ve Güney Kore: Sanayi üretimi için gerekli ham petrolün ve Sıvılaştırılmış Doğalgazın (LNG) büyük bölümünü Orta Doğu'dan alan bu Asya devleri, enerji tedarik riski ve rekor rekor kıran ithalat faturaları nedeniyle üretim maliyetlerini düşürmekte zorlanmaktadır.
Çin: Dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olması sebebiyle artan küresel fiyatlar ticaret dengesini bozmuş ve sanayi üretim harcamalarını artırmıştır.
Vietnam ve Filipinler: Akaryakıt tedarikinde yaşanan aksamalar ve ani fiyat artışları nedeniyle benzin istasyonlarında uzun kuyruklar ve geçici stok krizleri yaşanmıştır.
2. İthalata Bağımlı ve Cari Açığı Yüksek Gelişmekte Olan Ülkeler
Türkiye: Enerji ihtiyacının ezici çoğunluğunu ithalatla karşılayan Türkiye'de petrol fiyatlarındaki her artış; döviz talebini, enflasyonu, lojistik maliyetlerini ve cari açığı doğrudan olumsuz etkilemektedir.
Şili ve Bangladeş: Döviz rezervleri zayıf olan ülkelerde akaryakıt ve elektrik üretim maliyetlerinin sıçraması, elektrik kesintilerine ve temel gıda fiyatlarının hızla yükselmesine yol açmıştır.
3. Batı Ekonomileri ve Tüketici Ülkeler
Amerika Birleşik Devletleri (ABD): Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olmasına rağmen, küresel dizel ve akaryakıt işleme kapasitesindeki daralma nedeniyle dünyada akaryakıta en fazla ek fatura ödeyen ülke olmuştur. ABD'de dizel ve benzin fiyatlarının rekor seviyelere çıkması lojistik sektörünü ve genel tüketici harcamalarını olumsuz etkilemiştir.
Avrupa Birliği Ülkeleri (Almanya, Fransa, İtalya): Rusya-Ukrayna savaşının ardından Orta Doğu enerjisine daha fazla yönelen Avrupa ülkeleri, petrol ve doğalgaz tedarikindeki aksamalar nedeniyle yeniden yükselen enflasyon ve sanayi durgunluğu (stagflasyon) tehdidi ile karşılaşmıştır.
4. Bölgesel Geçiş ve Lojistik Krizinden Etkilenen Körfez Ülkeleri
Bahreyn, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): Petrol üreticisi olmalarına rağmen, çatışma bölgesi içinde yer almaları, deniz ticaret yollarının tıkanması ve drone/füze saldırıları nedeniyle altyapı, havacılık ve ihracat krizleri yaşamışlardır.
Özet Tablo: Etkilenme Biçimleri
Ülke Grubu | Temel Neden | Ana Ekonomik Etki |
Hindistan, Japonya, G. Kore | Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu petrolüne aşırı bağımlılık | Cari açık artışı, sanayi üretimi yavaşlaması |
ABD | Tüketim hacminin büyüklüğü ve dizel/rafineri sıkıntısı | Pompa fiyatlarında rekor, yüksek taşıma maliyetleri |
Türkiye & Gelişmekte Olan Ülkeler | Yüksek döviz kuru ve enerji ithalatı yükü | Lojistik kaynaklı gıda enflasyonu ve kur baskısı |
AB Ülkeleri | Alternatif tedarik kanallarının tıkanması | Enflasyonist baskı ve sanayi durgunluğu |
Orta Doğu'daki çatışmaların yol açtığı enerji krizinin ardından Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkan sıkıntılar, dünya çapında akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) tarafından hazırlanan rapor, benzin ve dizel fiyatlarındaki artışın tüketicilere toplam 468 milyar dolarlık ek maliyet getirdiğini ortaya koydu. Ayrıca, krizden en çok etkilenen ülkeler ve kişi başına düşen ek yük detaylandırıldı.
Orta Doğu'da süregelen çatışmaların küresel enerji piyasalarındaki etkileri her geçen gün artmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan kaynaklanan petrol arzındaki azalma, benzin ve dizel fiyatlarının yükselmesine ve bu durumun tüketicilerin yakıt harcamalarını artırmasına yol açtı. CREA'nın yayımladığı rapor, petrol krizinin dünya ekonomisine getirdiği ek maliyetin yanı sıra ülkeler bazındaki farklılıkları da gözler önüne serdi.
KÜRESEL PETROL KRİZİNİN MALİYETİ 468 MİLYAR DOLAR OLARAK BELİRLENDİ
CREA'nın verilerine göre, ABD ve İsrail'in şubat ayı sonunda İran'a düzenlediği saldırılar sonrası benzin ve dizel fiyatlarında yaşanan artış, küresel ölçekte tüketicilere toplamda 468 milyar dolarlık ek harcama yükledi.
Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji arzındaki kesintinin etkileri ülkeden ülkeye farklılık gösterirken, en yüksek toplam ek maliyetin ABD'de kaydedildiği belirlendi.

Küresel petrol krizinin benzin ve dizel fiyatlarındaki yükseliş, tüketiciler için 468 milyar dolarlık ek maliyete neden oldu. (Foto: AA)
EN YÜKSEK ETKİ ABD'DE! ÇİN İKİNCİ SIRADA
Rapora göre petrol krizinden en çok zarar gören ülkede, ABD'de tüketicilere yansıyan ek maliyet 160 milyar doları buldu. Bu rakam, dünya çapındaki toplam maliyetin yaklaşık üçte birini teşkil ediyor.
ABD'nin ardından, Çin 54 milyar dolarlık ek maliyetle ikinci, Kanada ise 17 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı.
En fazla ek maliyet yükü getiren ülkeler şunlar:
ABD: 160 milyar dolar
Çin: 54 milyar dolar
Kanada: 17 milyar dolar
ABD'DE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN EK MALİYET 471 DOLAR
Rapor, dünyanın en büyük petrol üreticisi olan ABD'de artan akaryakıt fiyatlarının kişi başına 471 dolarlık ek bir yük oluşturduğunu belirtti.
Küresel ortalamanın 60 dolar olduğu göz önüne alındığında, ABD'deki kişi başı maliyetin dünya ortalamasının yaklaşık 8 katı seviyesinde olduğu görüldü.
ABD'yi takip eden ülkelerde kişi başına düşen ek maliyetler ise Kanada'da 422 dolar, Avustralya'da ise 386 dolar olarak hesaplandı.
CREA, ABD'deki bu yüksek maliyetin nedenlerini değerlendirirken, ülkede akaryakıt fiyatlarındaki artışın diğer piyasa ekonomileri ile benzer oranlarda gerçekleşmesine rağmen, kişi başına yakıt tüketiminin daha yüksek olduğu vurgulandı.
Analiz ayrıca ABD'nin petrole olan bağımlılığını azaltma konusunda sınırlı yol almasının da maliyetleri artıran faktörler arasında yer aldığını kaydetti.

CREA'nın raporuna göre, petrol krizinden en çok etkilenen ülke 160 milyar dolarlık ek maliyetle ABD oldu. Çin ve Kanada da ilk üçte yer aldı. (Foto: AA)
BENZİNLİ ARAÇ SAHİPLERİ 440, ELEKTRİKLİ ARAÇ KULLANICILARI SADECE 17 DOLAR EK MALİYETLE KARŞILAŞTI
Raporda, benzinli ve elektrikli araç kullanıcılarının enerji krizinden nasıl etkilendiği karşılaştırıldı.
ABD'de benzinli araç kullanan ortalama bir sürücünün mart ayından itibaren yakıt için yaklaşık 440 dolar daha fazla harcama yaptığı hesaplandı.
Bu dönemde elektrikli araç sahiplerinin ise şarj maliyetlerinde yalnızca 17 dolarlık artış yaşandı.
Bu veriler, benzinli araç kullanıcılarının elektrikli araç sahiplerine kıyasla çok daha yüksek ek enerji maliyetine maruz kaldığını gösterdi.
ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARINDA ABD GERİDE KALDI
CREA'nın raporunda, elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki paylarına ilişkin istatistiklere de yer verildi.
2026'nın ilk sekiz ayında, ABD'de elektrikli araçların yeni otomobil satışındaki oranı geçen yılın aynı dönemine göre 3 puan azalarak %7,3'e düştü.
Bu oran Çin'de %57, Avrupa Birliği'nde %32 ve Norveç'te %98 olarak bildirildi.

ABD'de benzinli araç kullanıcıları mart ayından itibaren ortalama 440 dolar daha fazla yakıt harcaması yaparken, elektrikli araç sahiplerinin ek şarj maliyeti 17 dolarda kaldı. (Foto: AA)
YAKIT TÜKETİMİNİ AZALTAN ÜLKELER MALİYET ARTIRIMINI SINIRLADI
Rapor, 2023'ten itibaren yakıt tüketimini azaltan ülkelerin petrol fiyatlarındaki artışın ekonomik etkilerini kısıtlayabildiğini vurguladı.
Yakıt tüketiminin azaltılması sayesinde Çin yaklaşık 10,8 milyar dolar, Almanya ise 3,7 milyar dolar tasarruf sağladı.
ABD'de ise bu kapsamda elde edilen tasarrufun 5,7 milyar dolar olduğu belirtildi.
Araştırmada, ülkelerin yakıt tüketim alışkanlıkları ve petrole bağımlılık seviyelerinin, küresel enerji krizlerinin tüketicilere yansıyan maliyetleri üzerinde belirleyici olduğu sonucuna varıldı.



