Uzmanlardan su uyarısı! Yaz bitti diye sakın bunu yapmayın

4 dk okuma
Uzmanlardan su uyarısı! Yaz bitti diye sakın bunu yapmayın

Hızlı Özet

Hava sıcaklıkları tüm yurtta düşerken, kışa hazırlık dönemi olarak adlandırılan sonbaharda, vücut direncini artırmak ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak sağlık için büyük önem taşıyor. Yorgunluk, halsizlik, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıkların sıklıkla yaşandığı sonbaharda, sağlıklı beslenmenin vücudun en önemli savunma silahı olduğunu belirten Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, bu mevsimde sağlıklı kalabilmek için neler tüketilmesi gerektiğini anlattı.






Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, çok sık hastalananlar vatandaşların vücut direncini yükseltmeleri için önemli tavsiyelerde bulundu.



Hava sıcaklıkları tüm yurtta düşerken, kışa hazırlık dönemi olarak adlandırılan sonbaharda, vücut direncini artırmak ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak sağlık için büyük önem taşıyor. Yorgunluk, halsizlik, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıkların sıklıkla yaşandığı sonbaharda, sağlıklı beslenmenin vücudun en önemli savunma silahı olduğunu belirten Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, bu mevsimde sağlıklı kalabilmek için neler tüketilmesi gerektiğini anlattı.



Sonbahar mevsimini sağlıklı geçirebilmek için iyi bir beslenme düzeni oluşturulması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, sağlıklı beslenmenin, vücudun en önemli savunma silahı olduğunu vurguladı.



Suyu ihmal etmeyin



Doç. Dr. Uzel, "Son dönemde içerisinde bulunduğumuz pandemi koşulları da dikkate alınarak sonbahar mevsiminde sağlıklı yaşam koşullarının aksatılmadığı bir beslenme programı uygulanması ve vücut direncinin arttırılması gerekmekte. Dengeli bir beslenme düzeni oturtulması gereken bu dönemde aynı zamanda bağışıklık sistemini de destekleyecek seçenekler oluşturulması ve aksatılmadan uygulanması gerekir. Böylelikle vücut direncinin artmasıyla birlikte savunma mekanizması da güçlenecek, yorgunluk ve halsizlikten korunmak için de önlem alınmış olacaktır. Bunun için ilk olarak su tüketimi önemli. Su, gün boyu bizi zinde tutabilecek, en ekonomik besin araçlarından bir tanesi. Yorgunluk yaşanması durumu oluşursa bu durumun sebepleri arasında susuzluk sayılabilir. Unutulmamalıdır ki hiçbir fiziksel aktivite yapılmasa dahi solunum, terleme, idrar ve dışkı gibi yollardan vücut su kaybeder. Bu yüzden su tüketimini sıcaklıklar azalsa bile ihmal edilmemeli." diye konuştu.



Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin önemli bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Uzel, "Bağışıklığı güçlendiren gıdalardan bir kısmının geçmişi çok uzun yıllar öncesine dayanmakta. Bu materyallerden bazıları aktif bileşen niteliğinde ilaç formülasyonlarında da kullanılmakta. Geleneksel olarak eski dönemlerden beri kullanılan bağışıklık güçlendirici materyaller özelinde değerlendirildiğinde, Türkiye bitki zenginliği bakımından ciddi bir potansiyele sahip. Hayvansal gıdalardan alınabilecek bağışıklık sistemi desteği, bitkisel gıdalar tarafında da önemi yadsınamaz çeşitlilikte ve içerikte. Çörekotu yağı, kekik yağı, nane yağı, zeytin yaprağı ekstresi gibi ürünler özellikle pandemi döneminde sık tüketilmeye başlanan ürünler arasında. Bu noktada, bağışıklık sistemini güçlendirmek için tüketilebilecek bir besinin olmadığı belirtilmeli. Bireylerin sağlık durumu iyi olduğu sürece ilave vitamin ve mineral takviyesi elzem değil. Eksiklik görülmesi durumunda takviye alımı bilinçli ve uzman kontrolü dahilinde yapılmalı." dedi.



Bu besinler bağışıklığı arttırıyor



Güne iyi bir kahvaltı ile başlamak için vücudun savunma mekanizmasını güçlendiren yiyeceklere sofralarımızda yer açmalıyız. Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, "Özellikle E vitamininin bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi bulunmakta. Soğuk algınlığında vücut direncini artırmakta ve A vitamininin okside olmasını engellemekte. Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz ve yağlı tohumlar E vitamini içeriği bakımından zengin yiyecekler. Bağışıklığı güçlendiren besinler brokoli, cibez, radika, somon-sardalye gibi yağlı balıklar, portakal, yeşil çay, yumurta, bal kabağı, taze kırmızıbiber, ıspanak, domates, yoğurt gibi farklı alternatifler şeklinde belirtilebilir. Bu besinlerden bir kısmı antioksidan içeriği ile bir kısmı ise protein ve vitamin yönünden zenginliği ile vücuda direnç kazandıracak ve aynı zamanda metabolizma hızını düzenleyerek aşırı kilo alımının önüne geçilebilecektir. B vitamini içeren yiyeceklere de beslenme düzeninde yer vermek gerekmektedir. Tam tahıllı ekmek, baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünleri B vitamini içeren yiyeceklerdir." bilgisini verdi.



Halsizliğe karşı ise...



Halsizliği gidermek için besin ögelerinin dengeli alımının önemli olduğunu belirten Uzel, "Bu besin ögelerinden protein, kas yapısı için enerji tedarik eder. Protein kaslar için gereken enerjinin ana kaynağıdır. Beyinde dopaminin üretimini artıran bir amino asittir ve bu nedenle motivasyon ile zindelik sağlar. Geniş bir aminoasit kaynağı olan protein grubu yiyecekler arasında et ve yumurta grubunu sayabiliriz. Kolesterolü yüksek olan kişiler derisiz tavuk eti, fasulye, nohut gibi protein içeren daha hafif yiyecekleri tüketilebilir. Yoğurt, sindirim sistemi için yararlı olan probiyotik bakterileri içermesinin yanında yüksek protein içeriği hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de kronik yorgunluğun azaltılmasında yardımcı olur. Vücudun birincil enerji kaynağı karbonhidrat içeren gıdaları da unutmamak gerekli. Tabii karbonhidrat içeren gıdalar kilo alımına neden olmayacak şekilde dengeli alınmalı. Nişastalı gıdalar, kepekli tahıllar, sebze ve meyveler temel karbonhidrat kaynakları olarak sayılabilir." dedi.




Bu haber 1008 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kongo'da Ebola salgını kontrolden çıktı.. Ölü sayısı 2 bini aştı
Sağlık

Kongo'da Ebola salgını kontrolden çıktı.. Ölü sayısı 2 bini aştı

Nature Medicine adlı tıp dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ni (DKC) kasıp kavuran Ebola salgını, önceki salgınlarla bağlantılı varyantlardan ziyade, hayvanlardan insanlara yeni bir bulaşma yoluyla ortaya çıkmıştır.

Habervitrini10409 Görüntüleme
Yaşlanmaya bağlı kas kaybına karşı bizi koruyan doğal bir madde.
Sağlık

Yaşlanmaya bağlı kas kaybına karşı bizi koruyan doğal bir madde.

Araştırma ekibi, bu ekstrenin mitokondriyal aktiviteyi (hücrelerdeki enerji santralleri olarak bilinir) uyardığını, iltihabı azalttığını ve kas proteinlerinin parçalanmasına yol açan süreçleri engellediğini, aynı zamanda kas dokusu büyümesini ve onarım mekanizmalarını desteklediğini belirtti.

Habervitrini15093 Görüntüleme
Bozkır'ın altın damlası
Sağlık

Bozkır'ın altın damlası

Bozkırın altın damlası: Kayseri'de dikkat çeken proje, yıllardır üretiliyordu şimdi bilimsel olarak araştırıldı

Habervitrini14138 Görüntüleme
Bilim insanları Alzheimer hastalığını açıklayabilecek bir beyin değişikliği keşfetti.
Sağlık

Bilim insanları Alzheimer hastalığını açıklayabilecek bir beyin değişikliği keşfetti.

Yeni bir araştırmaya göre, yaklaşık 50 yaşında, beynin hafıza merkezi uzun süredir var olan bağışıklık hücrelerini daha iltihaplı hücrelerle değiştirmeye başlıyor; bu keşif, normal yaşlanmanın , özellikle en çok konuşulan türü olan Alzheimer hastalığı olmak üzere, bunamaya nasıl zemin hazırladığını açıklayabilir.

Habervitrini14035 Görüntüleme