HAK-İŞ:''HÜKÜMET İŞ GÜVENCESİNİ, TOBB'LA, İŞVERENLE GÖRÜŞEMEZ''
BİLGİN ŞAŞMAZ
ANKARA - Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, Ekonomik Sorunları İzleme Kurulu'nun gündeminde İş Güvencesi'nin olduğunu belirterek, ''Hükümet, İş Güvencesi'ni TOBB'la, işverenle görüşemez'' dedi.
Uslu, ayrıca ''Eğer hükümetler, 'baskın, yapanındır' anlayışıyla hareket edip, kimin baskısı daha etkiliyse çıkaracakları yasaları onlarla tartışırsa, o işin sonunda çıkacak faturalar ağır olabilir'' diye konuştu. Uslu, Ankara Dedeman Oteli'ndeki Yeni İş Yasası Taslağı Ne Kadar Çağdaş Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, bütçeyi hazırlayanlar, geçen yıldan bu yıla sarkan ikramiye alacağımızı eklemeyi unuttukları için, bütçede geçen yılki ikramiyemizin karşılığı bulunmamaktadır. Yasa tasarılarının hazırlıkları masa başında bürokratlar tarafından hazırlandığından, ilgili tarafların görüşleri alınmamasının doğurabileceği hususların anlaşılabilmesi için bu örneği veriyorum'' şeklinde konuştu. Uslu, ''Örnek verebileceğim bir uygulamada, geçici işçilerin kadroya alınmayısla ilgi bir uygulama. Kimi işgüzar bürokratlar çıkardıkları genelgeyle, geçici işçilerin ücretlerinde herhangi bir artış olmayacağını hükme bağladılar ve geçici işçiler kadroya geçtiklerinde hak kaybıyla karşı karşıya kaldılar. Sorun çözüldü ama çözene kadar da canımız çıktı'' dedi. Konuşmasında hükümete yüklenen Uslu sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ekonomik Sosyal Konseyi kurduk. Oysa Ekonomik Sosyal Konsey, hükümetler ihtiyaç duymadıkça toplantıya çağırılmıyor. Şimdi bu hükümet, yeni bir kurul oluşturmuş, Ekonomik Sorunları İzleme Kurulu, bugün toplantısı var ve gündeminde de İş Güvencesi var. Oysa İş Güvencesi'ni hükümet, TOBB'la, işverenlerle görüşemez. Görküşmesi gereken taraflardan birisi Türk-İş'tir, birisi Hak-İş'tir, birisi DİSK'tir, bir diğeri de TİSK'tir. Sosyal tarafları biz temsil ediyoruz. Eğer hükümetler, 'baskın, yapanındır' anlayışıyla kimin lobileri güçlüyse kimin baskısı daha etkiliyse onlarla oturup çıkaracakları yasayı tartışırsa, o işin sonunda çıkacak faturalar ağır olabilir''.
Uslu, Yeni İş Yasası Taslağı Ne Kadar Çağdaş Sempozyumu ile iligili olarak da şunları söyledi: ''Sempozyumun davetiyesi elime geldiğinde, adının 'muzip' olduğunu düşündüm. Yeni İş Yasası'nın ne kadar çağdaş olduğu soruluyordu. Doğrusu tek kelimeyle nasıl cevap verebilirim diye düşündüm. Şu anda yürülükteki Anayasamızdan daha çağdaş olduğunu düşünüyorum. 2821 ve 2822 sayılı yasalardan daha çağdaş olduğunu düşünüyorum. Kamu Çalışanları Sendikaları Yasası'ndan daha çağdaş olduğunu düşünüyorum ve daha iki yıl önce çıkarttığımız, büyük iddialarla çıkan Sosyal Güvenlik Reformu Yasası'ndan çok daha çağdaş olduğunu düşünüyorum. Yasasın çağdaşlığı konusunda şüphe yok. Yaşadığımız çağa uygun olduğu için çağdaş denebilir. Ama çağdaş olmasına çağdaştır da ne kadar çağcıldır, ne kadar moderndir? diye sorarsak cevabında ne aradığımızı daha iyi biliriz''.
Sempozyumun açılışında söz alan Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Osman Çimen ise, getirilmek istenen 1475 sayılı İş Yasası'ndaki değişikliklerin 9 bilim adamı tarafından hazırlandığını anımsatarak, ''Hepsine verdikleri emekten dolayı teşekkür ediyorum. Tabiidir ki, birsendika genel başkanı olarak da ülkemizin sosyo-ekonomik şartlarını da düşünerek diyorum ki, ülkemiz gerek matbaanın gelişimini, gerek sanayi devrimini, sebepler ne olursa olsun ıskalamıştır. Şimdi de teknoloji devrimini ıskalamak üzeredir. Gerekli sermaye birikimi olmadığından da sık sık hem içteki hem de dıştaki ekonomik ve siyasi olaylardan etkilenerk krizler yaşamaktadır ülkemiz'' diye konuştu. Çimen konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
''1990 yılından bu yana yaşadığımız ekonomik krizlere baktığımızda ülkemizde, Körfez krizinin yansımalarında, 1994 ekonomik istikrar paketinin yansımalarında 1998 Asya krizinin yansımalarında ve nihayet Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinin yansımalarında, binlerce işyeri kapanmış ve milyonlarca çalışan işsiz kalmıştır. Yani faturayı yine büyük ölçüde emeğiyle geçinenler ödemiştir. Ve ödemeye de devam etmektedir''.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:22