İstanbullular Tayyip Erdoğan'ı böyle karşıladı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılamak üzere gelen ancak aşırı kalabalıktan dolayı miting alanına giremeyen vatandaşlar Başbakan Erdoğan’ı konuşmasını kurulan özel dev ekrandan izledi.
Atatürk Havalimanı’na Başbakan Erdoğan’ı karşılamak üzere gelen binlerce vatandaş, aşırı katılım dolayısıyla havalimanında bulunan miting alanına giremedi. Bunun üzerine vatandaşlar, miting alanına yakın bir noktaya kurulan dev ekrandan Başbakan Erdoğan’ın konuşmasını büyük bir coşkuyla izledi. Başbakan Erdoğan lehine sık sık sloganlar atarak destek veren binlerce vatandaş, Başbakan’a destek olduklarını ve bu süreçte yalnız bırakmayacaklarını ifade ettiler.
Öte yandan, Atatürk Havalimanı girişinde oluşan trafik nedeniyle bazı vatandaşların otomobillerini yol ortasında park edip yürüyerek miting alanına ulaşmaya çalıştıkları gözlendi.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından bazı satırbaşları:
- Kardeşlerim bugün Sakarya'daydık. Gerçekten gerek Sakarya Üniversitesi, gerek Sakarya Meydanı bizimle birlikte bambaşka bir coşkuyu yaşadı.
- Bir mezhebi, bir oluşumu istismar edenlere sözümü var. Asla ona gönül verenlere bir sözümüz olamaz.
- Türkiye bir değişimi, bir dönüşümü yaşıyor. Böyle bir sıçramayı beklemeyenler, bizim böyle bir noktaya gelebileceğimizi tahmin etmeyenler oyunları bozulunca malesef çok farklı yöntemlere başvurdular.
- Çünkü bu olay, ulusal bazda bir olay değildir. Bu olayın uluslararası boyutu vardır.
- Ama ulusal bazda da bu işin taşeronları vardır. Biz isterdik ki, aynı istikamete yönelen insanlar birbirini vurmasın.
- Biz el ele vermeye mecburuz. Biz omuz omuza vermeye mecburuz. Biz neyin kavgasını yapıyoruz?
- Bizim tek mücadelemiz var. Önce insan, sonra devlet. Devleti önceleyen değil, insanı önceleyen bir anlayışı getirdik.
- Ben size çok teşekkür ediyorum. Yola çıkarken söyledik ya. Biz bu millete efendi olmaya değil, bu millete hizmetkar olmaya geldik.
- Dikkat edin. Adını ne koydular, yolsuzluk operasyonu koydular.
- Kardeşlerim, bunun adını yolsuzluk operasyonu koyanlar, yolsuzluğun içinde olanların ta kendileridir. Bunu yaşayan birisiyim ben.
- Egemenlik yargının değildir. Egemenlik yürütmenin de değildir. Egemenlik milletindir, milletin.
- Fakat, egemenliği milletin elinden alıp, egemenlik yetkisini kullanmak bana aittir diyen yargı, bunun hesabını o da vermelidir.
- Dün İstanbul Başsavcısı'nın yaptığı açıklama çok manidardır. Dün başsavcı adeta suçüstü yapmıştır. Kendisinden dosyaları istiyor, gizlilik kararı olan dosyaları bu zat, bu adam göndermediği gibi basına sızdırıyor.
- Bunların hangi odaklı olduğunu biliyoruz, bunları sizler de biliyorsunuz. Şu anda isim vermeyeceğim. Ama vakti saati geldiğinde o isimleri de açıklayacağım.
- Savcılar, hakimler herhangi bir eleştiriye tabi tutulamaz diyorlar. Ne demek bu. Sen gizlilik kararını bozacaksın, dosyayı sızdıracaksın, senden dosya istenecek vermeyeceksin.
- Savcı, Üniversite Adliyesi'nin önünde bildiri dağıtabiliyorsa ben konuşuyorum.
- Bir insanın suçluluğu tespit edilmediği sürece siz bir insana suçlu damgasını vuramazsınız. Bunu basına veriyorsunuz, basında bu insanlar hemen damgalanıyor.
- Ne deniyor, 100 milyar dolar devlet zarara uğratıldı.
- Sen ya hesap bilmiyorsun, ya bu dünyadan haberin yok. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Burada zerre kadar hukuk kurallarına tabi olmayı öğrenmişseniz, bu iddiayı ispat edeceksiniz. Etmezseniz müfterisiniz. Çünkü bu iktidar bugüne kadar tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemedi, yedirtmedi.
- Bu iktidar yolsuzlukların iktidarı olmuş olsaydı, milli geliri 230 milyardan alıp 800 milyara çıkartabilir miydi.
- IMF'ye olan 23 buçuk milyar borcu sıfırlayabilir miydi?
- İşte şu anda İstanbul-Eskişehir, Ankara-Konya, Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren yapılabilir miydi?
- Milli eğitimde 205 bin derslik yaptık.
- Yolsuzluk iktidarı olsaydık 26 havalimanı ile aldığımız Türkiye'yi 52 havalimanına kavuşturabilir miydik?
- Kardeşlerim bakın, minareyi çalan kılıfını hazırları.
- Bunlar şu anda çaldıkları veya çalmak istedikleri minarenin klıfını hazırlıyorlar. Bunlara her yol meşru. Bunlar ailenin mahremine girecek kadar haysiyetsiz.
- Şu anda ana muhalefetin başındaki genel müdür yolsuzluklardan bahsediyor. Yolsuzluk arıyorsan, o sende. SSK'nin genel müdürüyken yaptığın yolsuzluk ortada. Rahşan affıyla işi götürdün.
- Sayın Baykal'ı bir kasetle götürdün. O kaset olmasaydı sen CHP'nin başına geçemezdin.
- Ne oldu sana ki, yolsuzluk klasörlerinin önünde poz veren sen, şimdi ne oldu ki onu İBB'ye başkan adayı yapıyorsun.
- Kardeşlerim ben sizden şimdi birşey istiyorum. Şurada 90 günümüz var. 30 Mart yeni bir milattır. Yeni Türkiye'yi kurmaya, onu inşa etmeye yeni bir milattır. Buna hazır mıyız? Kapı kapı dolaşarak bildiklerimizi anlatmaya hazır mıyız?
- Biz birilerinin konuştuğu gibi konuşmayacağız. Biz yumuşak dil ile konuşmayacağız. Biz beddualarla konuşmayacağız. Çünkü bir müslüman bir müslümana beddua edemez. Müslüman o kimsedir ki, diğer müslümanlar onun elinden ve dilinden emindir.
- Bedduaya lanet, duaya davet. Buna bakacağız.
- Kardeşlerim, bakınız Gezi'de ülkeye çok şey kaybettirdiler. Şimdi de bununla ülkeye çok şey kaybettiriyorlar.
- Faiz ortada, borsa ortada. Bunun hesabını nasıl verecekler.
- Dershaneler diye bir olay tutturdular, onunla başladılar, işi buraya getirdiler. Şu olaylar tamamiyle dershane sürecinin bir devamıdır.
- Bütün kardeşlerime söylüyorum, siz de gelin, devletin okulları yeter, başka bir şey istemiyoruz deyin. Tavrınızı koyun.
- Biz bu yola çok başka türlü düşüncelerle çıktık. Niyet hayır akıbet hayır dedik. İnşallah bu hizmetkarlığımız devam edecek.
- Kolaylaştırıcı olacağız, zorlaştırıcı olmayacağız. Yumuşak dille gideceğiz. İstanbul Büyükşehir olarak, ilçeleriyle, çok daha güçlü çıkmaya var mıyız?
- İnşallah yeni kabinemizle bir sürece giriyoruz. Ve şu ana kadar bizimle beraber görev yapan eski arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Onlar ne derse desin, ben hiçbirine katılmıyorum kabul etmiyorum.
- Bu dava içinde emekleri var, beraber yürüdük, beraber buralara kadar geldik.
- Bugüne kadar bizimle bu yola çıkıp da, kusura bakmasınlar, yolculuk esnasında bize ihanet edenlere de bizimle beraber yürüdüler diyemeyiz.
- Partinin bir iç disiplini vardır, çalışması vardır. Bakanlıktan alınana kadar her şey cici güzel, bakanlıktan alındıktan sonra filanca bakanı beğenmedim... Senin böyle bir yetkin mi var ya, önce haddini bil.