İŞTE, KADINLARIN VE ERKEKLERİN KANINI DONDURAN 10 CÜMLE...
İŞTE, KADINLARIN VE KANINI DONDURAN 10 CÜMLE
Sizi ve düşünme biçiminizi anlamaktan aciz erkeklerin sarfettiği ve kızdığınızda da, anlamsızca suratınıza baktıkları gündelik tarihi hatalar!
1) Akşama annemler gelecek!
Evliliklerde kullanılan bu söz ''gelinin'' kabusudur. Vaktinde haberiniz olmadan (asgari 3 hafta önceden) ''karşı tarafı'' ağırlamak hiç de hoşunuza gitmez, değil mi? Dahası bir programın önce yapılıp sonra size haber verilmesi ağır hakarettir. Bu sözün ''Akşama arkadaşlar bize gelecek'' diye ikinci dereceden başka bir versiyonu da mevcuttur. Olsun siz de tüm akşam mahkeme duvarı gibi bir suratla dolaşırsınız, olur biter.
2) Maçtan sonra buluşsak!
Evet, futbolu sizden daha çok seviyor. Bir sürü adamın bir top peşinde koşturduğu bu saçma sapan şey ona sizinle olmaktan daha fazla haz veriyor. Demek ilişkiniz yavanlaştı. Artık sizi sevmiyor...
3) Çoraplarımı nerde, gördün mü?
-Nereye koyduysan oradadır, -Koyduğum yerde yok, diye uzayıp giden bu diyalog, bilinmeyen kişiler tarafından çorapların kirli torbasına atıldığının ortaya çıkmasıyla sonuçlanır. Ama sinir olan yine de ve elbette sizsiniz. Tüm evin temizlik ve tertip sorumluluğu sizin omuzunuzda ve hiç yardım görmüyorsunuz. Yeter artık!
4) Madem bu kadar takıntılısın, klozet kapağını sen kaldırıp bırak!
Bu da ne demek şimdi? Klozet kapağı dediğin inik durur. Erkekler kullanırken kaldırır, sonra da tekrar indirir. İşin doğası bunu gerektirir. Tembelliği yüzünden evin düzenini bozmaya hakkı yok kimsenin.
5) Aynen annem gibisin!
Hayatınızda karşılaştırılmak isteyeceğiniz son kadın bir erkeğin annesidir! Ne bir annenin yaptıklarının sizden beklenmesinden hoşlanırsınız, ne de hemen hemen her konuda ters düştüğünüz ''yaşlı'' bir kadınla kıyaslanmaktan...
6) Hadi ama, geç kalıyoruz!
Olabilir! Dünya sizin hazırlanmanızı beklemek zorundadır. Bu bu kadar basit!
7) Bu etek fazla kısa değil mi?
Ama ilişkinizin başında hiç de böyle demiyordu. Hatta kısa etekler içinde sizi görmek, arada masaaltından bacaklarınıza dokunmak pek de hoşuna gidiyordu. Demek ilişkiniz yavanlaştı. Artık sizi sevmiyor...
8) Zaten yeterince ayakkabın yok mu?
''Var ama giyecek ayakkabım yok!'' Bunun ne anlama geldiğini, karmaşık bir ayin şeklinde vuku bulan kıyafet seçimi esnasında ancak siz anlayabilirsiniz. O ne bilir ki? Renk uyumu, iş ayakkabısı, toplantı ayakkabısı, abiye ayakkabı, şık ama rahat ayakkabı, rahatsız ama gerekli ayakkabı, spor ayakkabı, mevsimlik ayakkabı, gereksiz ama güzel ayakkabı diye uzayıp giden sonsuz ayakkabı kategorilerinizden birinde mutlaka eksik vardır. Yoksa bile yeni bir kategori açmanın kime zararı var!
9) Akşam ne yiyeceğiz?
İşte bu bardağı taşıran son damladır! Sizi bir hizmetçi, bir ahçı olarak mı görüyor. Her akşam bu soruyu kendinize sormaktan zaten bunalmış durumdasınız, bir de onun bu vurdumduymazlığı işin içine eklenince her şey daha da dayanılmaz oluyor. Demek ilişkiniz yavanlaştı. Artık sizi sevmiyor...
10) Bıyık bırakmaya karar verdim.
İşte buna artık katlanamazsınız. Yıl olmuş 2003, hayatınızı maçoluğun her tür tezahürünü hayatınızdan çıkarmaya karar vermişsiniz, dahası bıyıklı olup da hayranı olduğunuz tek bir erkek yok... Ve hayatınızdaki erkek size bıyık bırakacağını söylüyor. Bu sefer kesin karar veriyorsunuz ki, demek ilişkiniz yavanlaştı. Artık sizi sevmiyor...
ERKEKLERİN KANINI DONDURAN 10 CÜMLE
Bir erkeğin, duyduğu anda dünyası karartan, tüylerini diken diken eden cümleler vardır. Basit gibi görünen bu cümlelerin altında derin anlamlar yatar ve erkekleri ürküten de bunları biliyor olmasıdır.
1) Bu eve bir kadın eli değmesi lazım.
Evet, eviniz dağınık ama siz nedense her aradığınızı buluyorsunuz. Yine de kadınlar ilgi gösterdikleri erkeğin evine el atmaya bayılırlar. Bir gün eve gelip, her şeyin yerinin değiştiğini, gözleri kamaştıran bir düzenin hakim olduğunu ve aradığınız hiçbir şeyi yerinde bulamadığınızı görebilirsiniz. Sehpanın üzerinde anlamsızca duran örtü de cabası...
2) Bunu giymeyi düşünmüyorsun gerçekten, değil mi?
Oysa düşünüyordunuz. Daha önce defalarca giymiştiniz. Tabii ki o zamanlar bekardınız ve canınızın istediği her şeyi giyme hakkınız vardı. Artık havaya, gidilen sosyal ortama ve hatta sevgilinizin/eşinizin giydiği kıyafete uygun olup olmadığına göre, kendi kıyafetiniz üzerine de iyice düşünmeniz gerekiyor. Aksi halde veto edilebilirsiniz.
3) Mina'yı sevdin, değil mi? O seni çok sevdi!
Bir kedinin sizi sevmesi istediğiniz en son şey. Ama onun gönlüne giden yol nedense tüylü kedisinden geçiyor. ''Çok tatlı,'' diyerek geçiştirebilirsiniz soruyu, ama bu yanıt ilerde kedinin bakımını paylaşma sorumluluğunu yükleyebilir omuzlarınıza.
4) Benim popom bu kadınınki kadar büyük mü?
Bu sorunun tek doğru cevabı vardır: ''Hayır, tatlım. Seninki çok daha küçük ve şekilli''. Cevap verirken diğer kadının ayrıntılarına girmekten sakının, çünkü aşırı dikkat gösterdiğiniz sonucu çıkabilir her an.
5) Ne düşünüyorsun?
Muhtemelen bu sorunun geldiği anlarda takımınızın 4-4-2 oynamaktansa 3-5-2 düzenine dönmesinin daha hayırlı olacağını düşünüyorsunuz. Ya da hiçbir şey düşünmeden boş boş bakıyorsunuz. Ama doğru cevaplar hiçbir zaman tatmin edici değildir. En az on dakikanızı harcayıp hiçbir şey düşünmediğinize ikna etmeniz gerekiyor onu. Kolay gelsin!
6) Arkadaşlarından pek hoşlanmıyorum!
Ama onlar sizin en yakın arkadaşlarınız. Bu lafla birlikte arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi gözden geçirmeniz gerektiği ima edilir: ''Onlarla çok fazla vakit geçiriyorsunuz ya da fazla erkek muhabbeti yapıyorsun''. Kadınların bir saplantısı da erkeklerin birarada bulundukları her saniye kadınlarla ilgili konuştuklarını sanmalarıdır. Yakın arkadaşlarınızla aranıza mesafe koymanızı istemelerinin en büyük nedeni de budur.
7) Ailem seninle tanışmak istiyor.
Hadi bakalım. Ciddiyete adım adım yaklaşıyorsunuz. Annesinin tepeden tırnağa sizi süzmesine ve babasının gelecekle ilgili planlarınızı sorgulamasına katlanmak zorundasınız. Aileyle tanışmak için giyilecek kıyafet bile ömrünüzden birkaç yıl götürebilir.
8) En yakın arkadaşım (ki aynı yaştayız) Seçil evleniyor!
Mahvoldunuz. Kendisi için de evlilik yaşının geldiğini düşünmeye başladı demektir. Düğünde daha duygulanacak, hatta sanki sıradan bir sohbet yapıyormuş gibi hayalindeki gelinlik modelini anlatacaktır size. Siz de ikide bir başınızı sallayarak önünüzdeki şarapları hızla yuvarlayacaksınız.
9) Bu eskimiş kazağı niye giyiyorsun hala?
''Çünkü seviyorum'' demek yeterli değildir. Bir kadının kıyafetlere yaklaşımı gelip geçici ve geniş bir yelpazede dolaşırken, bir erkeğin yaklaşımı çok daha pragmatik ve bağlılık üzerine kuruludur. Sevdiğiniz bir kazağı yıllarca giyebilirsiniz. Ama bu tavır kadınlar tarafından nedense hiç hoş karşılanmaz, hatta giydiğiniz kazak yüzünden artık kendisini önemsemediğiniz duygusuna bile kapılabilirler.
10) İlişkimiz hakkında konuşmamız lazım!
Geldik en son ve en büyük cümleye. Bunu duyduğunuz anda saklanacak delik ararsınız. Neyi konuşacaksınız, niye konuşacaksınız? Bunlar bir erkeğin hiçbir zaman anlayamadığı şeylerdir. Kadınlar ise belli aralıklarla, ilişkinin nereden gelip nereye gittiğini sorgulamak ya da yukarıdaki cümlelerden herhangi birinin altında yatan sorunlardan birini halletmek (tabii ki sorun sizdedir) gerektiğini düşünerek seans düzenlerler. Bu cümleye verilebilecek en iyi yanıtlar şok edici olanlardır: ''Evet, bence de konuşmamız lazım!'' ya da ''Galiba ayrılmamız iyi olacak!''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:15