KATİL, YARIM SAAT ÖNCE GAZETEYE GELİP, DİNK'İ SORMUŞ!..
Polis, suikastçının, cinayeti işlemeden yarım saat önce gazete binasına gelerek Hrant Dink'i sorduğunu belirledi. Sekreteri, ofise gelen kişiyi, "basına dağıtılan kamera görüntülerindeki kişi" olarak teşhis etti.
Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili soruşturmayı yürüten polis, yaptığı ilk araştırmada, suikastçının cinayeti işlemeden "yarım saat önce" gazete binasına gelerek Dink'i sorduğunu belirledi. Dink'in sekreteri, zanlıyı, "basına dağıtılan kamera görüntülerindeki kişi" olarak teşhis etti.
Emniyet güçleri, çalışmalarını olaydan sonra elde edilen görüntülerde yer alan saldırganla ilgili ihbarlara yoğunlaştırdı. Yapılan araştırmalarda, suikastçının olaydan yarım saat kadar önce Agos gazetesine gelerek Ankara Üniversitesi öğrencisi olduğunu söylediği, Dink'i sorduğu, ofisten ayrılmasından yarım saat sonra da binanın girişinde Dink'i öldürdüğü anlaşıldı.
Dink'in sekreterinin, ofise gelen kişiyi "basına dağıtılan kamera görüntülerindeki kişi" olarak teşhis ettiği öğrenildi. Sekreterin verdiği bilgiler ışığında, binaya gelerek Dink'i soran saldırganın, sekreterden aldığı "Görüşemezsiniz" yanıtı üzerine ofisten ayrıldığı, yaklaşık yarım saat sonra da bina girişinde Dink'in öldürüldüğü tespit edildi. Güler, sekreterin daha sonra dışarı çıktığında, saat 14.30'da Akbank'ın önünde aynı genci beklerken gördüğünü ifade etti.
Böylece zanlının, gazete binasında bulunan Dink'in yer tespitini yaptıktan sonra yarım saat boyunca binanın civarında ofisten çıkışını beklediği anlaşıldı.
5 şüpheli numara
Hrant Dink'in son olarak eşiyle telefonla konuştuğu, ardından da yakındaki kitapçıdan kitap almak amacıyla bina dışına çıktığı belirlendi.
Polis, olayın hemen ardından bölgedeki cep telefonu baz istasyonlarında araştırma başlattı. Belirlenen periyot içinde bölgeden yapılan tüm konuşmaların çaprazlama yöntemiyle yapılan incelemesinde, 5 telefon numarası şüpheli bulundu. Ancak, bu araştırmadan henüz bir sonuç elde edilemedi.
MOBESE'nin kör noktası
Silahın "temiz" olması ve başka olaylarda kullanılmadığının ortaya çıkması polisin olasılıkları azaltmasını sağlarken, olay yerine yakın bölgelerdeki özel firmaların kamera görüntüleri sabaha kadar kare kare incelendi.
Bölgedeki MOBESE sisteminin kör noktaya gelmesi nedeniyle saldırganın arka cepheden çok küçük detayını alması, polisin ayrıntı elde etmesine önce olanak vermedi. Bunun üzerine polis, bir bankanın kamera sisteminden elde edilen görüntülerdeki şüpheli kişinin fotoğrafını günün ilk ışıklarına kadar arşiv bilgileriyle karşılaştırdı.
Dink ile 2004'te İstanbul Valiliği'nde vali yardımcısının odasında yapılan görüşmede yer alan kişilerin de MİT görevlisi olduğu öne sürüldü.
Örgütsel yön zayıf
Emniyet Genel Müdürlüğü'nde olayla ilgili yapılan değerlendirmelerde, "ilk belirlemelere göre" suikastın Danıştay saldırısındaki gibi failleri münferit olan, örgütsel yönü olmayan bir saldırı olduğu görüşü ağırlık kazandı.
Zanlının Halaskârgazi Caddesi'nde saldırıyı gerçekleştirdikten sonra 2 metre ileride Nişantaşı'na doğru giden Şafak Sokak'a doğru yürüdüğü ve kameranın bulunduğu Şafak Sokak ile Matbaacı Osman Bey Sokak'ın kesiştiği noktada silahını beline soktuğu, daha sonra yine Şafak Sokak'ta koşmaya devam ettiği, soldan ikinci sokak olan Süleyman Nazif Sokak'a girişinde ise beresini yere atıp buradan Rumeli Caddesi'ne çıkıp izini kaybettirdiği belirlendi.