Gündem
  • 19.12.2004 14:10

KÜÇÜKLÜĞÜNDE HIRSIZLIK YAPTIĞINI AÇIKLAYAN GÜZEL SUNUCU KİM?

İSTANBUL - Ülkede hırsızlık aldı başını gidiyor. Küçük hırsızlıklardan tutun da, büyük dolandırıcılıklara, hortumlamalara kadar her türlü hırsızlık dört bir yanımızı fena sardı. Giderek herkesin 'kapkaç' yaptığı bir toplum olduk, çıktık işin içinden. Bir de hırsızlığın eskiden bir adabı vardı. Adam iş bulamaz, evini geçindiremez son çare hırsızlık yapardı. Şimdiki hırsızlıkların karın doyurmayla ilgisi yok. Resimlerini görüyorum. Gariban kapkaççılar çaldıklarını pavyonlarda Nataşalarla harcıyor. Büyük ve kibar hırsızlar ise yaptıklarıyla böbürlenerek dolaşıyor ortalarda.
Hırsızlık beri yandan her alanda boy göstermeye başladı. Geçenlerde gördüm, Banu Alkan bir kızın sesini çalıp, kendi sesiymiş gibi bir albüm çıkartmış. Görüldüğü gibi sesler çalınıyor, renkler çalınıyor, fikirler çalınıyor, roller çalınıyor, zamanlar çalınıyor.
Yakında gösterime girecek olan ve Oğuzhan Tercan'ın yönettiği 'Hırsız Var'ın oyuncularından (Diğerleri, Haluk Bilginer, Mehmet Ali Erbil, Birol Ünel, Gülse Birsel...) Gamze Özçelik'le söyleşi yaparken zamanımın nasıl çalındığını fark ettim. Yapımcı şirketin isteğiyle söyleşi yaptığım Gamze hanımda bir sıkıntı, bir aldırmazlık, bir ağzı sıkılık, bir havalar ki, sormayın. Keşke, 'Ondan çok şey öğrendim' dediği Haluk Bilginer'den, söyleşilerin neden ve nasıl yapıldığı konusunda da bir şeyler öğrenseydi. İyi olurdu bence. Ne o benim, ne de ben onun zamanlarımızdan çalmazdık.
Hırsızlık aldı başını gidiyor. Ülke neden bu duruma geldi sizce?
Açıkçası dünyanın her tarafında çok görülen bir şey ama Türkiye'de çok daha fazla olmasının nedeni herhalde eğitimsizlik. Maddi durumun kötü olması, bir sürü neden var yani.
Çok güzel açıkladınız teşekkürler.
Hırsızlık çok var tabii. Ben paranın yeterli olanından yanayım. Yetenin dışında, bir paranın varlığı bana çok manasız geliyor. 'Hayallerimi gerçekleştireyim aman kenarda da bir miktar dursun' gibi şeylere inanmıyorum. Mutlaka faydalı olmalı para. Mesela yönetmen olsam film çekmek için kullanırdım, yapımcı olurdum. Kazandığım parayı öyle harcardım. Çok fazla hırs var etrafta, egolar açısından.
Kapkaççılar çaldıkları parayı pavyonlarda harcıyorlar. Bu konuda ne diyorsunuz?
Eğitimsizlik olabilir ve bir de televizyondan etkileniyor olabilirler, tabii çok fazla gördükleri için. Popüler kültür öyle etkiliyor onları herhalde.
Hırsızlık cins cins, para çalan var, kalp, fikir, araba çalanlar var. Bunların arasında, en kötüsü nedir sizin için desek?
İkiyüzlülüğün olduğu, diğer insanların hayatlarını mahvederek yapılan hırsızlıklar çok kötü tabii ki. En beteri de budur. Yoksa bir erkeğin kalbini çalmak niye kötü olsun ki? Bazıları kötülük nedeniyle öyle hırsızlıklar yapıyorlar ki, bunlar hırsızlıktan kötü şeyler. Başka insanların hayatlarını etkiliyor, ailelerini yok ediyor.
Mesela ne yapıyorlar, bunu biraz açıklar mısınız, merak ettim?
Her türlü şeyi yapıyorlar.
Siz hiç hırsızlık yaptınız mı?
Küçükken bakkaldan sakız çalmıştım. Alıp geri bıraktıklarım da olmuştur ama hatırlamıyorum neler olduğunu. Küçükken oluyor. Bir kız grubuyduk, yaramazlık için yapardık böyle ufak tefek şeyler. Ağaçlardan meyve çaldım, annemler Kumburgaz'da köy ortamlarına götürürdü, tarlalara dalardık, ayçiçekleri çalardık. Bunların hepsi oldu. Küçüklüğüm böyle geçti. Bir kere Kurban Bayramı'nda annemler bizi bir köye götürmüşlerdi. Kız kardeşimle bir koyunu o kadar çok sevmiştik ki onu çaldık. Alıp götürdük sonra yakalandık ve iade edildi. Çok sempatik bir koyundu.
Sizden bir şeyler çalan oldu mu?
Çok fazla cep telefonu çaldırdım. Geçen gün arabamın ruhsatı çalındı. Açıkçası çok vardır ama sorulduğu zaman hatırlayamam. Beni çok hırpalayan bir çalma olayı olmadı.
'Gamze hanım promosyon yapıyoruz, bugün çarşıdan istediğinizi çalabilirsiniz, kimse sizi yakalamayacak' deseler, ne çalardınız?
Ben bu ara 'XL 1500' mü ne, Sony' nin. O kamerayı çalmak istiyorum. Kücükçük o, el kamerası gibi bir şey. Gerçekten onu istiyorum. İzin veriliyorsa bir de laptop çalmak isterim.
Bir yerde okudum, 'Hırsız Var' daki rol bana çok uydu' demişsiniz. Neresi uydu?
Uydu derken, çok zevk aldım oynarken. Bana göre yazılmış filan değil. Biz yapımcı Mehmet (Karaca) beyle ilk görüşmemizi yaparken de öyle konuşmuştuk, 'Bunu senin oynamanı istiyorum, senin için de bazı değişiklikler yapıldı' demişti. Bunlar senaryoda 'ben' olduğum düşünülerek yapıldı.
'Biraz çatlağımdır, hareketliyimdir' gibi şeyler söylemişsiniz filmdeki karakterle ilgili olarak.
O kızın kıpır kıpırlığı farklı. Ben öyle değilim, onunla alakam yok. Onunki 'hah hah hah' gibi bir şey. Onun kıpır kıpırlığı filmde sonradan ortaya çıkıyor, patlıyor gibi.
Sizin kıpır kıpırlığınız nasıldır?
Ben biraz hiperaktif bir insanım, öyle yani. Mesela dizi setlerinde 'Energizer' diye isim taktılar, herkes bitmişken ben ortada 'Çekelim, çekelim' diye dolaşıyorum. Yani çok çalışmama rağmen pilim bitmiyor, tükenmiyor benim. Ya çalışmalıyım, ya kitap okumalıyım, ya sinemaya gitmeliyim. Arkadaşlarımla olmalıyım yani, mutlaka zamanı bir şeylerle doldurmalıyım.
'Tatlı Hayat'ta, Türkan Şoray, Haluk Bilginer gibi isimlerle birlikte oynadınız, ayrıca bu filmde yine Haluk Bilginer'le birliktesiniz. Bunun sanat yaşamınıza ne gibi katkıları oldu?
İlk olarak 16 yaşındayken, 'Eyvah Kızım Büyüdü' adlı bir dizi vardı, orada dört bölüm konuk oyuncu olarak oynadım ve yine Haluk ağabey ile oynadık. İlk orada tanıştım, ondan sonra, 'Cinlerle Periler' diye bir dizi çekmiştim, ilk başrolüm oydu. Sonra 'Tatlı Hayat'. Küçüklüğümden beri gerçekten bu kadar isim olmuş, ismi de bırak yaptığı işleri çok kaliteli yapan insanlarla birlikte çalışmış olmak benim için çok büyük bir şans. Bu bana onları gözlemleme şansı verdi bir kere.

radikal

Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:29

İLGİLİ HABERLER