MEGA TSUNAMİ DÜNYA'YI VURACAK!
İspanya'nın Kanarya Adaları, turistler kadar bilim adamlarının da ilgisini çekiyor. Ünlü tatil adası La Palma'daki Cumbre Vieja Yanardağı'nın ne zaman patlayacağı endişe ve tedirginlikle bekleniyor. Bazı bilim adamlarına göre, bu patlamayla, "Yaşlı Tepe" anlamına gelen Cumbre Vieja'nın yarısı, yani yaklaşık 500 km küplük bir kaya kitlesi okyanusa düşecek ve devasa boyutlarda bir tsunami meydana gelecek.
500 yıldır aktif durumda olan Cumbre Vieja 1949'da patladığında, batı yarısı çökerek Atlantik Okyanusu'nun dibine doğru kaymış ve adada 2 kilometre uzunluğunda derin bir çatlak meydana gelmişti. Bilim adamlarına göre, tarihi kestirilemeyen bir sonraki patlama, yerin dibinden yukarı çıkan magmanın ve patlamaların oluşturacağı baskıyla, yanardağın zaten çökmüş durumda olan batı yarısının bu kez bütünüyle Atlantik Okyanusu'na gömülmesine yol açacak.
500 milyar tonluk bu kütlenin okyanusa gömülmesi, bugüne kadar eşine rastlanmamış, olağanüstü boyutlarda bir "mega tsunami"nin oluşmasına yol açacak.
Nelere yol açacak?
İngiltere'deki Benfield Greig Kaza Araştırma Merkezi bilim adamları Prof. Bill McGuire, Dr. Simon Day ve California Üniversitesi'nden Dr. Steven Ward'a göre, bu "mega tsunami" şunlara yol açacak:
ODTÜ'den Doç. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner'in verdiği bilgiye göre, depremler sırasındaki fay kırılmalarına bağlı olarak oluşan deniz taban deformasyonları, heyelanlar, volkanik hareketler, meteor çarpmaları gibi kütle hareketlerinden bir veya birkaçının meydana gelmesi, tsunami için yeterli olabiliyor.
Tsunami dalgası ilk oluştuğunda, genellikle tek bir dalga biçiminde olup kısa süre içinde 4 - 5 dalgaya bölünerek kıyılara doğru ilerliyor. Önde giden dalga "centilmen dalga" olarak tanımlanıyor. Ardından gelen ikinci ve üçüncü dalgalar denize geçen enerjinin çok büyük bölümünü taşıyıp, sığ sulara geldiklerinde büyüyor, acımasızca yıkıcı etki yaratabiliyor.
Fırtına dalgaları ile depreşim dalgalarının kıyılardaki etkileri birbirinden tamamen farklı; bir insan boyu yükseklikteki fırtına dalgaları üzerinde yüzmek ve sörf yapmak zevkli olabilirken, aynı yükseklikteki tsunami dalgalarının insan üzerindeki etkisi ise, kesin ölüm. Tsunami dalgalarının hızı açık denizlerde saatte 1000 km'ye kadar çıkabiliyor.
İstanbul, İzmir ve Antalya da tehdit altında
Kıyı kentlerinin hızla büyümesi, çarpık yapılaşması da tehlikenin boyutlarını artırıyor. Tsunami tehdidi altındaki mega kentler şunlar: Tokyo, Osaka-Kobe-Kyoto, Manila, Rio de Janerio, Lima, Los Angeles, San Francisco, Seattle, New York, Honolulu, Puerto Rico, Lizbon, Barcelona, Genova, Napoli, Nice, Pire, İzmir, İstanbul, Antalya, İskenderiye, Jakarta, Sydney, Melbourne.
Uygarlıkları bile yok etti
Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Şükrü Ersoy'un verdiği bilgiye göre, uygarlıkları bile yok eden tsunamilerin önemlileri şunlar:
Dünya'nın dönüşü kısaldı
Bilim adamları, Güney Asya depreminin Dünya'nın dönüşünü birkaç mikrosaniye kadar kısaltacak kadar sarstığını belirtiyor. Bu da Dünya'nın dönme ekseninde hafif bir değişme anlamına geliyor. Bu miktar henüz belirlenememekle birlikte, teorik olarak depremin günün uzunluğunu 2.68 mikrosaniye (yaklaşık bir günün milyarda biri) kadar kısalttığı söylenebilir.
Marmara tsunamiye gebe
İTÜ'den Doç. Dr. Sinan Özeren ve Dr. Nazmi Postacıoğlu Marmara Denizi'ndeki tsunami riskiyle ilgili şöyle diyor:
"Marmara Denizi ekstremler içeren bir derinlik dağılımına sahip olduğu için dik yamaçlar üzerinde, azımsanmayacak bir heyelan riski var. Buna örnek olarak yaklaşık 17 bin yıl önce Tuzla açıklarında meydana gelen sualtı heyelanını gösterebiliriz. Bu heyelanda genişliği yaklaşık 11 km olan bir alanda deniz tabanı 1000 metre kaymıştı. Bu olayın çok büyük bir tsunamiye yol açtığı kuşku götürmez. İTÜ'de geliştirdiğimiz simülasyonlarda hem heyelan yönünde, hem de ters yönde hareket eden dalgaların detayını elde ettik. Ciddi deprem riski olan Marmara Denizi'nde, hem fay hem heyelan kaynaklı tsunami tehlikesi kesinlikle var. Üstelik denizin küçük olması tsunami dalgalarının kısa zamanda sahillere ulaşacağı anlamına geliyor."
Komplo teorileri
Dünyada birçok kurum ve kişi doğal felaketlerinin sebebini doğadan başka faktörlere bağlıyor. Bu konudaki komplo teorileri şöyle:
1. 2004'te meydana gelen deprem ve tsunamiyle ilgili komplo teorileri Arap basınında sıklıkla yer aldı. Çıkan haberlerde İsrail ve Hindistan'ın, Hint Okyanusu'nda nükleer denemeler yaptıkları belirtildi. Abutz Sheva'nın haberine göre, ABD ve İsrail de tüm insanlığı yok edebilecek güçte denemeler peşinde. BM Acil Durum Koordinatörü Jan Egeland, düzenlediği bir basın toplantısıyla bu söylentileri yalanladı. Oysa Mısır'da haftalık yayımlanan Al-Usbu'ya göre, katil tsunami dalgalarının sebebi kesinlikle ABD-İsrail-Hindistan'ın ortaklaşa düzenlediği nükleer araştırma.
2. Hıristiyan fanatiklerin sitelerinde yakın geleceğe yönelik bolca komplo teorisi var. www.revelation13.net, 2006'nın Müslüman saldırıları beraberinde getireceğini savunuyor. Siteye göre, tsunami, kuş gribi, AIDS, deli dana, çiçek hastalığı, depremler ve dünyaya çarpacak gök cisimleri bu yılın beklenenleri.
3. www.danielpipes.org'a göre, Suudi Arabistan menşeli İslam, dünyada birçok felaketi beraberinde getirecek. Site dünyanın çok acıklı ve sıkıcı bir yer olabileceğini söylüyor.
(MİLLİYET)