Gündem
  • 15.2.2026 11:46

Nüfus alarm veriyor! Erdoğan haklı çıktı!

Erdoğan her fırsatta dile getiriyordu! Türkiye'de yaşlı nüfus oranının yükselmesi öngörülüyor.... Tarih bile verildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık gündeme getirdiği genç nüfusun azalması konusu giderek sıkıntılı bir hal almaya başladı. Son verilere göre Türkiye'de 11,1 olan yaşlı nüfus oranının daha da artması öngörülüyor. 2050'de ülkede yaşlı nüfusun oranının, doğurganlığın azalması sebebiyle çocuk nüfus oranının da üzerine çıkarak yüzde 23'e yükselmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her fırsatta doğum hızına dikkat çekerek genç nüfusun öneminden bahsediyor. Gelen son veriler Erdoğan'ın ne kadar haklı olduğunu bir defa daha ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları'na göre Türkiye'de 65 yaş üstü kişi sayısı 9 milyon 583 bin 59 oldu. Buna göre, 2024'te 9 milyon 112 bin 298 olan 65 yaş üstü nüfus, bir yılda 470 bin 761 kişi artış gösterdi. Bu kişilerin, toplam nüfus içindeki oranı da bir yılda 0,5 puan artarak yüzde 10,6'dan yüzde 11,1'e çıktı.

YAŞLI NÜFUSTA ARTIŞ DİKKAT ÇEKTİ

Yaşlı nüfusunda son 5 yıldaki artış da dikkatleri çekti. 2021'de 8 milyon 245 bin 124 kişinin 65 yaş üstünde olduğu görülürken, 5 yılda söz konusu kişi sayısının 1 milyon 337 bin 935 arttığı kayıtlara geçti.

2050'DE YAŞLI NÜFUS, ÇOCUK NÜFUSUNU GEÇECEK

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, yaptığı değerlendirmede Türkiye nüfusunun yaşlanmaya devam ettiğini ve nüfusun ortanca yaşının 34,9'a yükseldiğini bildirerek, "Yaşlı nüfusun payı toplam nüfus içinde yüzde 11'in üzerine çıktı. TÜİK'in yaptığı nüfus projeksiyonlarına göre bu eğilimin gelecekte de devam etmesi ve 2050'de ülkemizde yaşlı nüfusun oranının, çocuk nüfus oranının da üzerine çıkarak yüzde 23'e yükselmesi bekleniyor." ifadelerini kullandı.

Söz konusu dönemde nüfusun ortanca yaşının 44,8'e yükselmesinin beklendiğini ve bu gelişmenin arkasında iki temel demografik faktörün bulunduğunu aktaran Koç, şöyle konuştu:

“Bunun ilki, kadın başına düşen doğum sayısının son 50 yıl içinde 4,1 çocuktan 1,48 çocuğa kadar düşmesidir. İkincisi ise azalan ölüm hızlarına paralel olarak günümüzde erkekler için 78 yıla, kadınlar için ise 81 yıla yükselen doğumda hayat beklentisidir. Bu iki faktörün birleşik gücü nedeniyle Türkiye nüfusunun ortanca yaşı ileri yıllarda da artmaya devam edecektir. Türkiye demografisinin en önemli dönüşümlerden biri, zaman içinde yaşlı nüfus oranının çocuk nüfus oranını önce yakalaması ve sonra da geçmesi olacak.”

Koç, yaşlı nüfus oranının yüksek olduğu Japonya ve Kore gibi ülkeler ile birçok Batı Avrupa ülkesinde bu sürecin yaşandığını ve yaşanmaya devam ettiğini bildirerek, "Yaptığımız çalışmalar, doğurganlık hızının yakın gelecekte 1,4 seviyesine kadar gerileyeceğini gösteriyor." dedi.

“DOĞUM HIZI ARTIRILMALI”

Demografik yaşlanmayı önleyebilecek tek mekanizmanın doğum hızlarının artırılması olduğunu dile getiren Koç, "Bunu yapabilmek için de çocuk ve doğum yardımı, vergi indirimi gibi nakdi, çocuğun bebeklik ve eğitim sürecindeki ihtiyaçları gibi ayni teşvikler verilmeli. Bunun yanında anne ve baba için uzun süreli ve ücretli doğum izinleri, bebekler için yaygın ve ücretsiz kreş bakımı ve özellikle anneler için doğum ve doğum izinleri sonrası işe dönüş garantisi gibi bütünleşik politikalara ihtiyaç bulunuyor. Türkiye yakın zamanda bu politikalardan bir kısmını devreye sokmuş olmasına karşın, bu politikaların hem maddi yönü hem de ebeveyn izni ve kreş uygulamaları yönünden Fransa ve İskandinav ülkelerinde olduğu gibi güçlendirilmesi gerekmektedir." şeklinde konuştu.

Koç, Türkiye'nin, aile ve nüfus politikalarını zamana yayarak önce doğurganlık hızını korumak, sonra da tedrici olarak artırmak yönünde politika ve stratejilere ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

Güncellenme Tarihi : 15.2.2026 11:48

İLGİLİ HABERLER