Öcalan, silahların teslimine ilişkin kararın birinci aşamasının sona erdiğini duyurdu
Öcalan demokratik entegrasyonun" başlatılmasına yetki verdi.
Kürdistan İşçi Partisi lideri Abdullah Öcalan, partinin feshedilmesinin ve silahlı mücadelenin ilk aşamasının sona erdiğini ve "entegrasyon"a odaklanma ve geleceğe yönelik yolları görüşme aşamasının başladığını doğruladı.
İmrali heyeti, Abdullah Öcalan ile cezaevinde yaptığı üç saatlik görüşmenin ardından, Öcalan'dan yeni bir mesaj aldığını duyurdu. Mesajda, sürecin ilk aşamasının, yani Kürdistan İşçi Partisi'nin silah bırakmasının sona erdiği ve "demokratik entegrasyon" aşamasının başladığı belirtildi.
İmrali heyet üyesi ve Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (DAM) üyesi Medhat Sincar, dün, Pazartesi günü Öcalan ile yapılan görüşmenin içeriği hakkında medyaya açıklamalarda bulundu ve Öcalan'ın bu görüşmeyi "entegrasyona başlama görüşmesi" olarak nitelendirdiğini duyurdu.
Sinjar, Öcalan'ın sürecin son 16 ayını değerlendirerek şunları söylediğini aktardı: "Örgütü ve silahlı mücadeleyi feshetme kararıyla ilgili olan ilk aşama sona erdi. Bu aşamanın özü PKK'nın feshedilmesi ve silahların bırakılmasıydı ve bu benim için stratejik bir karardır."
Sinjar, artık ikinci aşamaya geçtiklerini ve bu aşamada "entegrasyon boyutuna" odaklandıklarını, bundan sonra izlenecek yolların tartışıldığını belirtti.
Toplantının bir diğer bölümünde ise Suriye sorunu ve Rojava Kürdistanı ana gündem maddesiydi. Sinjar'ın bildirdiğine göre Öcalan, Suriye'de 10 Mart 2016'da varılan anlaşmayı müzakereler için temel çerçeve olarak değerlendirdi.
Sinjar, müzakere masasına geri dönüşte Kürt aktörlerin rolünü vurgulayarak şunları söyledi: "Bu aktörler arasında Cumhurbaşkanı Mesud Barzani ve Bafel Talabani rol oynadı, ancak Abdullah Öcalan, durumu çöküşün eşiğinden müzakere masasına geri getirmeyi başaran asıl aktördü."
İmrali heyeti ayrıca Suriye Demokratik Güçleri (SDF) Başkomutanı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed'in Münih Güvenlik Konferansı'na katılımının önemini de görüştü. Sincar, Kürtlerin Suriye heyetiyle birlikte konferansa ortak katılımcı olarak katılmasının, Suriye'nin geleceğindeki artan rollerini gösterdiğini belirtti.
Medhat Sinjar ayrıca, Sykes-Picot Anlaşması'ndan 110 yıl sonra Orta Doğu'nun yeniden şekillendiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Münih'te ortaya çıkan imaj, Kürtlerin hak ve statüsünün tanındığı bir yol açmaktı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun konferanstaki konuşması, Washington'un bölgenin geleceğine nasıl baktığına dair çok açık işaretler içeriyordu."
Sonuç olarak Sinjar, Kürtlerin dünyada etkili bir diplomatik aktör olarak ortaya çıkmasının, Kürtlerin dışlanacağı herhangi bir yeni rejimin kurulmasını önlemek için "hayati ve tarihi" önem taşıdığını vurguladı.
Kaynak: Rudaw Medya Ağı