OTELDEKİ UYUŞTURUCU PARTİSİNDEN İBRETLİK ÖYKÜ ÇIKTI
İZMİR'de, üniversiteli iki erkek arkadaşıyla otel odasında düzenledikleri uyuşturucu aleminde can veren Şeref Çallıer'in, ailesi çocuklarının arkadaş kurbanı olduğunu söyledi.
Olay günü Şeref'in, gitmesine karşı anne ve babasını dinlemeyerek, adete ölüme gider gibi koşarak uzaklaştığı ortaya çıktı. Oğlunun uyuşturucu kullandığını bildiğini söyleyen baba Göksel Çallıer, “Arkadaşlarıyla pikniğe gittiğinde harcamaları içerisinde ot yazdığını görünce uyuşturucu aldığını anladım. Arkadaş çevresinden uzaklaştırmak için uğraştım ama başarılı olamadım'' dedi.
Gözyaşı dinmeyen anne Kamuran Çallıer ise, “Oğlumun arkadaşları parçalanmış ailelerin çocuklarıydı. Onlar sonunu hazırladı. Uyuşturucu kullanıp kullanmadığını öğrenmek için gece uyurken saçından numune bile aldım'' diye konuştu
Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi'nde işyeri bulunan baba Göksel Çallıer'in iki çocuğundan biri olan lise mezunu 19 yaşındaki Şeref Çallıer, dün akşam saatlerinde Narlıdere İlçesi'ndeki evlerinden ayrılıp, arkadaşları Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Makina Bölümü öğrencisi Ç.S. (19) ve İstanbul'daki özel bir üniversitenin Mutfak Sanatları Bölümü'nde okuyan Ç.K.'yle (20) buluştu. Alsancak Semti'nde eğlenen gençler daha sonra saat 00.46'da, Konak'taki bir otele gitti.
Otelin 8'inci katındaki 801 numaralı odaya yerleşen gençler, iddiaya göre burada önce bira ve enerji içeceği ardından da uyuşturucu hap ve esrar içti. Gecenin ilerleyen saatlerinde, midesinin bulandığını söyleyip duş alan ve ardından da uykuya dalan Çallıer, sabah saatlerinde arkadaşları tarafından ölü bulundu.
ÇIRILÇIPLAK ODADAN ÇIKMIŞ
Arkadaşlarının haber vermesi üzerine otel görevlilerinin çağırdığı polis ekiplerinin yaptıkları incelemede, odada bir miktar esrar, enerji içecekleri, 9 uyuşturucu hap ve boş içki şişeleri bulundu.
Otelin güvenlik kemeralarında yapılan araştırma ise ilginç detayları ortaya çıkardı. Odalarına çekilen gençlerden Çallıer'in yaklaşık 1.5 saat sonra çırılçıplak odadan koridora çıktığı, merdiven boşluğundan baktıktan sonra tekrar odaya girdiği belirlendi. Arkadaşlarının da yarım saat arayla odanın kapısını açarak dışarıya baktıktan sonra tekrar içeriye girdikleri saptandı. Olayla ilgili soruşturmayı sürdüren Narkotik Büro Amirliği ekiplerinin, ifadelerini aldığı gençlerin ise arkadaşlarını suçladıkları, uyuşturucuyu Çallıer'in getirdiğini ileri sürdükleri belirtildi. İki gencin yapılan işlemlerin ardından adliyeye sevk edilecekleri bildirildi.
Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsisinde vücudundan örnekler alınan ve yapılacak testler sonunda kesin ölüm nedeni belirlenecek olan Şeref Çallıer'in bugün ikindi vakti kılınacak namazın ardından, Narlıdere Mezarlığı'nda toprağa verileceği açıklandı.
‘UYUŞTURUCU KULLANDIĞINI BİLİYORDUM’
Oğlunun acı haberini aldıktan sonra büyük şok yaşayan baba Göksel Çallıer, “Lise birinci sınıftayken oğlumun ceplerinden notlar çıktı. Arkadaşlarıyla gittikleri piknikte masraflarını yazdıkları kağıtta ‘ot parası’ yazısını okuyunca, onun uyuşturucu kullandığını anladım. Takibe aldık. Arkadaşlarının onu yönlendirdiğini öğrenince de, mücadele ettim. Zaman zaman arkadaşlarını arayıp kızdım. Ama onlardan kurtaramadım. Sonunda da bu acıyı yaşadık'' dedi.
‘ÖLÜME KOŞTU’
Olay günü oğluyla en son saat 22.00 sıralarında görüştüklerini söyleyen baba, “Annesinin arabasını bıraktıktan sonra arkadaşlarıyla çıkacağını söyledi. Her anne ve baba gibi gitmesini istemedik. Bize karşı gelince de tartışmaya başladık. Ona gitmemesi için yalvardım. Balkondan bile koşup, gitmemesini istedim. Ama o koşarak uzaklaştı. Sabah polislerden acı haberi öğrendik. Onunla arkadaş gibiydik. Böyle olaylara karışmasının tek nedeni ise arkadaşlarına düştünlüğü'' dedi.
‘SAÇINDAN TEL KESMEK İSTEDİM’
Oğlunun ölümünün ardından gözyaşı dinmeyen anne Kamuran Ç. ise şunları anlattı:
“Arkadaşlarının etkisinden çıkamadı. Arkadaşları parçalanmış ailelerin çocukları, anneleri ve babaları başkalarıyla evlenmiş kişiler. Bunları yaşayan çocuklar da benim yavrumun sonunu getirdi. Oğlumun uyuşturucu kullanıp kullanmadığını öğrenmek için geceleri yatarken saçından örnek bile almaya çalıştım. Bana uyuşturucu kullanmadığını saçından keserek kendisi örnek vermeyi teklif etti. Keşke o tahlilleri yaptırsaydım. Olay günü de gece yarısı çok aradım ama kendisine ulaşamadım. Oğlum bizi hiç bir zaman habersiz bırakmazdı, arkadaşlarının etkisiyle telefonunu kapatmıştır. Onunla konuşabilseydim bunlar yaşanmazdı.''