Özdağ'ın eski başdanışmanı: Ümit Özdağ’ın para kaynağı araştırılsın
Ümit Özdağ’ın eski başdanışmanı Hasan Öztürk’ten çarpıcı itiraflar ve Adalet Bakanı Gürlek’e çağrı: Özdağ, Alman istihbaratı BND ile temasta. Millî güvenlik meselesine dönüşen partinin para kaynağı araştırılsın.
Ümit Özdağ'ın eski Başdanışmanı Hasan Öztürk, Özdağ'ın Alman İstihbaratı BND ile temas kurduğunu iddia etti. Gazetemize konuşan Öztürk, “Zafer Partisi’nin Alman istihbaratı ile bağlantısı araştırılsın. Türkiye ikinci bir 15 Temmuz’u kaldırmaz. Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’e açık çağrımdır, Zafer Partisi’nin para kaynağı araştırılmalı. Ümit Özdağ gibi milliyetçi söylemlerle geniş bir kitleyi arkasından sürükleyen bir siyasi aktörün, geçmişte ağır eleştiriler yönelttiği Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Ayşe Barım ve Ekrem İmamoğlu’na ilişkin söyleminde ani ve dikkat çekici bir ton değişikliğine gitmesi sıradan bir gelişme değildir” dedi.
Sosyal medya hesabı üzerinden konu ile alakalı yayınladığı videolara değinen Öztürk, “Zafer Partisi ve Ümit Özdağ hakkında şu ana kadar dört video yayımladım ve bunların hiçbiri yalanlanmamıştır; takdiri kamuoyuna bırakıyorum. Bu değişim parti içinde yüksek sesle tartışılmış ve bazı kıymetli Türk milliyetçilerinin partiden ayrılmasına varan sonuçlar doğurmuştur” diye konuştu.
“İSTİHBARAT SERVİSLERİ ÇIKAR DENKLEMİNE DAYANIR”
Öztürk öne sürdüğü bu iddialar sonrasında parti içinde kırılmalar olduğuna dikkat çekerek, “Bu değişim, parti içinde yüksek sesle tartışılmış ve bazı kıymetli Türk milliyetçilerinin partiden ayrılmasına varan sonuçlar doğurmuştur. Özellikle, tarafıma bizzat iletildiğini ifade ettiği yurt dışı temasların hemen sonrasında böyle bir değişimin ortaya çıkması, meseleyi siyasi tartışma olmaktan çıkarıp stratejik analiz konusuna dönüştürmektedir; nitekim bunu doğrudan kendisinden duyduğumda büyük bir şaşkınlık yaşadım. Dün bu isimlere karşı sert bir güvenlik dili kullanan bir siyasi çizginin bugün Avrupa İnsan Hakları referanslı bir söyleme yönelmesi kamuoyunun sorgulamasını gerektirir” ifadelerini kullandı.
Öztürk iddialarına şu şekilde devam etti:
“Ben hüküm vermiyorum; şu soruların yanıtlanmasını istiyorum: Bu değişim hangi gerekçeyle gerçekleşmiştir? Bu bir kişisel fikir değişikliği midir, yoksa stratejik bir siyasi pozisyon değişikliği mi söz konusudur? Eğer stratejik bir tercihse, bu strateji hangi merkezde şekillenmiştir? Milli bir duruş iddiası varken BND (Almanya Dış İstihbarat Servisi) ile görüşme yapılmış mıdır; yapılmışsa bunun mahiyeti nedir ve dış istihbarat unsurları hangi çerçevede “Alman dostlar” olarak tanımlanmıştır? Uluslararası sistemde istihbarat servislerinin temasları çıkar denklemine dayanır; bu, devlet literatürünün temel prensibidir. Türk milliyetçileri adına konuşurken kimsenin bu hassasiyetleri göz ardı etmeye hakkı yoktur. Kimseyi suçlu ilan etmiyorum; ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin dış temaslarla iç siyasi yönelimler arasındaki ilişkiyi incelemesi gerektiğini düşünüyorum.”
Güncellenme Tarihi : 15.2.2026 10:06