ÖZKÖK BÜYÜKANIT'A GÖREVİ DEVRETTİ : TAHMİN EDİLEMEYECEK OLAYLARIN YAŞANACAĞI BİR DÖNEMDEYİZ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a devretti.Genelkurmay karargahındaki devir teslim törenine, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Bakanlar ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da katıldı.
Törende kürsüye gelen Org. Özkök şunları söyledi:
4 yıllık süre içinde dünyada ve yakın çevremizde çok önemli gelişmelere tanık olduk. Birçok bakımdan yönetilmesi zor bir kriz ve değişim dönemi olarak tarihte yerini alacaktır. Bu dönemde TSK'ya düşen görevleri müşterek bir akılla gerçekleştirmeye çalıştık. Konuşmamda geçmişe dönük değerlendirme yahut da bir özeleştiri yapmayacağım. Bu teknoloji çağında geçmişte olup bitenleri herkes bilmektedir. Değerlendirmeyi TSK'nın değerli mensuplarına ve Yüce Türk milletine bırakıyorum.
Ancak gelecekle ilgili bazı görüşlerimi ve öngörülerimi kısaca dile getirmek istiyorum.
TAHMİN EDİLEMEYEN OLAYLAR DÖNEMİNDEYİZ
Dünya üzerindeki diğer ülkelerden oldukça farklı kilit bir coğrafyada yaşamak zorundayız. Soğuk savaş sonrası dönemde tüm dünya gibi biz de büyük, parlak ümit verici gelişmeler içerisindeydik.
Birçok ülke için geleneksel tehditler ortadan kalkarak güvenlik koşulları iyileşirken ve bu ülkeler savunma bütçelerinde anlamlı azaltmalara giderken ülkemizin güvenlik tehditleri daha da arttı. Herşeyin bildiği ve tahmin edilebildiği eski soğuk savaş yılları geride kaldı. Uluslararası güç dengelerindeki bozulmalar, tahmin edilemeyen olaylar dönemindeyiz.
Sırf herkes böyle yapıyor yahut da bizden böyle bekleniyor denilerek köklü değişiklikler yapmak ileride tamiri mümkün olmayan yaralar açar.
Geleneksel tehdit kavramı ortadan kalktı hatta devletler bir süre tehdit bunalımı bile yaşadılar. Batılı ülkeler artık güvenlik kavramını yeni bir yöntemle yorumlamaya başladılar.
ÖNEMLİ KARARLAR VERMEK ZORUNDA KALABİLİRİZ
NATO da zorunlu olarak bu yeni ortama uyum çabası içine girdi. 11 Eylül sonrası dönem de dahil olmak üzere batının yeni yaklaşımları ülkemiz tarafından sürekli desteklendi.
TSK'nın kuvvet yapısını yeniden oluşturmayı hedefleyen Kuvvet 2012 projesi böyle ortaya çıktı. Ancak kendi yakın çevremizde ortaya çıkan tehdit Avrupa'daki gibi büyük ve anlamlı bir değişime uğramadı.
Bu sorun uluslararası camianın yoğun çabasına rağmen çözülemezse ülke olarak önemli kararlar verme noktasına gelebiliriz.
Kitle imha silahlarına sahip ülkeler ve sahip olduğu yönünde duyumlar olan ülkeler uluslararası alanada engellenmezse ülkemiz adına ileride çok önemli ve ciddi kararlar verme durumunda kalabiliriz. Bu durum ülkemiz adına ciddi tehdit unsurudur. Bu konuda ciddi tedbir almak durumundayız.
İRTİCAYA KARŞI ÖNLEM ALMALIYIZ
Ülkemizin bütünlüğünü hedef alan bölücü terör ile rejimimizi kollayan irticaya karşı önlem almak zorundayız. Bu iki konu uzun zaman daha sürecektir: bu iki konu dahiyane hasımlarımızın bünyemize soktuğu hastalıklardır. Türk halkı olayları yakından takip etmelidir. Bölücü ve irticai hareketlere karşı tepkisini ortaya koymalıdır. Çünkü bu iki tehdit ancak bu şekilde hareket etmekle sonlandırılabilir. Türkiye geçmişteki ülke değildir.
Yöneticilerimizi neden bu kadar yerden yere vurduğumuzu anlayamıyorum. Türkiye öyle bir ülkedir ki.. İçinde yer aldığı ittifaklar ile bir güç kaplayıcıdır. İstanbul'un nüfusu Norveç'in 3 katıdır. Diğer bir kaç ülkenin bir kaç asırda gerçekleştirdiği değişimi çok kısa zamanda gerçekleştirmiştir. Ülkemizin eski ve geçmişteki gibi ilgi alanları yakın çevresi ile ilgili değildir. Ülkemizin menfaatleri geniş bir çoğrafyaya yayılmaktadır.
AMACIMIZ DÜNYA BARIŞINA KATKIDA BULUNMAK
Ülkemizin eski ve geçmişteki gibi ilgi alanları yakın çevresi ile ilgili değildir. Ülkemizin menfaatleri geniş bir çoğrafyaya yayılmaktadır.
Dünyanın her hangi bir yerindeki vatandaşımızı ya da yatırımcımızı etkileyen bir saldırı bizi de ilgilenmektedir. Türkiye'nin Afganistan'a asker göndermesi uluslararası güce katılma dışında, oradaki çıkarlarımızı korumaktır. Etkin, sağlam ve iyi işleyen bir devlet olmanın esası liyakata göre yönetilen bir anlayıştır....
Dünyanın çeşitli ülkelerindeki barışçıl faaliyetlere, küçük riskleri göza alarak asker göndermek dünya barışına katkı sağlamaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri dünya barışı için çalışmaktadır.
ORG BÜYÜKANIT: CEVABI BURADA VERMEYECEĞİM
Org. Özkök'ün konuşmasından sonra kürsüye gelen Org. Büyükanıt da şunları söyledi:
"Dengelenmiş 2 kutuplu bir dünya vardır... Amerika tarihinde topraklarında bu büyüklükte bir saldrırı almamıştır. Kıbrıs 1974 hariç bu kadar hiç bir zaman tartışılmadı. Cumhuriyet ve temel değerleri hiç bir zaman bu kadar tartışma görmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu andan itibaren bu kadar risklerle karşı karşıya gelmemişti. Silahlı terörle sılahsız iç ve dış oluşumla üniter yapımıza hiç bu kadar saldırılmamıştı.
Şahsima yönelik saldırılar konusunda ne söyleyeceğim merak ediliyor. Bunların, Genelkurmay Başkanlığı devir teslim töreni gibi bir törenle uyuşmayacağını düşünüyorum. bu şer odaklarının maskesi kısa zamanda düşecektir. Bunun dışında bir şey söylemek istemiyorum. TSK yaşadğı çağlara güven vermek ve geleceğe hazırlanmak için çabalamaktadır. Günümüzde sayısal çokluktan çok teknoloji öne çıkmaktadır. Modernizasyon projelerinin yakında takibi önceliğim olacaktır.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 03:50