RECEP ÖNAL: PİYASALARIMIZ KIRILGAN VE MANİPÜLASYONA AÇIK
KAYNAK : Haber Vitrini
Devlet Bakanı Recep Önal, yeterince çeşitlendirilemediği ve kurumsal yatırımcı eksiği giderilemediği için mali sistemin yeterli derinliğe ve genişliğe ulaşamadığını belirterek, ''Bu nedenle piyasalarımız sığ, kırılgan ve manipülasyona açıktır'' dedi.
Önal, ''Türk Sermaye Piyasası'nın Gelişimi ve Yeniden Yapılanma Çalışmaları Konferansı''nda yaptığı konuşmada, kendisinin de, sermaye piyasasının kurulmasıyla ilgili çalışmalarda çeşitli görevler aldığını hatırlattı.
Türk sermaye piyasalarının gelişimi hakkında bilgi veren Önal, Türk sermaye piyasalarının günümüzde enstrümanları, kurumları, pazarları ve yasal altyapısıyla pekçok ülkenin sermaye piyasalarıyla boy ölçüşebilcek, yeni cumhuriyetlere örnek ve önder olabilecek bir konuma geldiğini vurgularken, şunları kaydetti:
''Ancak gelinen noktayı yeterli görmek olanaklı değildir.
Özellikle piyasa kapitalizasyonu, işlem hacmi ve işlem türleri yönünden önemli eksikliklerimiz bulunmaktadır. Çünkü sermaye piyasalarını çevreleyen makro ekonomik ortamdaki diğer parametrelerde, ne yazık ki sermaye piyasalarındaki gelişmelere paralel bir gerçekleşme sağlanamamıştır. Hükümetimiz kurulduğundan bu yana tüm çabasını, o bozuk zemini onararak ve yeniden yapılandırarak bu parametreleri dengeye getirmeye harcamaktadır. Olayı 2 ana pencereden irdeleyip değerlendirdiğimizde daha yapılacak pekçok işimizin olduğunu görmekteyiz.'' Önal, söz konusu pencerelerden ilkinin, Türk ekonomisi genelinde makro pencere, diğerinin ise Türk sermaye piyasaları özelinde mikro pencere olarak nitelendirilebileceğini, ayrıca Türkiye'ye makro pencereden bakıldığında küresel trendin tersine, reel ekonominin finansmanında hala dolaylı finansman yöntemlerinin egemen olduğunun görüldüğünü söyledi.
Kaynak maliyetlerinin katlanamaz boyutlarda olduğunu da ifade eden Bakan Önal, kamu finansman gereğinin yüksekliği nedeniyle toplam menkul kıymetler stoku içinde hala kamu borçlanma araçlarının payının yüzde 90'ların üzerinde seyrettiğini, dolayısıyla portföylerde özel sektör sermaye piyasası araçlarının yetersiz, kamu menkul kıymetleriyle altın ve gayrimenkul gibi sığınak değerlerin ağırlıkta olduğunu vurguladı.
Devlet Bakanı Önal, 100 bine yakın anonim şirketinin sadece yüzde 1-2 gibi küçük bir bölümünün sermaye piyasalarıyla tanışabildiğini, mülkiyetin tabana yayılamadığını, 65 milyon insanın sadece 1-2 milyonunun hisse senedi sahibi olabildiğini anlattı. Recep Önal, devamla şunları kaydetti: ''Yeterince çeşitlendirilemediği ve kurumsal yatırımcı eksiği giderilemediği için, mali sistem yeterli derinliğe ve genişliğe ulaşamamıştır. Bu nedenle piyasalarımız sığ, kırılgan ve manipülasyona açıktır. Organize menkul kıymetler piyasası yanında risk paylaşımı, transferi ve yönetimini amaçlayan türev piyasalar hala faaliyete geçirilememiştir. Piyasa dinamikleriyle eş-anlı yürüyebilecek, tüm küresel olguları kavrayabilecek, hızlı ve esnek işleyebilecek bir finansal yargı sistemi oluşturulamamıştır.'' Piyasaların ortak ilgi alanına giren kurumsal ve hukuksal yapıya ilişkin segmentasyonun devam ettiğine değinen Önal, Türk Ticaret Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanunu arasında tam bir uyum ve örtüşme sağlanamamasını buna örnek gösterdi. Bakan Önal, ''Kıta Avrupa'sı hukuk sistemi,''Anglo Sakson kavramlarını hazmetmekte zorlanmaktadır. Bu çerçevede yapılacaklar kollektif bir çaba gerektirmektedir. Çünkü sermaye piyasaları ancak makro ekonomik dengelerin kurulduğu, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlandığı, şeffaf ve güvenli bir ortamda gelişebilir'' diye konuştu. Önal, burada özellikle kamu finansmanının sermaye piyasaları üzerindeki baskısının hafifletilmesi ve faizlerin makul düzeylere çekilerek fonlama maliyetlerinin düşürülmesinin, önem ve öncelik taşıdığını anlattı. Recep Önal, sermaye piyasaları özelinde mikro pencereden bakıldığında da, kaydileştirme, birikimli oy sistemi, işlem sırası kapatılan şirketler, piyasa yapıcılığı, kurumsal yönetişim, bağımsız denetimin güçlendirilmesi, sınır ötesi işlemler, finansal işlem maliyetleri, şirketlerin kendi hisselerini alabilmesi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndaki (TMSF) bankaların küçük hissedarları sorunu ve Muhasebe Standartları Kurulu'nun aktif hale getirilmesi gibi konuların ön plana çıktığını kaydetti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:04