Gündem
  • 12.2.2004 12:13

SERDAR TURGUT: AVRUPA BİRLİĞİ İÇİN YAKINDA İZMİR'İ DE İSTERLER!

SERDAR TURGUT/ AKŞAM Avrupa üyeliği için yakında İzmir'i de isterler Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Egin her zaman olduğu gibi çok titiz şekilde kaleme aldığı 10 Şubat tarihli yazıya 'Kıbrıs'tan sonra sıra Ege'ye geliyor' başlığını koymuştu. Yazıdaki teknik argümanı buraya aynen almak yerine yazının sonunda yazarın dediğini aynen almakla yetineceğim çünkü mesaj yeterince açık. Birlikte okuyalım: 'Buradaki (AB'nin verdiği) mesaj yeterince açık olmalıdır. Türkiye bu yılın sonuna gelindiğinde, AB'den tarih alabilmek için yanlız Kıbrıs sorununu değil, aynı zamanda Yunanistan'la olan anlaşmazlıklarını da çözüm yoluna soktuğunu gösterecek bir konumda olmak zorundadır' Gördünüz mü sevgili okurlar. Elini veren kolunu kaptırıyor. Siz büyük bir dış politika fiyaskosu yapıp, 'Ben AB üyesi olmak için her türlü şeye razıyım' mesajını bıkmadan usanmadan verirseniz sonunda olacağı buydu. Şimdi Kıbrıs. Yarın Ege. Bunlarla da bitmeyecek emin olunuz. Öbür gün de Güneydoğu meselesini masaya getirip Avrupa üyeliği için yeni şartlar ileri sürmeye başlayacaklar. * * * Beni mazur görün. Ben bu tür konularda fazla derin analizler yapma niyetinde değilim. Hangi sorundan bahsediyorlar be Ege'de? Başta İngiltere olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinin oyunu ile 12 ada Yunanlı'nın olmuş. Kıyılardan kolektif tükürsek tükürüğümüz gidip Yunan adalarına çarpacak, burnumuzun dibindeler. Şimdi bu adamlar ikide bir kıta sahanlığı, 12 mil sorunu der dururlar. Sorunları hep onlar çıkarır. Hep onlar ağlar Koşulları kabul edilemeyecek türdedir, dünyada hiçbir ülke bunları kabul etmez ama kabul edemeyecek taraf Türkiye olduğunda dünya koro halinde Yunanlı'nın arkasında durur. Denizlerde onların istediği türde bir düzenleme yapsak neredeyse Nazilli'ye kadar yer Yunan egemenlik alanı haline gelecek, karşılanamayacak talep öne sürdüklerini bal gibi bilirler ama buna rağmen durmadan sorun yaratırlar. Ve Türkiye savunmada olduğu halde hep sorun çıkaran sanki kendisiymiş gibi dünya üzerine yüklenir. Başka bir şey daha var sevgili okurlar. Türkiye'nin en fazla yabancı düşmanı olan insanının bile kafasında bir Yunan problemi yoktur. Türk insanının kalbinde Yunan düşmanlığı ateşi yanmaz. Yunanlılar ise Türkiye konusunda tam bir ruh hastasıdırlar. Sabah kalkıp akşam yatıncaya kadar Türk korkusuyla, düşmanlığıyla yaşamaya başlarlar. Hükümetleri, gazeteleri Yunan sıradan insanının aslı olmayan Türk korkularını sürekli manipüle ederek yaşamını sürdürür. Buna rağmen Türk akla gelince saldırganlık düşünülür, asıl saldırganın Yunanlı olduğu düşünülmez. Ege'de hangi sorunu Türkiye çıkardı da şimdi AB üyesi olmamız bu sorunları çözmeyi kabul etmemize bağlanacak? Ege Denizi gibi bir anomali dünyada var mı? Bu anomali ilerde Türkiye'nin başına çorap örmek için başta İngiltere ve onun yardımcıları tarafından çıkarılmadı mı? 20 dakika motor seyahati uzaklığındaki adalarda yabancı ülkeyi komşu olarak kabul etmek zorunda olan başka ülke var mı? O adalardaki yabancı ülkenin hava ve deniz kıta sahanlığında durmadan problem yaratmasının makul olarak görülmesi mümkün mü? Başına problem yaratılan ülke Türkiye olmasaydı dünyanın bu problemleri meşru olarak görmesi mümkün müydü? * * * Demokrasinin beşiği İngiltere bir gün donanmasını, uçak gemilerini sefere gönderir. O güç gider Arjantin'in burnunun dibinde Falkland Adası'nı savaşarak, kan dökerek işgal eder. İngiltere buna tam vücut destek verir. Avrupa ve dünya alkışlar bunu. Çünkü o eski bir imparatorluktur, meşru hakları vardır. Osmanlı İmparatorluğu'nun vasiyeti üzerine oturmak durumunda olan Türkiye başı dibinde Kıbrıs'a bir ırk katliamını önlemek için müdahale eder. 30 yıl kan dökülmeyecek dengeyi kurar. İşgalin ertesi günü tüm dünya, Türkiye'ye karşı tavır alır. Ada'da askeri üssü bulunan İngiltere, Kıbrıs meselesinde en fazla Türk karşıtı kesilir. İşi bilen yazdı, şimdi sıra Ege'ye de geliyor. Ege Denizi'nde bizden daha fazla taviz isteyeceklermiş. Bu nasıl olacak bilemiyorum bakalım bekleyelim göreceğiz. Size bir şey söyleyeyim mi. Bütün bu olan bitenler ve olacaklar beni cidden tiksindiriyor. Batı'nın bu sahtekarlığını, ikiyüzlülüğünü, Yunanistan'ın ve Rum'un vıcık vıcık şımarıklığını gördükçe içim bulanıyor. Yapabileceğim fazla bir şey yok. Yanlış damgalanmalar, saldırılar umurumda değil, Batı'yı anladığıma inanıyorum bu yüzden de doğru bildiğimi söyleyeceğim. Türkiye'yi büyük bir kıskaca aldılar. Bunda bizim de sorumluluğumuz var. İnsanlar Avrupa üyeliğini, Avrupa'yı, Batı fikrini doğru anlatmıyorlar, yalan söylüyorlar, rüya gördürüyorlar. Ne yazık ki gün geçtikçe, bizler daha onurlu bir duruş, bir tavır geliştiremedikçe çok şey elimizden kayıp gidecek. Yunanlısı, İngilizi 80 yıllık hesaplaşmalarını şimdi çözeceklerini düşünüyorlar Ve bizim ülkemizde bazılarına baktığımda üzülerek söylemeliyim ki galiba onlar da bu düşüncelerinde haklılar. Ne yazık, ne yazık. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:37

İLGİLİ HABERLER